O hayali gerçek oldu... 600 milyon kişi izledi

1 hafta önce 43

Barselona Stadı’nın ortasında... Dev vinç kulelerinin arasında...

Avrupa futbolunun mabedi Camp Nou’da... Yeşil saha yerine, toz, demir, çelik, beton yığınlarının içinde...

Camp Nou’yu yeniden yaratıp dünyanın ikinci büyük stadı haline getirecek olan Limak Onursal Başkanı Nihat Özdemir bana şöyle demişti:

Bir hayalim var. Barselona- Real Madrid maçını 105 bin taraftarıyla izlemek.”

O gün stat tam bir şantiye halindeydi. 

Devasa iş makinaları. Kamyonlar. Beton makinaları. Çelik kuleler. Arı gibi çalışan mühendisler, işçiler.

Doğrusu bu kaotik manzara karşısında pek hayal edememiştim.

Ve aradan geçen 18 ay sonra yine Camp Nou’dayım.

Projeyi yürüten mühendis Reşit Yıldız karşılıyor bizi.

Limak’ın ikinci kuşağı orada. Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir’in yüzünde gururlu bir yorgunluk.

Yönetim kurulu üyeleri Batuhan Özdemir ve Serdar Bacaksız şaşkınlığımı görüp gülüyorlar.

Ve dostluğumuzun her geçen gün büyüdüğü Nihat Özdemir...

Şaşkınım çünkü.

18 ay önceki demir, çelik, iş makinaları ve tozdan ibaret o şantiye hali gitmiş.

Pırıl pırıl. Rengarenk. Yeşilin kırmızıya, lacivertin morale dönüştüğü;

Muhteşem bir stat ortaya çıkmış.

Nihat Özdemir patronluğunun ötesinde;

İşine aşık bir mühendistir. Hocalıktan gelir. Nice mühendis yetiştirmiştir.

Ben o yemyeşil stada bakarken.

Ben Barça’nın lacivert kırmızı koltuk düzenini hayran hayran izlerken.

Özdemir stadın zeminini anlatıyor:

Biliyor musun ki. Dün buraya müthiş bir yağmur yağdı. Ama bak tek bir damla kaldı mı? Hayır. Çünkü sahanın merkezinden sağa ve sola, aynı zamanda iki kale tarafına da belirli bir oranda eğim verdik. Ayrıca bu çimlerin altında yaklaşık 1-2 metre drenaj, ısıtma ve soğutma sistemleri var. Çim ısısını sürekli ayarlayabiliyor.”

Bizim sohbet henüz bitmişti ki;

Reşit Yıldız yaklaştı:

Yarın derbi var. Aslında sahada bu kadar kalmamız bile mümkün değildi. İşte burası da Barselona takımının Box’u...”

O hayali gerçek oldu... 600 milyon kişi izlediNihat Özdemir - Fatih Çekirge

ÜÇÜNCÜ KUŞAK GELİYOR

Barselona Stadı’nı gezerken bir şey dikkatimi çekiyor.

Sezai Bacaksız’ın oğlu Serdar da babası gibi işine âşık bir mühendis. Yapılanları anlatırken gözleri parlıyor. Rusya’da muazzam projeleri yönettikten sonra şimdi Dubai’de devasa bir metro inşaat zincirine başlıyor. Serdar ikinci kuşak. Ama yanımızda bir de oğlu Deniz var. Çok fazla konuşmayan ciddi bir genç. 

Yürürken “Nerede okuyorsun?” diye sorunca, yine büyük bir ciddiyetle “İngiltere’de mühendislik okuyorum” cevabını veriyor.

Ama o daha cevabı verirken ben Serdar’a dönünce; “İnanın bu kararda benim hiçbir katkım yok” diyor.

Limak’ın ikinci kuşaklarından iki kardeş Ebru ve Batuhan Özdemir’in de çocukları aynı yolda. 

Ve en önemlisi. Müthiş bir iş disiplinleri var. 

Yani bu başarı öyle kolay olmuyor. Sabah 06.30’da işe başlayan Nihat Özdemir ve Sezai Bacaksız’dan da başka bir nesil beklemezdim zaten...

O hayali gerçek oldu... 600 milyon kişi izledi

OĞLUMLA ‘İKİ ÇEKİRGE’ ANISI

Birçok okurum bilir. 

Ben tenis ve yelken hayranıyım.

O nedenle oğlum Kuzey 6 yaşında başladı tenise. Ve 10 yaşında bir özel turnuvada Türkiye şampiyonu olunca Barselona’da Türkiye’yi temsil etti. Ve o kadar istekliydi ki. Orada bir tenis akademisinde okumak istedi. 12 yaşından beri orada yaşıyor. Tenis akademisini ve kolejini bitirdi. Müthiş bir çevre yaptı. İşte o gün Kuzey’le Camp Nou’da harika bir baba-oğul fotoğrafı çektirdik.

Yamal’ın Pedri’nin, Lewandowski’nin oturduğu Box’ta bir fotoğraf.

Elbette benim için unutulmaz.

O hayali gerçek oldu... 600 milyon kişi izledi

BAŞKANLIK SALONUNDA LAPORTA İLE KOL KOLA

Ve akşam Başkan Laporta’nın davetlisiyiz. 

Başkanlık salonuna harika bir giriş. 

Sahnede bir grup, Akdeniz’in lacivert tonlarından bir Latin çalıyor. Dünyanın en güzel yemek markaları orada. Kafamı çeviriyorum. Nobu’nun şefi suşi servisi yapıyor.

Hemen ileride dünyanın en güzel etleri. 

Tapas mutfağı. Kuyumcu işi bir jambon kesimi. Ve Amerika’nın Küba asıllı süper starı Olivia Rodrigo orada...

Gezinin bu bölümünü Türkiye’deki bütün futbol seyircileri için yazmak istiyorum.

Arkadaşlar. Nasıl bir giriş, nasıl bir organizasyon. Kapı girişleri öylesine iyi dizayn edilmiş ki. Lacivert halılardan kırmızı perdelere uzanan bir masal yolu... Girerken ve çıkarken harika Pub’lar. Müzik box’lar. 

Neden?

Çünkü orası yalnızca bir futbol sahası değil. Multi eğlence merkezi. O nedenle yaklaşık 300 milyon Euro vererek Spotify adını Camp Nou’nun başına yazdırıyor.

El Clasico’da bir VIP koltuk, tek bir maç için 12 bin Euro. Ortalama 600 ile 800 milyon insanın izlediği bu devasa eğlence döngüsü elbette müthiş bir gelir merkezi oluyor.

Ne uzun bir kuyruk. Ne kaos. Çıkarken de stat dakikalar içinde boşalıyor. Bu da aslında “bir popülasyon mühendisliği”...

BAŞKAN LAPORTA’YLA

Başkanlık Locası’nda bir ara Nihat Özdemir, ben ve Başkan Laporta bir araya geliyoruz.

İki başkan dost olmuşlar. İnşaat sırasında “Nasıl olur da Türkler alır” türünden “ırkçılık kokan” saldırılara, dedikodulara birlikte göğüs gerip El Clasico’ya ulaşmayı başarmışlar.

O hayali gerçek oldu... 600 milyon kişi izledi

600 MİLYON İNSAN TÜRK DAMGASINI İZLEDİ

Limak Barselona’da yalnızca stat yapmıyor. Sanata ve sosyal hayata da sponsor oluyor.

Sponsor oldukları Barselona’nın tarihi tiyatrosunda Murat Karahan’ın muhteşem konseri unutulur mu?

Sonuç olarak;

Dünyanın en büyük ikinci stadını yeniden yaratan Limak, bir Türk markası olarak El Clasico’da 600 milyon insan tarafından izlendi.

Gurur duyduk.

Habere git