CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 107’ncisi Karabük Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde yapıldı.
Miting alanını dolduran yurttaşları selamlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bugün Karabük'ün çelik gibi bükülmez iradesine sığınmaya geldik. Darbeciler bu meydana baksınlar. Bu meydanı görsünler. Karabük’te ateş yanmıştır. Çelik suyla buluşmuştur artık" dedi.
1977’den beri Karabük’te CHP’nin birinci parti olmadığını, Karabük’ün iradesine hep saygı duyduklarını söyleyen Özel, Karabük’ün tüm demokratlarıyla birlikte olduklarını belirterek, "Bizi ayakta tutan, ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı renklerini o bayraktan alır. Türkiye İttifakı milli takım kazanınca sevinen, Filenin Sultanları’yla birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferiyle ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır, bizim gönlümüz onlarla birliktedir. Kim ki bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıdır bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil bir ülkeyi savunuyoruz. Bir ülkenin demokrasiyle yönetilmesini savunuyoruz. Seçme ve seçilme hakkını yani patronun millet olmasını, onun seçtiğinin gelmesini kal dedikçe kalmasını git deyince gitmeyi bilmesini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Özel, "Atatürk’ümüzle, bayrağımızla, Cumhuriyet’le derdi olmayan herkesle birlikte olmaya, yan yana durmaya, kol kola yürümeye kararlıyız. Gün demokratların, cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, Atatürkçülerin birbiriyle didişme, mücadele etme değil; gün onun emaneti sandığa ve Cumhuriyet’e sahip çıkma günüdür. O yüzden biz bu ülkenin bütün demokratlarıyla birlikte bir büyük yürüyüşü, bir iktidar yürüyüşünü, 100 yıl sonra bir kez daha herkesin yüzünü güldürecek, kimsesizlere sahip çıkacak, kimseyi geride bırakmayacak, hep birlikte çalışacak, çok çalışacak, kazanacak, kalkınacak, hakça bölüşecek, kimsenin kimseyi ezmediği, hiçbir ailenin imtiyazlı olmadığı bir düzeni 100 yıl sonra bir kez daha hep birlikte getireceğiz. Bunu hep birlikte başaracağız" diye konuştu.
CHP’nin Karabük’ün Safranbolu Belediyesi’ni Elif Köse ile iki dönemdir kazandığını, Safranboluluların Köse’den memnun olduğunu söyleyen Özel, Safranbolu Belediyesi’nin hizmetlerini şöyle anlattı:
-Tüm zorluklara, tüm engellemelere rağmen Safranbolu’da bir Cumhuriyet kadını tarih yazıyor. Onunla gurur duyuyoruz. Partimiz adına Safranbolu’ya hem teşekkür ediyor hem onun hizmetleriyle gurur duyuyoruz. Önümde yedi yıldır yaptıklarıyla ilgili uzun bir liste var. Safranbolu Belediyesi’ni ilk kazandığımızda borcun gelire oranı yüzde 74’tü. Gelirin yüzde 74’ü kadar borç vardı. Yedi yıl geçti, borcun gelire oranı yüzde dörde indi. Yüzde 74’ten yüzde dörde indi. Bu müthiş bir başarı. Hiçbir şey yapmasan bu rakamlar olmaz ama bakın borcu yüzde 74’ten yüzde dörde indirirken ne yapmış Elif Başkan? Kent lokantası açmış. Kreş açmış. Engelsiz kafe açmış. Kadın Dayanışma Merkezi, Aktif Yaş Alma Merkezi, Hanımevlerini şehre kazandırmış.
-Safranbolu Belediyesi’nin sosyal tesislerinden özel firmaları çıkarmış, kendisi en uygun fiyatlara işletmiş; hem vatandaş hem misafirler memnun kalmış hem belediye para kazanmış. Kadın el emeği ve kadın üretici pazarlarını kurmuş. Ata tohumuyla üretim yapıp, uygun fiyatlara bu ürünleri satışa sunmuş. Belediyede asfalt üretmiş, 250 milyon lira sadece asfalttan tasarruf etmiş. Peyzaj çiçeklerini belediye bünyesinde üretmeye başlamış, ihaleyle ondan bundan çiçek fide almamış; burada üretmiş, burada kullanmış. Taş ocağı açmış, ilçenin parasını taş ocaklarına ödememiş. Mobilya atölyesini açmış. Kent mobilyalarını kendi üretmiş. 22 kilometre su, sekiz kilometre kanalizasyon, 6,5 kilometre yağmur suyu hattını baştan aşağıya yenilemiş. Sekiz tane halk otobüsü almış, hibrit otobüslerle hem çevreci hem halkçı bir hizmeti başlatmış. Dikimevi kurmuş, belediyenin çalışanlarının personel kıyafetleri için. Sonra başka belediyelere de yapmaya başlamış. Sonra özel şirketler sipariş vermiş, onları yapmaya başlamış. Yani yedi yılda borcu yüzde 74’ten yüzde dörde indirirken Safranbolu’da yapılmadık bir şey bırakmamış. Cumhuriyet kadınına, Atatürk’ün evladına, bu partinin gururu Elif Köse’ye yürekten teşekkür ediyorum. Hani diyorlardı ya 'silkeleyin, çalışamasınlar.' Bakın başardı. Onlar silkeleyemedi. Ben elinden tutup önünüzde gösteriyorum. Helal olsun ona."
İktidarın Karbük’ten oy aldığını ancak şehre sırtını döndüğünü, CHP’nin şehre yüzünü döndüğünü söyleyen Özel, Karabük’ün nüfusunun artmamasına dikkati çekti. Karabük’te emekli sayısının arttığını belirten Özel, şunları kaydetti:
"Öğrenci var ama Karabük gitgide küçülüyor. Üç milletvekili varken iki milletvekili çıkaran küçük illerin arasına gidiyor Karabük. Karabük geçen sene 11,5 milyar lira vergi vermiş. Bekliyorsun ki buna yakın, bunun üstünde hizmet alsın, yatırım alsın. Küçülen, kaderine terk edilen, küçülmesi için gayret edilen illerden biri Karabük. Bu şehre 1,6 milyar lira yatırım bütçesi ayırmışlar. Böyle insafsızlık, haksızlık olmaz. Adeta Karabük’ten kepçeyle toplayıp çay kaşığıyla veriyorlar. Karabük’ün rakamlarına baktığınızda 11,5 milyar vergi toplayacaksın, sonra 1,5 milyarı burada. 10 milyarına kapkaç yapacaksın. Karabük’ün emeği, Karabük’ün üretimi, Karabük’ün vergisi, Karabük’ün hakkına kapkaç yapmışlar. Alıp da kaçmışlar.
Bu yüzden buradan açıkça söylüyorum. Cumhuriyet’in kurucusu, partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk çok önem verdi bu şehre. Onun talimatıyla 1937’de Kardemir’in temeli atıldı. 1939’da Kardemir çalışmaya başladı. Karabük’ü kalkındırdı, Türkiye’yi kalkındırdı. Adı fabrikalar kuran fabrika oldu ve maalesef bu Cumhuriyet değeri son dönemde AK Parti tarafından sahipsiz bırakıldı. Çok basit bir örnek.
Kardemir dünyanın en kaliteli çeliğini, dünyanın en kaliteli tren raylarını üretiyor. Türkiye çok gecikmeli olarak hızlı trenler yapıyor. Hızlı tren ihaleleri veriyor. Verilen ihalelerde hızlı trenlerin rayları Karabük’ten değil, İngiliz firması British Steel’den, İngiliz çelik firmasından alınıyor. Öyle yazıyorlar. Bu British Steel dedikleri firma zordaydı, batıyordu. Bizimkilerin gayretiyle ayağa kaldırdılar. Kardemir dünyanın en iyi tren raylarını üretecek durumda ama hızlı trenlerin rayını İngiliz firmasından alan bir akıl yönetiyor ülkeyi.
TAŞERARONA KADRO SÖZÜ
Maalesef Kardemir’de vagon işçileri var. Kardemir’de iki tür işçi var: bir kadroda olan işçiler, bir taşeronda olan işçiler. Güya taşerona kadro verildi ama vagon işi ağır iş, zor iş. Bu işleri taşerona vermişler. Orada zor şartlarda, ağır işlerde emekleri sömürülen arkadaşlarımız var. Buradan Karabük’ten, bu meydandan 3 Mayıs 2026 günü kayda geçiriyorum. O sandık gelecek, bu iktidar değişecek. Cumhuriyet Halk Partisi bütün işçilerimize kadro verecek. Söz veriyoruz. Türkiye’de kamuda çalışan ve taşeron marifetiyle emeği sömürülen kim varsa, geçtiğimiz seçimlerde söz verilip de kandırılan kamudaki tüm taşeronlara sesleniyorum: Sandığı bekleyin, sandığı isteyin, iktidarı değiştirin, kadroyu bileğinizin hakkıyla siz alın.
"TRUMP'A AĞZINI AÇIP BİR ŞEY SÖYLEMİYOR"
Dün yine hepimizi kahreden, canını sıkan, hırslandıran bir şey yaşandı. Dış politikada ilkesiz, ekonomide beceriksiz, hukukta adaletsiz, yönetimde liyakatsiz bu iktidar gitti bir masaya oturdu biliyorsunuz. Gazze'de soykırım yapıyor Netanyahu, İsrail. Bunu... bunu biz kınıyoruz. Ama Netanyahu'ya Trump 'kahramanım' diyor. 'Savaş kahramanı' kendisi diyor. Erdoğan da zaman zaman ağız ucuyla Netanyahu'ya bir şey söylüyor ama Trump'a ağzını açıp bir şey söylemiyor.
Geçtiğimiz günlerde Gazze'ye yardım taşıyan Küresel Sumut Filosuna yine bir saldırı oldu. 20'si Türk, 175 kişiyi gözaltına aldı İsrail askerleri. Erdoğan bununla ilgili bir cümle kurmadı. Niye kurmadı? Çünkü Trump ve Netanyahu yönetimiyle sözde Gazze Barış Masasında oturuyor. Ve Sumut Filosuna yapılan saldırıyı değil, Gazze Barış Kurulu... bu kurulu biliyorsunuz değil mi?
Trump şöyle dedi ya; 'Haritayı gördüm, güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Onları etraftaki 5 ülkeye yollayacağım. Oraya oteller, casinolar yapacağım. Önünde de -Doğu Akdeniz'i diyor- petrol varmış, doğalgaz varmış onları da istiyorum' diyor. Ve bu söylediklerini çizdi. Böyle büyük oteller, casinolar, lüks yerler... ve oraya bir plan yaptı. Bu planı yayınladı ve Gazze Barış Kurulu diye bir şey kurdu. Dünyanın aklı başında, demokratik hiçbir lideri oraya gitmezken, örneğin dostumuz, canımız, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez başta olmak üzere... bizimkiler koşa koşa gitti oturdu.
Biz dedik ki, 'Ya Filistin'in olmadığı masada ne işiniz var?' İsrail de yok dediler. İki gün kala Trump bir oldu bitti ile İsrail'i de oturttu. Bizim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son toplantıda İsrail Dışişleri Bakanı'yla ve Trump'ın adamlarıyla birlikte orada oturdu. Gazze'yi işgal masasında...
İşte o Gazze Barış Kurulu, Sumut Filosuna saldırı yapıldı ya, saldırıya bir şey demiyor. Filodaki insanlara 'gösteriş yapıyorsunuz' diyor. Destek paylaşımlarına 'iğrenç paylaşımlar' diyor. Ve bu açıklama Gazze Barış Kurulu adına yapılıyor. Ve o kurulda bulunduğu için, bu açıklamanın altında Türkiye'nin de, Erdoğan'ın da, Hakan Fidan'ın da imzası var. Biz açıklamayı kınıyoruz, bunlar açıklamanın sahibi olarak susuyorlar.
"ARTIK TRUMP'TAN KORKMA ALLAH'TAN KORK"
Buradan Erdoğan'ı bir kez daha uyarıyorum: Artık Trump'tan korkma, Allah'tan kork! Allah'tan kork!
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, 3. Genel Başkanımız Bülent Ecevit nasıl Yaser Arafat'ın dimdik arkasında durduysa, biz de öyle Filistin'in arkasındayız!
Buradan bir kez de Karabük'ten söyleyeyim: Amerika'nın Dışişleri Bakanı, Erdoğan için "Trump'la beş dakika görüşmek için yalvarıyor" dedi. Türkiye'deki Amerikan Büyükelçisi Tom Barak dünya kadar saçma sapan laf etti ama "Trump akıllı adam, Erdoğan'a onda olmayan meşruiyeti veriyor, her şeyi alacak" dedi.
Biliyorsunuz uçak siparişini aldılar, 250 tane. Pahalı LNG siparişini, yani pahalı sıvılaştırılmış doğalgazı Türkiye'ye sattılar. Türkiye'den çeşit çeşit taviz aldılar. En çok da kıymetli nadir toprak elementleri için Erdoğan'la anlaşmayı yaptılar. Hemen üstüne gittik Eskişehir'de, kıymetli toprak elementleri, nadir toprak elementleri için protesto mitingini yaptık. Buna izin vermeyeceğimizi söyledik.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
29









English (US) ·