O savaş filmi gerçek oldu

1 gün önce 34

“İran, pilotu bulana ödül koydu” bilgisiyle,

Dünyada en çok seyredilen ve Türkiye’de “düşman hattı” adıyla gösterilen savaş filmini hatırlıyoruz.

Bugün film İran’da neredeyse gerçek oldu.

Film, düşman toprağında düşen bir pilotun yakalanmamak için verdiği amansız mücadeleyi anlatıyordu.

Filmde pilot rolünde Owen Wilson ve onu kurtarmak için uğraşan komutanı Gene Hackman müthiş bir performans sergilemişti.

Tabii İran’da düşürülen uçağın pilotuyla filmdeki pilot arasında önemli bir fark var.

Filmdeki pilot, bomba atmıyor; insan hakları suçlarının işlendiği düşünülen bölgede BM adına ihlalleri ve silahları belirlemek için fotoğraf çekiyordu.

Onu arayanlar ise Müslümanları katleden Sırp eşkıyalardı.

İran’da ise düşürülen pilot, gerekçesi tartışılan bir savaş için,

İsrail’in baskısı ve ABD Başkanı Trump’ın “şahsi kararlarıyla” başlatılan bir savaş için oradaydı.

Ve bombalıyordu.

O savaş filmi gerçek oldu

UÇAK İNGİLTERE ÜSSÜNDEN

Uçağın görüntülerini değerlendiren uzmanlar ,İngiltere’deki RAF Lakenheath’te konuşlu 494. Savaş Filosu’na ait bir uçağa işaret ettiğini söylüyorlar.

PİLOT İÇİN İNSAN AVI

Önceki hafta “pilot için ödül” koyan İran Devrim Muhafızları; uçağın düştüğüne inandıkları Kohgiluye ve Boyer-Ahmad eyaletinin güneybatısındaki bir bölgeyi kapatıyorlar.

Yani “insan avı” bu bölgede yaşanıyor.

ABD Merkez Komutanlığı da pilotun bulunması için harekete geçiyor.

Bunun için de Körfez ülkeleri ile Irak ve FAV Limanı üs olarak kullanılıyor.

Elbette İran ordusu, ABD’nin o bölgede arama yapmasını güçleştirmek için müthiş bir kuşatma/kapatma yapıyor.

Böylece pilotun hayatına yönelik müthiş bir insan avı ve yarış başlıyor.

PİLOTUN BULUNMASI NEDEN ÖNEMLİ

Savaşın ilk günlerinde İran’ın dini lideri dahil komutanları, bakanları, önemli yöneticileri öldürülmüş ve İran psikolojik olarak çökertilmişti.

Ancak aradan geçen 1 ay içinde İran gösterdiği direnişle savaştaki psikolojik üstünlüğe yaklaşıyordu. En azından iç karışıklık beklentilerine karşı “ezilmedim ayaktayım” mesajı veriyordu.

Ardından Trump’ın Kara Kuvvetleri Komutanı’nı görevden alması, ABD ordusu içinde “huzursuzluk” sözlerinin yayılması, İran’ın psikolojik üstünlük seviyesini bir adım daha yükseltiyor.

Bütün bunlara düşürülen pilotun İran tarafından ele geçirilmesi ihtimali eklendiğinde,

İran psikolojik üstünlük açısından çok ciddi bir koz ele geçiriyor.

Bu nedenle pilotun durumu giderek daha da önemli hale geliyor.

İRAN ATEŞKESİ NEDEN KABUL ETMİYOR

Trump’ın hiçbir şey yapmamış gibi “müzakere istemesi” elbette Tahran’da şahinlerin tepkilerine ve güçlenmesine neden oluyor.

Gelinen nokta şu:

-Sen benim liderimi öldüreceksin. Savunma Bakanımı, Genelkurmay Başkanım dahil ülkemin en önemli isimlerini, yöneticilerini öldüreceksin,

Ondan sonra “gel şartlarımı kabul et, masaya oturalım” diyeceksin.

-Böyle bir şımarıklığa kim evet diyebilir.

Bu görüş, Tahran’da özellikle Devrim Muhafızları başta olmak üzere şahinlerin elini kuvvetlendiriyor.

Daha makul kabul edilen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Erakçi gibi isimlerin iradesini kırıyor.

Trump, “Taş Devri” tehditleri yapıp devasa köprüleri vurdukça,

Barış ihtimali sürekli öteleniyor.

İşte bütün bu “psikolojik savaşta” düşürülen pilotun durumu öne çıkıyor.

İran, pilotu ele geçirerek öne çıkmak istiyor.

ABD ise pilotunu kurtararak ya da en azından cenazesini alarak bunu engellemeye çalışıyor.

Böylece “altyapı savaşları” pilot üzerinden “psikolojik mücadeleye” dönüşüyor.

NOT: Bu yazıyı yazdığım saatlerde pilottan henüz bir haber yoktu. Gelişmelere göre değerlendireceğim.

Habere git