Okullar, faili meçhuller ve başkanlara soruşturma

1 saat önce 39

5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ya da mezarına ulaşılamadı ama yıllar sonra yol alınmaya başlandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, cinayete kurban gittiği de düşünülen Gülistan Doku olayını örtbas etmek, belge karartmak iddialarıyla tutuklandı. Bu olaya adı karışan valinin, üniversite öğrencisi olan oğlu ile birlikte 11 kişi daha tutuklandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Doku olayının bütün yönleriyle araştırılması için daha önce iki mülkiye müfettişi görevlendirmiş, daha sonra Sonel açığa alınmıştı. Şimdi de suç kanıtlarının örtüldüğü iddialarını araştırmak üzere iki polis, iki mülkiye başmüfettişi çalışıyor.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu bilgileri aktardıktan sonra, “Bizim yaklaşımımız nettir; hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır; somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması” dedi. Kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel öncelik olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesidir. Bakan, 2023’ten bu yana meydana gelen öldürme olaylarının tamamının aydınlatıldığını, “faili firar” olaylarla ilgili olarak 262 kişi hakkında uluslararası yakalama ve tevkif müzekkeresi niteliğinde olan “Kırmızı bülten” çıkarıldığını belirtti. “Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmadıklarını, her failin peşine düşüp adalete teslim ettiklerini” kaydediyor.

HER AY GÜVENLİK TOPLANTISI

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarından sonra okul güvenliği konusu öne çıktı. İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ortak çalışma yaptı, birlikte hazırlanan “Okul Güvenliği Genelgesi” valiliklere gönderilecek. Bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergahları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek.

Bazı okul yöneticileri, öğrenciye çanta yasağı getirdi, yerine şeffaf naylon torbalar kullanılmasını istedi. Sınıflarda, okul girişlerinde aramalar artırıldı. Yeni önlemler çerçevesinde okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergahlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek. Daha önce yılda iki kez yapılan ‘Okul güvenliği’ toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacak.

7 BASAMAKLI ÖNLEM PAKETİ

Okul çevresinde polis görünür olacak, gece bekçileri, güvenlik korucuları da valiliğin uygun bulması halinde okul çevresinde önlemler alacak. “7 basamaklı çerçeve” olarak nitelendirilen önlemleri, Bakan Mustafa Çiftçi şöyle açıkladı:

“Risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi. Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak. Rehberlik ve psiko-sosyal destek hizmetleri güçlendirilecek. Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek.

2025 yılında suçu öven, saldırganlığı özendiren, korku yayan, toplumu provoke etmeye çalışan 210 bin 234, bu yılın ilk 4,5 ayında ise 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında işlem başlatıldı.

YENİ NESİL ÇETELER

“Yeni nesil suç örgütleri” geçmişin klasik mafya yapılarından farklı özellikler taşıyor. Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor. Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalınmıyor.

2025 yılında 652 organize suç çetesine yönelik 1730 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 14 bin 75 kişi gözaltına alındı, 7 bin 659 kişi tutuklandı, 3 bin 463 kişi hakkında adli kontrol işlemi yapıldı. 1 Ocak-16 Nisan 2026 döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yapılırken, geçen yılın aynı döneminde ise 222 çeteye yönelik 556 operasyon gerçekleştirilmişti.” Bakan Çiftçi, “2026, sokak çetelerine alan bırakmadığımız yıl olacaktır; mahallelerimizin huzurunu suç örgütlerine teslim etmeyeceğiz” dedi.

Mansur Yavaş döneminde 7 soruşturma izni

Bakan Mustafa Çiftçi, belediyelere yönelik işlemlerin siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikayet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütüldüğünü söyledi. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldü. Bunların 1.535’i hakkında soruşturma izni verildi. Burada mükerrer dosyalar da var; yani aynı belediye hakkında birden fazla soruşturma söz konusu olabiliyor. Soruşturma izinlerinin partilere göre dağılımı şöyle:

677’si AKP’li, 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili, 332’si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bakan, “Bu tablo bile tek başına ‘sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor’ iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor” dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara Büyükşehir Belediyesi özelindeki soruşturmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Sayın Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi. 23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2’si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2’si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor. 25 iddiada ise Sayın Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. 2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Halen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor.”

SORUŞTURMALARDA ÖLÇÜ

Bakan Mustafa Çiftçi, yapılan işlemlerin siyasi olmadığını, iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizma olduğunu belirtti ve şöyle devam etti:

“İçişleri Bakanlığımızca verilen soruşturma izinleri nihai hüküm niteliği taşımaz. Bu kararlar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun çerçevesinde alınan idari kararlardır ve yargı denetimine tabidir. Nitekim bu süreçlerde Danıştay incelemesi söz konusudur. Son sözü söyleyecek olan merci, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Belediyelerle ilgili süreçlerde ölçümüz, hukuktur; aidiyet değil, iddia ve delildir.”

7,5 yıl il valiliği yapması nedeniyle Çiftçi, devleti tanıyor, nerede ne söyleyeceğini ve bunun ölçüsünü de biliyor. Bu bakanlık makam odasında uyuşturucu kaçakçılarıyla, organize suç liderleriyle fotoğraflar çektiren bakanı da görmüştü...

Habere git