TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Batman'da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin konuşan Kurtulmuş, provokasyonlara karşı dikkatli olunması çağrısı yaparak birlik, kardeşlik ve toplumsal bütünleşme mesajı verdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Batman'daki temasları kapsamında Necat Nasıroğlu Külliyesi'nde bulunan Hatice Nasıroğlu Konferans Salonu'nda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Toplantıda konuşan Kurtulmuş, kentin sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Dünyanın ve Türkiye'nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin bu süreçte dünyanın öne çıkan ve yıldız gibi parlayan ülkelerinden biri olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin, dünyanın içinden geçtiği çalkantılı dönemde iç kalesini tahkim etmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkenin yarım asrını meşgul eden terörün de sona ereceğini söyledi.
"EMPERYALİST PROJELERDEN DAHA GÜÇLÜ BİR AKIL ORTAYA KOYMALIYIZ"
Emperyalist projelerden daha güçlü bir akıl ortaya koymak gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye hedefinin de bu anlayışla ortaya çıktığını belirtti.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Coğrafyamızın derlenip toparlanması, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, tarihdaşlığın, kültürdaşlığın ve aynı coğrafyayı paylaşmış olmanın verdiği o büyük huzurun yeniden bize güç kazandırması gerekiyor. İşte devlet aklı dediğimiz şey budur. Sultan Alparslan'ın, Selahaddin Eyyubi'nin, Kılıçarslan'ın torunları, evlatları olan bu aziz millet, aralarındaki tefrikayı ortadan kaldırmak için hep birlikte büyük bir atılım yaptı. Terörsüz Türkiye de tam olarak bu niyetlerin ve hedeflerin kesiştiği noktadır. 'Devlet aklı, millet vicdanı' diyoruz. Bunu yalnızca bir slogan olsun diye söylemiyoruz. Her zaman devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmeyebilir. Ancak bu süreçte milletin huzur ve barış beklentileriyle devletin coğrafyamızı derleyip toparlama hedefleri örtüşmüş ve Terörsüz Türkiye süreci başlamıştır. Terörle bu kadar uzun süre mücadele edildi, terör bu kadar uzun süre devam etti. Peki, şimdi ne oldu da Türkiye bu sürece girdi? Türkiye'de devlet aklıyla millet vicdanı buluştu ve barış, kardeşlik ve esenlikten yana yeni bir istikamet çizildi."
"86 MİLYONU VE BÖLGEDEKİ YÜZ MİLYONLARCA İNSANI KORUMAK İÇİN BU SÜRECİ BAŞLATTIK"
İsrail'in saldırgan politikalarıyla birlikte bölgenin adeta hallaç pamuğu gibi dağıtılmasının Terörsüz Türkiye adımlarının atılmasında etkili olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bölge ülkelerinin topraklarının daha fazla parçalanmasına ve halklar arasında ayrışma yaratılmasına karşı hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
"Akıl, saldırgan bir bölgesel unsurun Türkiye toprakları da dâhil olmak üzere bölge topraklarını daha fazla bölüp parçalamasına, bölge insanları arasına daha fazla fitne ve fesat sokmasına engel olmayı gerektirirdi. İşte tam da bu nedenle Terörsüz Türkiye süreci başlatılmıştır. Bu adımı, söz konusu saldırgan ölüm canavarına karşı kendi halkımızı, milletimizi, 86 milyon insanımızı; yalnızca 86 milyonu değil, bütün coğrafyamızdaki yüz milyonlarca insanımızı korumak için attık."
Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere güvenlik güçlerinin terörle mücadelede gösterdiği etkili ve yoğun çabaların da sürecin başlamasında etkili olduğunu belirten Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmaktan ve terörsüz bir döneme geçmekten başka seçeneğinin kalmadığını gördüğünü ifade etti.
Bölge üzerinde hesap yapan ve emperyalist güçlerin hedefleri doğrultusunda on yıllardır adımlar atan çevrelerin, örgütlere silah verdiğini, istihbarat ve lojistik destek sağladığını dile getiren Kurtulmuş, artık karşılarında zayıf bir Türkiye olmadığını gördüklerini söyledi.
Kurtulmuş, "Türkiye her alanda güçlü, her alanda sözünün eri olan bir ülke. Bu bölgede Türkiye ile iş birliği yapmaktan başka hiçbir çareleri yok." dedi.
Sürecin bugüne kadar başarıyla ilerlediğine dikkati çeken Kurtulmuş, çatışma çözümü alanında birçok ülkede sekiz ila on yılda ulaşılan noktaya Türkiye'nin neredeyse aynı sürede değil, çok daha kısa bir dönemde yaklaştığını ifade etti.
Kurtulmuş, "Bir müddet sonra artık terör tamamıyla gündemimizden kalkacak, bu konuşmalar da geçmişte yaptığımız tarihî konuşmalar faslında yer alacaktır." diye konuştu.
"BU YASAYLA TERÖRSÜZ TÜRKİYE NOKTASINDA BÜYÜK ADIMLAR ATILACAK"
TBMM'deki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarına da değinen Kurtulmuş, süreç kapsamında Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiğini belirtti. Kurtulmuş, TBMM'de bütün partilerin katılımıyla kabul edilen raporun ve 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen yasanın, Meclisin her türlü sorunu çözme gücüne sahip olduğunu ve siyasetin Türkiye'nin bütün meselelerinin yegâne sahibi olduğunu gösterdiğini söyledi.
Sürecin kolay ilerlemediğini belirten Kurtulmuş, emeği geçenlere teşekkür ederek bütün siyasetçileri, siyasi parti genel başkanlarını, komisyon üyelerini ve parlamentodaki yöneticileri tebrik etti.
Milletin bütün hassasiyetleri dikkate alınarak sürecin bugüne kadar getirildiğini vurgulayan Kurtulmuş, raporun ve yasanın her ayrıntısının titizlikle değerlendirildiğini ifade etti.
Kurtulmuş, "Sizi temin ederek söylüyorum ki her cümlesi değil, her kelimesi bile hesap edilmiş bir rapordur ve çıkarılmış bir yasadır. Bu yasa hiçbir boşluğa yer vermemiştir. Bu yasayla hiçbir tesadüfe ve beklenmedik bir hadiseye, gelişmeye kapı aralanmamıştır. Bu yasayla birlikte Türkiye'de Allah'ın izniyle Terörsüz Türkiye noktasında büyük adımlar atılacaktır." ifadelerini kullandı.
SURİYE VE IRAK'TAKİ GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKTİ
Süreç devam ederken Türkiye'nin lehine olan önemli uluslararası ve bölgesel gelişmelerin de yaşandığını belirten Kurtulmuş, Suriye ve Irak'taki gelişmelere değindi.
Terör örgütü PKK'nın Sincar'daki uzantısının silah bırakarak Irak ordusuna entegre edileceğinin açıklanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, terörün Suriye, Irak ve bölgenin tamamında sona ermesi temennisini dile getirdi.
Kurtulmuş, "İnşallah Suriye'de de Irak'ta da bütün bölgelerde de Allah'ın izniyle terör tamamıyla ortadan kalkacak ve terörsüz bir bölgeyi inşa edeceğiz." dedi.
Bölge halklarının büyük emperyalist oyunlara rağmen birlik ve beraberlik içinde olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, meselenin yalnızca bir örgütün silahsızlandırılmasından, yasa çıkarılmasından veya rapor hazırlanmasından ibaret olmadığını belirtti. Asıl meselenin kararlılık ve irade ortaya koymak olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'de iki yıldır sürdürülen çalışmalarla önemli bir kapının açıldığını söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mesele bir iradenin, bir kararlılığın ortaya konulmasıdır. Türkiye'de iki yıldır devam eden çalışmayla kapı sonuna kadar açılmıştır. Bu kapı kardeşlik kapısıdır, birlik kapısıdır, beraberlik kapısıdır. Bu coğrafyanın sadece Müslüman unsurlarıyla değil, bütün unsurlarıyla birlikte hemhâl olma, bir araya gelme, saflarımızı sıklaştırma, aynı tarihin ve aynı coğrafyanın yol arkadaşları olarak yolumuza devam etme kararlılığının kapısıdır."
"AYRIMCILIK DA AYRILIKÇILIK DA YAPMAYACAĞIZ"
Sürecin sekteye uğratılmasına yönelik provokasyonlara karşı herkesin dikkatli olması gerektiğini belirten Kurtulmuş, kullanılan dile, eylemlere ve yapılan işlere özel önem verilmesi gerektiğini söyledi. Kültürlerinde ötekileştirmenin bulunmadığını vurgulayan Kurtulmuş, insanları kendinden üstün veya aşağı görmenin inançlarıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Kurtulmuş, "Biz insanları ne ırkıyla ne sülalesiyle ne sosyal sınıfıyla ne ana diliyle ne de bir başka özelliğiyle asla küçük göremeyiz, asla ötekileştiremeyiz, asla bir ayrımcılığın içerisinde olmayız." dedi.
Kavmiyetçiliğe ve ırkçılığa karşı olduklarını belirten Kurtulmuş, bu dönemde ayrılıkçı ve ayrımcı söylemlere prim verilmeyeceğini vurguladı.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Bizim lügatimizde kavmiyetçilik, ırkçılık, diğer insanları küçük görmek yoktur. Dolayısıyla bu dönemde ne ayrılıkçı bir söze prim vereceğiz ne de ayrımcı bir söze prim vereceğiz. Onun için bu konuda tekraren söylüyorum, ayrılıkçı hiçbir sözün hiçbir değeri yoktur. Ayrımcılık da yapmayacağız, ayrılıkçılık da yapmayacağız, kavmiyetçilik hiç yapmayacağız. Hepimiz Âdem'in soyundanız, hepimiz aynı ananın, aynı babanın ahfadıyız. Hepimiz bu kutlu insanlık sülalesinin farklı parçalarıyız. Allah bu millete önce bu coğrafyayı derleyip toparlamayı, ardından bütün dünyadaki mazlum ve mağdur milletleri derleyip toparlamayı ve bununla birlikte zalimin artık sesinin çıkmadığı, mazlumun da hakkının yenmediği yeni bir dünyayı kurmayı nasip etsin."

1 saat önce
21










English (US) ·