Numan Kurtulmuş: Kalıcı ve adil barış Türkiye’nin önceliğidir

2 ay önce 32

Fotoğraf (AA)Fotoğraf (AA)

"GÜÇLÜNÜN DE ZAYIFIN DA HAKKINI HUKUKUNU KORUYACAK YENİ BİR SİSTEME İHTİYAÇ VAR"

Yapılan konuşmalarda, Srebrenitsa katliamına da yer verildiğini anımsatan Kurtulmuş, Srebrenitsa'nın, 20. yüzyılda insanlık vicdanının kanadığı yer olduğunu belirtti.

"Üzülerek ifade ediyorum ki uluslararası sistem, Srebrenitsa kasaplarından tam manasıyla hesap sorabilmiş olsaydı bugün dünyanın başka yerlerinde soykırımlar olmayacaktı." diyen Kurtulmuş, "hesap verilebilirlik" kavramının da üzerinde yoğunlaşılması gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Srebrenitsa soykırımı dolayısıyla Bosna Hersek'in Bilge Lideri Aliya İzzetbegoviç, 'Sakın ha soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.' demiştir. Bugün İstanbul'dan AGİT PA'nın değerli delegasyonuna ifade etmek isterim. 'Sakın ha Gazze soykırımını unutmayın. Eğer unutursak Gazze soykırımı başka yerlerde tekrarlanır.' Hiç şüphesiz uluslararası sistemin bir başka özelliği kapsayıcılık olmalıdır. Tüm farklılıkları, bütün dünyadaki insanları ve farklı siyasi görüşleri kapsayacak bir sistem olmalıdır. Bu sistemin bir başka özelliği ise tutarlılığı ve inandırıcılığı olmalıdır. Yani ilke ve değerleri güçlülere farklı, zayıflara farklı uygulamamalıdır. Güçlünün de zayıfın da hakkını hukukunu koruyacak, uluslararası ilke ve standartları ortaya koyacak yeni bir sisteme ihtiyaç var. Çifte standartlardan uzak yepyeni bir sistemi kurmak zorundayız. İnanın ki önümüzdeki 10 yılların uluslararası camianın bir numaralı ödevi bu konudur. Yeni bir küresel sistemi nasıl kurabileceğimiz konusudur."

Fotoğraf (AA)Fotoğraf (AA)

"KALICI VE ADİL BİR BARIŞIN SAĞLANMASI TÜRKİYE'NİN EN TEMEL ÖNCELİKLERİNDENDİR"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kuzey Amerika'dan Orta Asya'ya kadar çok geniş bir coğrafyada, neredeyse en önemli ve en yaygın güvenlik kurumu olarak AGİT PA'nın, gelecek dönemde çatışmaları, savaşları önlemek noktasında fevkalade önemli bir fonksiyon icra edeceğine yürekten inandığını belirterek, "Bir kere daha ifade etmek isterim ki Helsinki Nihai Senedi'nde dile getirilen temel ilkelerin, bugün de her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan ilkeler olduğu aşikardır." dedi.

Rusya-Ukrayna savaşının üç yılı geride bıraktığını ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği, şehirlerin yıkıldığı ve büyük kayıpların ortaya çıktığı küresel bir savaşın potansiyelini oluşturduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye olarak bu savaşın başından itibaren yapıcı diyalog ve iş birliğiyle kalıcı bir barışın sağlanabileceğine inandıklarını, bunun için de bütün güçlerini ortaya koyduklarını kaydetti.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, her iki ülkenin de komşusu, her iki ülkeyle de konuşabilen, görüşebilen bir ülke olarak başından itibaren şunun farkındadır. Bu savaş, sadece iki ülke arasında savaş değil. Bu savaş, önce Rusya ile Avrupa arasında, giderek Doğu ile Batı arasında bir büyük savaş olma potansiyeline sahiptir. Bunun için en kısa süre içerisinde kalıcı ve adil bir barışın sağlanması Türkiye'nin en temel önceliklerindendir. Bunun için bugün de başta esir takası olmak üzere, tahıl anlaşmaları olmak üzere, insani konuları ele alarak bu savaşın sonlandırılması için üzerimize düşen bütün sorumluluğu yerine getirmeye devam ediyoruz."

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış görüşmelerini de anımsatan Kurtulmuş, "30 yıldır Kafkaslarda istikrarsızlık konusu olan iki ülke arasındaki anlaşmazlık, Karabağ'ın işgalden kurtarılmasıyla birlikte yeni bir safhaya ulaşmış, Azerbaycan ve Ermenistan aralarındaki sorunları tam da AGİT'in konusu olduğu şekilde müzakereyle, tartışarak, görüşerek halletme yoluna girmiştir. Ümit ediyorum ki iki ülke arasında kalıcı bir anlaşmanın sağlanmasıyla birlikte hem Kafkasya bölgesi hem geniş anlamda bölgemiz büyük bir barış iklimine kavuşacaktır."

Fotoğraf (AA)Fotoğraf (AA)

"ÖNÜMÜZDE GAZZE'DE KALICI BİR ATEŞKESİN SAĞLANMASI VARDIR"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, AGİT PA'nın Akdeniz Havzası, Orta Doğu ve Asya'da üye olmayan ülkelerle ilişkilerini geliştirmesini de fevkalade olumlu ve önemli olarak gördüklerini ifade etti.

Bu toplantı kapsamındaki Akdeniz Forumu'nda Gazze konusunun ele alınacak olmasından da fevkalade büyük bir memnuniyet duyduklarını belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Artık şunu da söylemenin zamanı geldiğini düşünüyorum. Artık Filistin devletinin de aramızda olmasının, AGİT PA bünyesinde olmasının vakti gelmiştir, tam zamanıdır. Şimdi önümüzde Gazze'de kalıcı bir ateşkesin sağlanması vardır. Her ne kadar kağıt üzerinde bir ateşkes sağlandıysa da hala Netanyahu ve hükümeti, birtakım uluslararası sistemin güçlü aktörlerinden aldığı desteklerle maalesef soykırıma bir şekilde devam etmektedir. Artık uluslararası sistemin üzerindeki rehaveti atması lazım. Nasılsa bir ateşkes sağlandı, bundan sonra işler yoluna girer diye düşünemeyiz. Uluslararası sistem, Netanyahu ve çetesine karşı rehaveti bir kenara bırakarak gerekli tedbirleri almalı ve varılan anlaşmaya uyması konusunda da her türlü baskıyı gerçekleştirmelidir. Bunun en başında gelen, iki devletli çözümü ortaya koymaktır. Bunun için bütün uluslararası platformlarda sözümüzü yükseltmektir."

Kurtulmuş, 4 Haziran 1967 temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti kurulmadan İsrail Filistin arasındaki çatışmaların asla sona ermeyeceğini vurgulayarak, "Bunun için Filistin halkının yaşadıkları bu zulmü, bu soykırımı sessiz kalmadan sonuna kadar takip etmek ve soykırımın cezasız kalmaması için gayret sarf etmek durumundayız." dedi.

Uluslararası sistemin acziyeti ve sessizliği ile bazı aktörlerin de verdiği destekten cesaret alan Netanyahu hükümetinin soykırımı sadece Gazze bölgesinde değil, Batı Şeria'da da devam ettirdiğini ifade eden Kurtulmuş, bunun önüne geçmenin yolunun, sokaklara çıkarak "soykırımı durdurun" diye bağıran yüz milyonlarca insanın sesine kulak vermek olduğunu belirtti.

"NASILSA KINIYORUZ DİYEREK GEÇİŞTİRİLECEK BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, meclisler ve uluslararası asamblelerin insani suçlar konusunda müteyakkız olması ve en güçlü şekilde ortaya tepkilerini koyması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Nasılsa kınıyoruz diyerek geçiştirilecek bir durum söz konusu değildir. İki tane önemli olay, günümüz dünyasının bütün insanlığın gönlüne değen turnusol kağıdı gibidir. Bu iki olay karşısında kim ne tavır veriyorsa, nasıl bir insan olduğunu da ortaya koyuyor demektir. Bunlardan birisi Ukrayna'daki kriz karşısında sessiz kalanların, orada yaşayan insani drama karşı hala politik birtakım sözlerle konuyu geçiştirmeye çalışanların ortaya koyduğu tavırdır. Bir diğeri de Filistin halkının yaşadığı, 70 bini aşkın insanın öldürüldüğü, en az 20-30 bin insanın da hala enkazların altında cesedinin olduğu bu soykırıma karşı cılız sözlerle geçiştirme cümlelerinin kurulmasıdır."

"Sadece Ukrayna'dakiler, sadece Filistin'dekiler imtihan olmuyor, hep beraber imtihan oluyoruz." diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu soykırıma karşı, bu insanlık suçuna karşı hep beraber ayağa kalkacağız, bir güvenlik ve iş birliği örgütü olarak AGİT'in imkanlarından da istifade ederek İsrail hükümetinin yaptığı bütün bu soykırımların uluslararası alanda takipçisi olacağız. Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi de sadece kağıt üzerinde birer örgüt olmadığını gösterecek. Bizler de bu mahkemelerdeki davaları sonuna kadar takip ederek Netanyahu ve çetesinin cezalandırılması için mücadele edeceğiz. Eğer böyle bir sonuç alırsak bu insanlığın kazanımı olacak, insanlığın zaferi olacak ve Filistin halkının yaşadığı acıları bir nebze olsun hafifletecek bir büyük kazanım olacaktır."

Habere git