Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Özel'in konuşmasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri "Terörsüz Türkiye" süreci oldu. Özel, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin teröristbaşı Abdullah Öcalan için yaptığı statü önerisine yanıt verdi. Özel, açıklamasında "Terörsüz Türkiye, PKK'nın silah bırakması, demokratikleşme adımlarının atılması, hep birlikte imza attığımız rapor... Bu mesele bir rekabet alanı değildir. Bir muhalefet alanı olarak da görmüyoruz. Bu mesele hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır." ifadelerini kullandı.
Özel'in konuşmasından satır başları şöyle oldu:
Bir haftalık yoğun çalışma takviminin ardından bir aradayız. 1 Mayıs'ta İşçi Bayramı yaklaşırken önce Türk-İş'i ziyaret ettik. Ardından Hak-İş ziyareti, Sayın Genel Başkan'ın taziyesi, cenazesi nedeniyle bir kez daha kendisine başsağlığı diliyorum, ablasını kaybetti, bu haftaya ertelendi.
Ertesi gün 1 Mayıs'ta da DİSK'in, KESK'in, TMMOB'un ve Türk Tabipleri Birliği'nin çağrısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı'ndaki on binlerle, yüz binlerle bir araya geldik, dayanışmamızı gösterdik ve hep beraber önümüzdeki yıl 1 Mayıs için Taksim'e sözleştik. Gelecek sene 1 Mayıs'ta hep beraber Taksim'de olacağız.
"MİLLETİMİZ HAYAT PAHALILIĞI ALTINDA EZİLİYOR"
Geçen hafta grup toplantımıza denk geldiği için Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıl dönümü törenine katılamamıştık. Çarşamba günü Anayasa Mahkemesi Başkanımız Sayın Kadir Özkaya'yı ve mahkeme üyelerimizi ziyaret ettik, tebriklerimizi ilettik.
TÜİK, 4.18 olarak Nisan ayı enflasyonunu açıklandı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32'ye çıktı. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 16'ydı. 4 ayda yıllık enflasyona ulaştık. Milletimiz hayat pahalılığı altında eziliyor.
Ama her şeyi ben bilirim diyen birisi dün bir açıklama yapmış: Açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizlerini yönetme kapasitesini ortaya koymuştur diyor. Allah'tan kork. Dünyada 100 ülkenin yıllık enflasyonu yüzde 5'in altında, Türkiye'nin bir aylık enflasyonu ise yüzde 4.18'e çıkmış.
Vatandaşın aklıyla, vicdanıyla dalga geçiyor. Asgari ücret 4 bin 100 TL eridi, en düşün emekli aylığı 3 bin lira eridi. Ne diyordu, 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin diyordu. 3 yılı geçtim Sayın Erdoğan, 3 ayda millet daha az ekmek alır duruma gelmiş. Bu millet sana beddua etmiyor ama senden kurtulmak için Allah'a dua ediyor.
Türkiye yüzde 32.5 enflasyona sahip Avrupa'da yüzde 9 ile Romanya ikinci sırada ve tek haneli. Bizden daha kötü 4 ülke var: Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin. Bu 4 ülkeden başka ülke yok enflasyonu bizden yüksek olan. Bütün dünyada gıda enflasyonu yüzde 2.4, ama Türkiye'de yüzde 35 gıda enflasyonu.
Ya da gerçeklikten kopmuş, saraylara hapsolmuş bir iktidar görüntüsü, fildişi kulelerinden vatandaşı karınca gibi görüyor. Vatandaşı küçük görüyor; vatandaşın aklıyla, vicdanıyla, yaşadıklarıyla dalga geçiyor. Buradan Erdoğan’a söyleyeceğim şudur: O karıncanın kardeşi var, o karıncayı sana ezdirmeyiz. O karıncanın kardeşi Cumhuriyet Halk Partisi’dir!
4 aylık enflasyon sonucunda asgari ücret 4.100 lira eridi. Basit hesap, 4.100 lira. Yani Ocak ayında 28.000 lira denen asgari ücret şimdi 23.900 lira o anki parayla. Daha önünde bir yıl var emekçinin, bir yıl. En düşük emekli maaşı 3.000 lira eridi, 17.000 liraya geriledi. En düşük memur aylığı 9.000 lira eridi.
Ne diyordu Erdoğan? Ne diyordu? ‘3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin’ diyordu. Diyor mu? Diyor. Bakın burada, tarih 30.11.2005: ‘3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin’ diyor. %32.5'luk enflasyonla Avrupa'da açık ara birinci. Bakın öyle bir şey ki Avrupa'da bizden sonra enflasyonu en yüksek olan ülke Romanya %9.9 enflasyon var. Bu ne demek? Avrupa'da bizim dışımızda enflasyonu çift hane olan yok. %9'u geçen, %10'u geçen yok; bizim %32.5. Dünyanın en yüksek 5. enflasyonuyuz hem gıdada hem genel enflasyonda.
"BİZDEN KÖTÜ 4 ÜLKE VAR"
Bizden kötü 4 ülke var: Venezuela, Güney Sudan, İran, Arjantin. Arjantin, Venezuela yaşadığı istikrarsızlıklar daha geçen aylarda adamların devlet başkanını gidip alıp götürdüler, kafeste New York'ta gezdirdiler. Öbürü Güney Sudan, yıllardır iç savaş sürüyor. İran, dünyanın en büyük donanması kalkmış gelmiş yanı başına İsrail'le birlikte bomba yağdırıyor. Bu dört ülkeden başka ülke yok ki enflasyonu bizden daha yüksek olsun. Bu dört ülke.
Öyle ülkeler var ki bizden iyi, adamın sabahleyin kalkıyor elinde mızrakla ava gidiyor avlanmak için, öyle ülkelerde enflasyon bizden düşük. Öyle bir noktadayız ki savaş sonrası dünyada gıda enflasyonu... Çünkü hep vurguyu şeye yapıyor; İran'da savaş var, bütün dünyada enflasyon yükseliyor.
Gıda enflasyonu Nisan itibariyle dünyada %2.4. Türkiye'de %35, %35. O yüzden buna ekonomistler 'kırılganlık' diyor, 'hazırlıksız yakalanmak' diyor, 'tedbir almamak' diyor. Lazım olan enflasyonla mücadele için tedbir almak için gerekli olan kaynakların daha önce yanlış yollarda tüketildiğini, yerine koymak için çok yüksek maliyetlere katlanıldığını söylüyor. İşte böyle bir şeyle karşı karşıyayız ama bir ülke zorluk çeker, tabii bu kadar beceriksiz yönetimin elinde dünya enflasyondan kurtulmuşken %32 enflasyon hep birlikte katlanmak zorunda olduğumuz bir şey değil.
İşin kötüsü AK Parti'nin karadüzeninde inanılmaz bir gösterge daha var. AK Parti'nin karadüzenine göre dünya servet raporu ilan edildi ve AK Parti'nin karadüzeninde son 5 yılda 30 milyon dolar ve üzerinde serveti olanların sayısı son 5 yılda Türkiye'de 2174'ten 4208 kişiye çıktı. Yani son 5 yılda biz yoksullaşırken işsizlik artarken bu kadar yaşam sıkıntısı varken bütün gençler ve aileleri geleceğinden daha endişeliyken Türkiye'de 4208 kişi 30 milyon doların üzerinde servete erişti.
"ANT OLSUN"
Şöyle özetleyeyim: İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde alınabilir bir daire fiyatı üzerinden 250 tane dairesi var bu adamların. Anadolu'da 500 tane daire alıyor bu para. 500 daire alıyor. Sen bir daire alamıyorsun, kiradan kurtulamıyorsun, 500 dairesi olanların sayısı 2174'ten 4208'e çıkmış. Al dön incele, her birisi bu dönemin kayrılan tüccarları, devletten iş alanları, devletin iş verdikleri, AK Parti'nin semirttikleri. Ant olsun ki bitireceğiz bu AK Parti'nin bu karadüzenini. Ant olsun!
İğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Mazota zam, elektriğe zam, doğalgaza zam, sebzeye zam, meyveye zam. Bu zamların rekortmen yeri var. Tarlada tanesi 3 lira 75 kuruş elmanın, markette 40 lira olmuş. 40 lira. 3.75'ten 40 liraya gelirken öyle bir aracı fahiş paralar, elbette aracılar var, yanlışlar var, inatla çıkarılmayan Hal Kanunu var.
Türkiye yüzde 32.5 enflasyona sahip Avrupa'da yüzde 9 ile Romanya ikinci sırada ve tek haneli. Bizden daha kötü 4 ülke var: Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin. Bu 4 ülkeden başka ülke yok enflasyonu bizden yüksek olan. Bütün dünyada gıda enflasyonu yüzde 2.4, ama Türkiye'de yüzde 35 gıda enflasyonu.
"KAPTAN DEĞİŞECEK KAPTAN"
Bir yandan da milyarlara milyar katanlar var. Bir mahallede birileri bakkalın önünden geçemiyorsa veresiyeyi kapatamadı diye, aylardır kasaba uğrayamıyorsa öbür birisinin nasıl 500 dairelik parası olur ya? Nasıl 500 dairelik parası olur ve bunun içine de oturup 'adalet içinde bu ülkede duruyoruz, hepimiz aynı gemideyiz.' Siz kaptan köşkündesiniz, millet farelerin olduğu o bodrumdaki yerde duruyor. Böyle bir düzen olmaz, bu gemi bundan sonra böyle yüzmez kardeşim. Kaptan değişecek, kaptan!"
Sevgili arkadaşlar yeni bir hizmet başlattılar. Bundan sonra takip etmenizi öneririm. İsim hakkını da aldık: akpden.com. Bundan sonra akpden.com'u yakından takip edin. Köprüleri, otoyolları, babadan dededen miras o canım karlı işletmeleri satmaya kalktıklarında akpden.com'dan hepsini duyuracağız. Ama şimdi akpden.comsıfır bir otomobil; 1.2 milyon lira fiyatı olan bir sıfır otomobil. Bunda sepete ekle diyorsun. Bak, 1.2 milyon lira, sepete ekle, bastın tık.
Öyle alıp gitmek yok. akpden.com; 1 milyon 200 bin liralık araca 1 milyon 88 bin ÖTV. Yetmez; ÖTV'li fiyata 460 bin lira KDV. Yetmez; belki sen bu arabanın radyosunu açacaksın, orada TRT nameye denk geleceksin, TRT'den iki name dinleyeceksin; 9 bin lira bandrol ücreti. Toplam vergi 1 milyon 557. Araba 1 200, vergiler toplamı neredeyse 1 600... Arabanın fiyatı oldu sana 2.7 milyon TL.
Bundan sonra gençlerin bilgisayarında, gençlerin cep telefonunda, oyun konsolunda niçin alınamıyor hepsini birden birlikte göreceğiz: akpden.com. Bizi izlemeye devam edin.
"DIŞ POLİTİKA YALANIYLA MİLLETE AÇLIĞINI UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Millet tüm saldırılara rağmen CHP'yi bütün anketlerde birinci parti olarak destekliyor. Ancak varlıkları yok pahasına satıyorlar ve yarınları düşünmüyorlar. Dış politikada Türkiye'yi bir yalnızlığa sokup onarılması güç zararlar veriyorlar. TV'lerde 24 saat dış politika yayını yaptırıp millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar. Bugün ülkeyi yönetenlerin bir dış politikası yoktur önce şahsını, sonra ailesini en son da milleti düşünmektedirler.
Bölgemiz de dünyamız da değişiyor. Ülkeler, yeni ittifak girişimleri kurmaya çalışıyorlar. Ülkemiz yeni küresel sistemden dışlanmaktadır. Ülkemiz tek bir kutba bağımlı hale gelmiştir. O kutup da Trump yönetimidir. Erdoğan'a 'Avrupa'da yoksun, Rusya'da yoksun, Çin'de yoksun, sen bize muhtaçsın biz de seni tercih ediyoruz' diyorlar. Bu yıl bitmeden ABD'de topal ördek olması beklenen Trump'a bütün umutlarını bağlayan Erdoğan'dan bahsediyorum.
Trump, otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Trump'ın Suriye'de Şara, Türkiye'de Erdoğan dediğini tüm dünya görüyor. Bu iktidar Avrupa'nın ona sunabileceği fırsatı göremiyor Trump'ın çizdiği yoldan çıkamıyor. Dış politika Trump'a endekslendiği için Türkiye, Avrupa'dan dışlanıyor. Fransa'nın ardından Almanya'da, Yunanistan'a destek veriyor. Putin mesafeyi koruyor.
"ÜLKEMİZ TEK BİR KUTBA BAĞIMLI HALE GETİRİLMİŞTİR"
Bizim şimdi iki çift sözümüz var. Bölgemizde dünya değişiyor. Küresel sistemin dengeleri yeni krizlerin temellerini atıyor ve bu krizler dünyadaki sistemi kökünden sarsıyor. Ülkeler yeni koşullarda kendilerine yeni yön tayin etmeye, yeni ittifak ilişkileri kurmaya girişiyor.
Biz içinden geçtiğimiz bu süreçte Türkiye'nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla hareket ediyoruz. Önce ülkemizi, sonra partimizi, en son kendimizi düşünüyoruz. Çünkü ülkenin kurucu partisi olarak 100 yıl önce özgür ve bağımsız Cumhuriyetimizi nasıl kurduğumuzu, hangi bedellerle kurduğumuzu ve onu bugünlere kadar getirecek olan dış politika deneyimini, köklü hariciye geleneğini çok iyi biliyoruz.
Güçlü ülkeler çok kutuplu dış politikaya yönelirken ülkemiz Erdoğan'ın hataları, umutları ve tercihleri yüzünden tek kutuplu, tek bir kutba bağımlı hale gelmiştir. O tek kutup Trump yönetiminden ibarettir. O Trump ki Türkiye'ye yolladığı büyükelçisinin 'Çok akıllı adam, Erdoğan'da olmayanı veriyor, ondan her istediğini alıyor' dediği Trump'tır. Bu sözü söyleyen Amerika'da bir meczup ya da şımarık bir köşe yazarı değil, Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'deki resmi temsilcisi büyükelçisidir.
'Onda olmayanı veriyor' derken Türkiye'de bir seçimden çıkmış olmasına rağmen demokratik yönetmemesi, yapılan ilk yerel seçimlerde yüzde 65'ini nüfusun CHP'nin (belediyelerin olduğu bölgelerin) kazanması, erken seçimden kaçmasının yanında Türkiye'deki meşruiyet tartışmalarının yanında dünyanın Erdoğan'ı meşru görmediğinin altını kalın kalın çizmektedir.
Ve gözünün içine baka baka 'Avrupa'da yoksun, Çin'le yoksun, Rusya'da yoksun, Amerika'da biz olmasak yoksun, sen bize muhtaçsın, biz seni tercih ediyoruz' deyip bir Amerikan Başkanı'nın oğluyla önce İstanbul'da pazarlıklar edip görüşmenin içeriği, görüşme olduğunda ne tavizler verileceğini bu kürsüden söyledik. Alınacak 250 uçağı da, pahalı sıvılaştırılmış doğal gazı da ya da nadir toprak elementleriyle ilgili o Trump'ın ağzını sulandıran, 'İlk iş dünyada nadir toprak elementi neredeyse oraya saran' Trump'a bu tavizlerin verileceğini de hepsini buradan söyledik. Sustular, susarak inkar ettiler, Trump'ın tweetinden sonra gizleyemediler.
Şimdi işte o Trump, bir müttefik olarak Amerika'dan bahsetmiyorum, bu iktidarın bağlandığı tek kutup; kendi ülkesinde de itibarı kalmayan, oyları yüzde 30'lara düşen, bu yıl bitmeden Amerika'da topal ördek olacağına hiç şüphe olmayan, hatta diğer kanatta da çoğunluğunu kaybederek dönemin sonunu bile getiremeyecek olan Trump'a bütün ümitlerini bağlamış olan Erdoğan'dan bahsediyorum.
Dünyayı krize sokan Trump yönetimi, dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor, net. Macaristan'da Orban'ı tutuyor, Suriye'de Şara'ya yıllarca hazırladık diyor kravat giydiriyor. İran'a bile ilk günlerde 'Başarılı olacak, dini lideri belirlerken bana soracaksınız, ben söyleyeceğim' diyor. Dünyanın neresinde bir otoriter varsa onu destekliyor. Sadece kendi mi? Değil. Dünyaya dayatmaya çalıştığı kendince dünya düzeninde teknooligarklar, yani dünyadaki teknoloji şirketlerinin zengin milyarderleri de dünyada nerede bir otoriter var onu seçiyorlar.
"ÖYLE BİR NOKTADAYIZ Kİ..."
Ama sen kimlerle yan yana düştüğüne bakarsan Macaristan’da Orban’la birlikte desteklenen, Hindistan’da Modi’yle birlikte adı anılan, Almanya seçimlerinde Alternatif Für Deutschland, soydaşlarımızı diri diri yakanların siyasi uzantılarını destekleyenlerin Suriye’de Şara derken Türkiye’de de Erdoğan dediklerini Avrupa görüyor, dünya görüyor.
Öyle bir noktadayız ki Trump yönetimi Avrupa’yla ayrışıyor, NATO’dan çıkmaya çalışıyor, kendi rekabet alanlarına yöneliyor. Böyle bir durumda herkes NATO’da Amerika’dan sonra en büyük ordu Türkiye’ye ait olduğu için Türkiye’nin ağırlığının artacağını, Avrupa’nın yükselen güvenlik kaygıları sebebiyle Türkiye’ye yeni alanlar açabileceğini, Türkiye için yeni bir fırsatın ortaya çıktığını hep bütün dünya bekliyordu, bütün dünya söylüyordu.
Ama öyle olmuyor. Çünkü bu iktidar Avrupa’nın ona sunabileceği bu fırsatı göremiyor, Trump’ın ona çizdiği hattan çıkamadığı için değerlendiremiyor. Avrupa’da, Almanya’da ya da Avrupa’nın diğer demokrasilerinde aşırı sağı destekleyenlerin desteklediği Erdoğan’a mesafeli duruyor ve ona sürekli daha önce biz söylediğimizde hiç umursamayanlara birazdan hatırlatacağım ama ona demokrasiyi, Avrupa değerlerini, insan haklarına saygıyı ve tutarlılığı hatırlatıyor.
Dış politikada keyfîleştirilen, şahsileştirilen, Trump’a sadece endekslenen bu iktidar yüzünden ülkemiz Avrupa sisteminden dışlanıyor. Avrupa kendi savunma gücünü kendi içinde arttırmaya yöneliyor. Fransa’nın ardından Almanya da Yunanistan’a açık destek veriyor. Yunanistan savunma alanında stratejik ortak ilan ediliyor. Rusya bugün bize güya nötr bir politika izliyor ama Putin’in kininin ve hırsının nasıl biriktiğini herkes biliyor.
"BU KADAR KRİTİK GÜNLERDE S400'Ü KUTUSUNDAN ÇIKARAMADILAR"
Bu kadar kritik günde S400’ü kutusundan çıkaramadılar. Tepemizde Rusya’nın hatırlatma İHA’ları Sakarya’ya düştü, Ankara’ya düştü, oraya düştü, buraya düştü. Öyle ki çobanlar buldu vıyk vıyk öten İHA’ları. Rusya hatırlatıyor kendini. Öbür taraftan İran hatırlatıyor kendini, atıyor füzeleri. Allah’tan Amerika halen NATO’da bir NATO ülkesi olarak ve korunması gereken üsleri olarak Amerikan gemilerinden atılan savunma füzeleriyle Türkiye’ye atılan füzeler düşürülüyor.
Gelenler bakın sevdikleri, birbirlerini ağırlıyorlar, birbirlerini övüyorlar ve Türkiye’yi o kategoriyle birlikte anıyorlar. Dün Sayın Erdoğan çıkmış, dün ilk kez Avrupa Birliği’ne selektör yapıyor, ilk kez. Biz Avrupa’nın önemini vurguladığımızda ne diyorlardı? Bunlar işi bilmiyor. Avrupa mı kalmış? Avrupa ölü, Avrupa perişan, Avrupa’nın kendine faydası yok diyenler dün Erdoğan’ın Avrupa’nın parçasıyız, bizi Avrupa Birliği’ne alın şeklindeki sözlerini yeni bir açılım olarak söylüyorlar.
"ABD'NİN ELÇİSİ TÜRKİYE'Yİ KATAR'LA BİR TUTUYOR"
ABD'nin elçisi, 'burada otoriter liderler muteberdir' diyerek Türkiye'yi İran'la, Katar'la, BAE ile bir tutuyor. Ülkemiz, Avrupa Güvenlik Mimarisinden de dışlanıyor. Türkiye, Çin ve Rusya ile yan yana konarak Avrupa'dan dışlanıyor. Antalya'da diplomasi forumu düzenliyorlar övünüyorlar ancak Avrupa Birliği'nden bir tek ülkenin temsilcisi katılmıyor. Avrupa perişan diyorlardı, dün Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğunu dile getirdi. Avrupa'ya Türkiye'yi hatırlatıyor. Bu durumdan nasıl çıkılacağının da bir özeleştirisini yapmalılar.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
35










English (US) ·