Önce Şi sonra savaş

2 hafta önce 46

Trump’ın başkanlığa dönüşünden beri açık ara en önem verdiği ziyaret bu. Evet... Şi ile görüşmeye giderken yakıt ikmali için duracağı Alaska’da yaptığı Putin görüşmesinden bile daha mühim.

*

Malum... Bu gezi aslında 31 Mart - 1 Nisan tarihlerinde gerçekleşecekti.

Savaşın en kızgın olduğu dönemlere denk gelmesiyle 14-15 Mayıs’a alınan zirve, doğal olarak İran savaşının gölgesinde gerçekleşiyor.

Ve yine doğal olarak Trump-Şi buluşmasının İran savaşıyla geçeceği yorumları yapılıyor. Ben buna katılmıyorum.

Neden mi?

*

1- Bu savaştan ve hatta 12 Gün Savaşı’ndan önce, Trump daha göreve geldikten hemen sonra açtığı ilk savaşı unutmadık değil mi? Trump, Çin’e karşı açtığı gümrük vergisi savaşının adını hatta “Kurtuluş Günü” koymuştu. O hesap daha kapanmadı.

2- Trump’ın heyetinde trilyonlarca dolarlık bir “Şampiyonlar Ligi” kadrosu da hazır bulunacak. Aralarında Apple, Blackrock, Boeing, Citi, GE Aerospace, Goldman Sachs, Meta, Tesla / SpaceX, Visa ve daha birçok dev mevcut. Yani öncelikli mesele para.

3- Bu, Trump’ın şahsı için en mühimi: Şaşa ve itibar. Trump’ın her şeyden önce gelen hassasiyeti “liderlerle” denk görünmek. Ama öyle her lider değil. Putin ve Şi bir yana, diğerleri bir yana. Bu seyahati İran’da tıkanıp kaldığı savaş gölgeleyemez, gölgelememeli.

*

Geçen gün iki üst düzey Beyaz Saray yetkilisi ile bir toplantıdaydım.

Aslında orada duyduklarım, yukarıda düşündüklerimi doğrular nitelikteydi.

Beyaz Saray’ın ziyaret için çizdiği ana çerçeve ticaret ve yatırımlar üzerineyken; İran savaşı ise bir meze gibi ana yemeğin yanında servis ediliyordu.

*

Bu anlattıklarım demek olmuyor ki İran meselesi konuşulmayacak.

Çin, Hürmüz’ün en kısa sürede açılmasının gerekliliğini, bölgede sükunet için planladığı vizyonunu ve hatta somut birkaç maddelik bir öneriyi bile Trump’ın önüne koyabilir.

Ben hatta Trump’ın Şi’yi pohpohlamak için “birlikte çalışacağız” gibi hem piyasaları coşturacak hem de Pekin’i gururlandıracak birkaç şey söylemesini bile bekliyorum.

Beklemediğim şeyler ise:

-Sırf bu görüşmeden net bir sonuç çıkması.

-Çin’in sürece bizzat angaje olması.

*

Trump’ın attığı bir dizi yanlış adım ve ülkesini sürüklediği yanlış yoldan haftada en az iki kez bahsediyoruz bu köşede.

Bir de Çin’e bakalım...

Nüfusun hızla gerileme yoluna girmesi, gençlerde ve kırsalda yükselen işsizlik, sürdürülemez ve düşüşte olan büyüme seviyeleri zaten baş ağrıtıyor.

Dışarıdan gelecek petrol ve gaza bağımlılık ve Şi’nin kendi yönetiminde yaşadığı çalkantılar da cabası.

Her iki lider de kendi içinde bir sürü sıkıntı yaşarken sorundan çok uzlaşıya ihtiyaç duydukları bir süreçten geçiyorlar.

Tüm ekonomik modelini ürettiği ürünleri satma üzerine kurmuş bir Çin’in o ya da bu sebeple “sert küresel güç” oyunu oynayacak lüksü yok.

Maduro yatağından alınırken de İran’ın tepesine bombalar yağarken de Çin’in görünürde sessiz kalmasının sebepleri bunlar.

*

Trump-Şi zirvesi için düşüncelerimi belirttikten sonra... Şimdi bu noktada yazının başlığına dönmek istiyorum.

Özellikle son birkaç haftadır Trump’ın eline birçok fırsat geçmişken İran’a saldırmamasını normal karşılamıştık.

Hem Trump‘ın kafasında savaşa dönmeme niyeti hem de Şi ziyaretini riske atmak istememesi mühim sebeplerdi.

Fakat son birkaç gündür...

-“İran’a birkaç hafta daha girebiliriz

-“İran’ın verdiği teklif çöp

-“Bu İran liderleri onursuz adamlar, sözlerinde durmuyorlar” gibi laflar etmesi Şi zirvesini atlattığında birkaç haftalığına saldırılara dönmeye niyetinin oluşmaya başladığına dair emareler verdi bana.

Yani demem o ki...

Önce Şi ile ilgilenecek, sonra savaşa bakacak.

Ya da kim bilir... Belki de bu işin gidişatı önce Şi, sonra savaştır.

Önce Şi sonra savaş

PAKİSTAN’IN TALEBİYLE

Öncelikle bir dua ile başlayayım...

Allah herkese Pakistan gibi bir çıkış kapısı nasip eylesin.

Bak Trump’a...

*

-Savaşı bitirmek mi istiyor? Pakistan’ın talebiyle ateşkes ilan ediyorum.

-Verilen mühlet bitmek mi üzere? Pakistan’ın talebiyle uzatıyorum.

-Daha dün başlattığın Hürmüz Operasyonu peki? Pakistan’ın talebiyle durduruyorum.

*

Buradan tüm erkeklere sesleniyorum.

Dışarı çıkmak mı istiyorsunuz? Arkadaşlarla biraz kafa mı dinleyeceksiniz? Halı sahanız mı var?

Hanımdan izin almak için hâlâ kıvranıyor musunuz?

“Hayatım... Pakistan’ın talebiyle...”

FAVORİM RUBIO

Geçenlerde Beyaz Saray’da Dışişleri Bakanı Rubio basın toplantısı düzenledi.

Canlı canlı izleme fırsatım oldu.

-Gerek verdiği cevaplar

-Gerek tavrı

-Gerek duruşu ile...

Ben Rubio’yu 2028 için JD Vance’den birkaç adım önde gördüm.

Cumhuriyetçi Parti içindeki kulisler de bu yönde.

Kasım ayı ara seçimleri hele bir geçsin seneye 2028 adaylığı iyice kızışır.

Trump kimi işaret eder bilmem ama Rubio şimdiden favori isim.

Yazın bir kenara.

Habere git