Türkiye'nin gündemi SÖZCÜ TV'de tartışılıyor. Türkiye'nin kırılmaz kalemi Yılmaz Özdil, SÖZCÜ TV Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey'in sorularını Kırmızı Beyaz'da yanıtlıyor.
Canlı yayına orijinal Nutuk ile katılan Yılmaz Özdil, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin teröristbaşı Öcalan'a "Statü" açıklamasını yorumladı.
ÖCALAN'IN STATÜSÜ
"- İmralı'dakinin iki tane statüsü var zaten. Bölücü terör örgütü lider, halk arasında 'Bebek katili', ikinci statüsü ise asker kaçağı. Ben bunu sık sık dile getiriyorum. Halfeti doğumlu bu teröristbaşı, Halfeti Askerlik Şubesinin yazdığı resmi bir yazı var. Öcalan asker kaçağı olduğu için yakalandıktan sonra idam aldı sonra müebbete döndü ama o resmi evrak İmralıya gönderilmişti. Bu yaşta askere alınmayacaktır ama bir saat dahi olsa askerlik şubesine gitmesi gerekiyor.
- Bahçeli'nin söylediğinden anladığımız kadarıyla tabi ancak çıkarım yapabiliriz çünkü Asrın Liderimiz ve Bahçeli'ye soru sormak yasak. Dolayısıyla bilmiyoruz çıkarım yapıyoruz. Statü'den kastı herhalde tahliye edilmesi. İstediği ile görüşebilmesi için gelen giden olması için falan statüden kastının bu olduğunu düşünüyorum. Başından beri Devlet Bahçeli bunu söylüyor. Benim anladığım bu. Bir an önce tahliye edilmesi ve dilediğiyle görülmesi."

'DEM PARTİ YERİNE YENİ BİR PARTİ KURACAKLAR'
"- DEM Parti'ye tasfiye edip yeni bir parti kuracaklar. Öcalan demokratik entegrasyon diyor. Aslında bunu eskiden Türkiye'yi bölmeyi amaçlayan bir örgüttü PKK ama doğu bloku yıkıldığında 1991 yılında Amerikalı akademisyenin kitabından yola çıkarak, Öcalan bu kitabı okudum ve dünyam değişti diyerek PKK'nın hedefini değiştirdi. 1991 sonrası PKK toprak kopartarak değil de Türkiye'nin içinde bir bölge almayı amaçladı. Bunu PKK da söylüyor DEM Parti'de söylüyor ama sözde medya organları bunu vatandaştan gizliyor. Mesela Bese Hozat Türkiye'ye gelip vekil olmak istiyor. Bence bu DEM Parti yerine bir yeni parti organize edecekler bunların içine bazı sömrüge solcuları ikinci cumhuriyetçiler Kürt olmayan unsurlar ve belki sağdan bazı tiplerden oluşan bir koalisyonla yeni bir parti organize edilecek ve bu Abdullah Öcalan'ın partisi olacak. Öcalan'ın özgür olduğu İmralı'da ofisinin bulunduğu, belki bir Cumhurbaşkanı Adayı çıkartabileceği bir durum olabilir.
- Siyaseti Bahçeli tek başına domine ediyor. Yeni kurulacak partiye de Türkiye Partisi diyebilirler. Bir aday mutlaka çıkartacaklar ve ilk turda Erdoğan'ın yeniden seçilmesini sağlayacaklar. İlk turda bu iş bitirilmezse de Öcalan, İmralı'dan AKP-MHP Blokuna destek verilmesini dile getirecek. Nasıl önceden Öcalan'ın kardeşini TRT'ye çıkarttılarsa şimdi de Öcalan'ın baya dile getireceği çağrıyla iktidara oy isteyecekler.
- Trump'ın açıklamalarına bakın üç günde bir "Türkiye'de harika bir adam var" diyorlar. ABD'nin çıkarlarının koç başı durumunda Erdoğan hükümeti. Bizim haricimizde herkesin işine gelen bir şey yoksa Devlet Bahçeli'nin PKK'yı desteklediğini düşünmek için Türkiye'yi veya Devlet Bahçeli'yi tanımıyor olmak lazım. Yani bu seçime endeksli koltuğa endeksli bir siyaset. Bunu ben böyle okuyorum."
'SEÇİM 2027 KASIMINDA OLABİLİR'
"- Seçim tam tarihinde yapılamaz çünkü Asrın Liderimizin seçilmesi için erken seçim formatı olması gerekiyor. Şu anda emekliye bir şey vermiyorlar ama 2027 yılına baktığımızda yoksullara yapılacak yardıma vs bakınca 2027 başında Mehmet Şimşek'i de görevden alıp yeni bir ekonomi hikayesiyle bu işi alıp götürecekler ama temelde iki şey var. Trump'ın açık desteği ve CHP'nin şuan ki yönetiminin feci idaresi.
- Türkiye'nin geleceği artık Türk vatandaşlarını ilgilendirmiyor. Bir komisyon kuruldu. Bahçeli kurulacak dedi kuruldu. Umut Hakkını tartışacaksınız dedi tartışıldı. CHP'ye katılacaksın dedi katıldılar. Bahçeli ne derse onu yapıyorlar. Bu komisyona katıldılar ve rapora onay verdiler. 47 kabul çıktı ama bu 47 kabul aslında AKP-MHP-DEM PARTİ VE CHP. Son seçimde bu dört partinin aldığı oy yüzde 92. Peki şuanda Türk halkının yüzde 92'si Öcalan'ın serbest kalmasını, PKK'ya parti kurdurulmasını onaylıyor mu? Hayır. Toplumun yüzde 92'sinin oyunu alan dört parti senin fikrini sormadan bunu yaptı. Bu aslında şuna benziyor. Nasıl adam CHP listesinden vekil seçilip CHP oylarını yok sayıp AKP'ye gidiyor. CHP'nin yaptığı da bu şu anda. Ben CHP'ye oy veren biri olarak PKK ile masaya oturulmasını istemiyorum. Ben oy verirken son seçimde gidin PKK ile masaya oturun diye vermedim. Şu anda kimse benim fikrimi sormuyor. Yani Türk halkının fikrinin bir önemi yok şu an. Bu gizli saklı değil sayın medyamız bunu halktan saklıyor."
'ÖCALAN SİYASETİ DOMİNE EDİYOR'
"- Devlet Bahçeli Öcalan yakalandığında da hükümetti. İdam cezası kalınca da hükümetteydi bugün de hükümette. Bunu domine ediyor. Aslında muhalefet tersini söylüyor ama Öcalan'ı kullanarak PKK'yı Türkiye'de bir parti haline getirmek istiyor. Bunu bize söyleyen kim? ABD. Bize söylüyorlar. AB'nin Yerel Parlamentolar kararı var bunu uygulayın diyorlar. Burada gözden kaçırılan şöyle bir şey var. Umut Hakkı meselesini Devlet Bahçeli başlattı. PKK silah bıraksın Umut Hakkı verilsin diyor. Devlet Bahçeli'ye baktığınız zaman Türk Milleti kavramı ile ilgili bir şey söylüyor mu? Hayır söylemez de zaten. Çünkü MHP çizgisine aykırı bir şey. Bahçeli bunu kendisinin ve iktidarının menfaatleri doğrultusunda söylüyor. Mesela kamusal alanda Kürtçe resmi dil olsun diyen kim CHP, Tunceli demeyelim Dersim diyelim diyen CHP, baktığında bunların hiçbirini MHP veya AKP söylemiyor. Muhalif medyanın manipule gücü nedeniyle gözden kaçıyor ama MHP ve Devlet Bahçeli sadece silahı bırakın Öcalan'ı serbest bırakalım diyor. PKK'yı legalize edecekler başka bir isimle parti kuracaklar. İçinde devlet unsurları olacak, belki milliyetçiler olacak. Yeni bir genel başkan. Öcalan da burada ombudsman gibi oturacak. Yeni bir Türkiye partisi oluşturulacak. Herkesin kontrol edilebileceği bir durum olacak."
'2010'DAN BERİ MUHALEFETİ ORGANİZE EDİYORLAR'
"- 2010'dan beri muhalefeti organize ediyorlar. Muhalefeti kendi sınırlarında muhalefet eder hale getiriyorlar. Bunun dışına çıktığı için Ekrem İmamoğlu'nu hapse attılar. 2007'den beri her seçimde rakibini kendisi belirliyor. Bu sefer de öyle oluyor. PKK çok yaralayıcı bir konu olduğu için milliyetçiliğin başat hale geçmesi lazım. Bahçeli aldı bunu ve çözdü. Bu aslında gizli saklı değil. Ben buradan soruyorum, Feti Yıldız değil mi komisyonda. Nasıl oturuyor orada belli yani oranın sahibi Feti Yıldız. Kimse Feti Yıldız anayasadaki tanım değişsin diyebilme ihtimali var mı? Yok. Çerçeveyi öyle çizdiler muhalefet medyasının hatası yüzünden toplum bunu görmüyor. PKK'yı organize ediyorlar seçimi almak üzere.
- CHP'de herhangi bir parti programı olmadığı için İYİ Parti Zafer Partisi ve CHP arasındaki en önemli fay hattı haline geldi. CHP'nin içinde PKK sempatizanları olduğunu biliyor MHP. Bunlarla Zafer Partisi ve İYİ Parti'nin de arasına mesafe koyacağını biliyorlar. Hepimizin gözüne baka baka siyaseti organize ediyorlar ve vasat medya buna alet oluyor."

'RAPOR NUTUK'A AYKIRI'
"- Anayasadaki vatandaşlık tanımını DEM Parti ve CHP konuşuyor. Kamusal alanda konuşulacak dil meselesini DEM Parti ve CHP konuşuyor. Bu konularda MHP ve AKP'den bir şey duymuyoruz. Ekrem Başkan diyor ki üçüncü kez Nutuk okuyorum. Hem Özgür Özel hem Ekrem İmamoğlu, Tanıl Bora'nın kitabının başucu kitabı olduğunu söylediler. İkisinin bir arada olabilmesi teknik olarak imkansız bir şey. O yazar Yetmez Ama Evetçi bir yazar. Eğer siz CHP'li iseniz bu komisyonlar raporlar falan Nutuk'a aykırıdır. Bu Nutuk'un hem yazarı hem hatibi Mustafa Kemal'dir. Günde altışar saatten altı gün okudu. Hani hep diyoruz ki açılım, anayasal vatandaşlık falan anayasaya aykırı diyoruz. Anayasayı geç kardeşim Nutuk'ta ne diyor, Türk İstiklali diyor, Türkiye istiklali demiyor. Bakın CHP, bir milletvekili kamusal alanda Türkçe dışında dil kullanalım diyor. DEM Parti'de olsa bu görüş sırıtmaz ama CHP'de olunca sırıtıyor. Her CHP mitinginden Onuncu Yıl Marşı çalınır. Ne Mutlu Türküm Diyene kavramı nedir? Mustafa Kemal Atatürk'ün 1933 yılındaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında verdiği Onuncu Yıl Nutkunun son cümlesidir. Sen her mitingde Onuncu Yıl Marşı çalacaksın ama Türküm demek konusunda problemin olacak. Burada bir sorun var.
- Vatandaşlık tanımını gençler iyi dinlesin. Sadece anayasada yazmaz bu vatandaşlık tanımı. "Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk halkına Türk Milleti denir" Bakın bu sadece anayasada yazmaz. 1930'da basılan Medeni Bilgiler kitabında yazar. Bu Mustafa Kemal'in kendi el yazısıyla yazdığı tanımdır. Sen hem CHP'de olup hem anayasadaki Türk Milleti tanımına nasıl karşı çıkarsın? CHP'de ne işin var?
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
26










English (US) ·