On yıl, altı başbakan ve bir kedi

2 hafta önce 39

Bu bir tesadüf olmasa gerek.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’ni terk etme kararının ardından ne Avrupa ne de Birleşik Krallık siyasetinde sular duruldu.

KARNESİ FENA DEĞİL

İşçi Partisi liderliğini devraldıktan sonra 2024’te iktidara gelen Starmer’ın karnesi aslında hiç de fena değil.

Göstergeler dikkate alındığında Britanya ekonomisi iki yıl öncesine göre daha iyi durumda.

Aşırı sağın en büyük meselesi göç rakamlarında da bilinenin aksine büyük bir düşüş yaşanıyor.

Üstelik İngiltere, Starmer döneminde dünyadaki imajını da biraz düzeltmiş bir ülke. Geçen sene tarihi bir kararla Filistin devletini tanıdı.

Ukrayna ve Rusya savaşında, Avrupalı devletleri bir araya toplamayı başardı.

Tabii bir de Irak Savaşı’nın aksine İran konusunda ABD’nin peşine takılmayı reddetti.

 On yıl, altı başbakan ve bir kedi

NEREDE HATA YAPTI

Peki, karnesi bu kadar iyiyse Starmer neden istifa ediyor?

Bu soruya iki açıdan yaklaşılabilir.

Starmer’ın elinde olan ve olmayan nedenlerden ötürü...

Başbakanlıktaki hatalarının en başında şunlar sayılıyor: İletişim yönetimi sorunları, sürekli u-dönüşü yapması ve halkı bir hikâyesi olduğuna ikna edememek.

Epstein dosyasında adı geçen Lord Mandelson’ın ABD Büyükelçisi olarak atanması ve istifa süreci Starmer’ın en çok yıprandığı anlar oldu.

Önce Mandelson, sonra atanmasında adı geçen danışmanlar ve bürokratlar görevden alındı. Ama bu Starmer’ın başbakanlığında kalıcı bir hasar bıraktı.

Kabine değişikliğiyle işin içinden sıyrılmaya çalıştı. İmajı düzeltemedi. Aşırı sağcı popülist Reform Partisi’ne karşı argüman oluşturmakta zorlandı. Bu hata da sonunu getirdi.

Starmer’ın elinde olmayan nedenlerin başında ise ülkenin AB’yi terk etmesinden bu yana halktaki mucize beklentisi sayılabilir.

AB referandumu sırasında çıkış taraftarları İngiltere’nin sihirli bir dokunuşla düzeleceğini iddia ediyorlardı.

İngiliz halkı buna inanarak AB’den çıkmayı kabul etti. Ancak 10 yılda o sihirli dokunuş bir türlü gelmedi. Bu hayal kırıklığı Britanyalıları siyasetçilere karşı daha sabırsız hale getirdi.

Burada bir noktayı vurgulamak lazım. İngiltere’nin AB’den çıkışı aynı zamanda Avrupa’yı istikrarsızlaştırdı. Bu kararla AB, tarihindeki en ağır siyasi hasarı aldı. 10 yıldır o istikrar tekrar sağlanamadı.

İran Savaşı’nın ekonomik faturası ise Starmer için son darbe oldu. Enerji fiyatlarının birden katlanması, İngilizlerin cebini, Starmer’ın ise kariyerini yaktı.

Geçen ayki yerel seçimlerde İşçi Partisi yenilgiye uğradı, aşırı sağcı Reform kazandı. 2029’daki genel seçimlere üç yıl varken Starmer, bu mağlubiyetin ardından daha fazla ısrar etmedi ve görevini bıraktı.

Şimdi İngiltere son 10 yıldaki yedinci başbakanını seçecek.

Londra’daki Başbakanlık konutunun gediklisi, kedi Larry bu süreçteki tek istikrarlı isim. 2011 yılından bu yana görevde.

Çalkantılı İngiliz siyasetinde Starmer’ı da uğurlayan Larry, şimdi yedinci başbakanını bekliyor.

 On yıl, altı başbakan ve bir kedi

KUZEYİN OĞLU GÖREVE

Starmer’ın istifa sürecini hızlandıran unsur, geçen haftaki ara seçimde Andy Burnham’ın parlamentoya girmesi oldu. Manchester Belediye Başkanı Burnham, İşçi Partisi’nde liderlik yarışına girmek için görevini bırakıp milletvekili seçildi.

Oyların yarısından fazlasını aldığı için Reform Partisi’ne kafa tutabilecek bir lider adayı olarak sıyrıldı. Başta Burnham ile liderlik yarışına gireceğini söyleyen Starmer, dört gün içinde fikir değiştirip istifasını açıkladı.

Burnham ülkenin kuzeyindeki Liverpool, Manchester hattındaki işçi kesiminin, geniş halk kitlelerinin, sıradan İngiliz vatandaşının temsilcisi olarak kabul ediliyor.

Eğer tek başına aday olursa Burnham’ın temmuz ayı içinde Meclis kapanmadan Başbakan olabileceği söyleniyor. İngiliz siyasetinde tek adaylı seçim yarışlarına “taç giyme töreni” deniyor.

İşçi Partisi’nin bu görüntüden kaçmak için Burnham’ın karşısına birkaç aday daha çıkarabileceği söyleniyor.

 On yıl, altı başbakan ve bir kedi

TRUMP’IN İNTİKAM YEMEĞİ

İntikam soğuk yenen bir yemektir denir. Ama Trump, Starmer konusunda intikamını sıcağı sıcağına aldı.

İran savaşı sırasında ABD’ye istediği desteği vermeyen Starmer’a fena halde bozulan Trump, önce “O bir Churchill değil” demiş ve İngiliz Başbakanı’nı zayıf olmakla suçlamıştı.

Pazar günü İngiliz basınında Starmer’ın ayrılacağı haberi çıktıktan hemen sonra Trump, kişisel sosyal medya hesabından Starmer’ın istifa edeceğini “duyurdu.” İronik mesajıyla Starmer’a iyi niyetlerini yollayarak İran Savaşı’nın intikamını sıcağı sıcağına aldı.

 On yıl, altı başbakan ve bir kedi

TÜRKİYE AÇISINDAN NE DEĞİŞİR

Starmer’ın istifasıyla Türkiye-İngiltere ilişkilerinde değişim yaşanır mı? Bu soruya son 10 yılı esas alarak cevap verebiliriz.

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasıyla birlikte Türkiye-İngiltere ilişkilerinin seyrinde önemli bir iyileşme yaşandığı ortada. Hem Muhafazakâr Parti hem de İşçi Partisi iktidarı sırasında savunma sanayii ve ekonomiye ilişkin önemli anlaşmalar sağlandı.

Starmer, Türkiye ile ilişkilerini hep iyi tutmaya özen gösterdi. Eurofighter uçaklarının alımı konusunda Almanya’yı ikna etmek için çabaladı. Bunun yanında birkaç ortak proje de hayata geçirildi.

Bu ikili ilişkinin İngiltere açısından bir devlet politikası haline geldiği söylenebilir. Halihazırda süren serbest ticaret anlaşması görüşmeleri ve savunma alanındaki işbirliği esas alındığında başbakan değişiminin ikili ilişkilerde bir değişikliğe yol açmayacağı öngörülebilir.

 On yıl, altı başbakan ve bir kedi

MUTLULUK DÜNYA KUPASI’NDA KAÇINCIYIZ

Oxford Üniversitesi, Dünya Kupası’na katılan 48 ülke arasında bir “mutluluk” turnuvası yapmış. Ülkeleri mutluluk durumuna göre sıralamış.

Mutluluk gibi tam ölçülemeyecek bir hissi sıralamak kulağa çok mantıklı gelmese de amaç Dünya Kupası sıralaması yapıp biraz eğlenmek.

Hemen söyleyeyim mutluluk durumumuz Milli Takım’ın durumundan iyi. Ama o kadar da iyi değil. 48 ülke arasında 33. sıradayız.

Sıralamayı yaparken basit bir soru dikkate alınmış: Mutluluğunuza 1 ile 10 arası kaç puan verirsiniz?

Türkiye’de cevap ortalaması 5,3 olmuş.

Sıralamada 6. ve 7.’liği çok alakasız iki ülke Meksika ve İskoçya paylaşmış, puan ortalamaları 6,9.

Ben bu endeksin futbolda yaşadığımız hayal kırıklığıyla ilişkili olduğunu düşünüyorum. Sonuç açısından değil, nedenleri açısından.

Futbol dahil her meseleye hayat memat meselesi olarak bakıyoruz. Böyle olunca da işin eğlencesi kaçıyor.

Biraz şişkin bir hırsla başladığımız kupada ilk maçta yenilince dünyamız karardı. İkinci maça olabilecek en negatif halde çıkıp hüsrana uğradık.

Aslında kupayı alacağız, herkesi domine edeceğiz diye başlamak yerine biraz orada olmanın keyfini çıkarsak hepimiz daha rahat ederdik.

Kim bilir belki de şimdi ikinci turu konuşuyor olurduk. 

On yıl, altı başbakan ve bir kedi

Habere git