Hep bir çıkış bulamama hali. / Her defasında aynı şeylerin tekrar edilmesi. / Daima yenilgi hissiyle dopdolu olma. / Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarattığı travma. / Özgür Özel’in plansızlığı, hamlesizliği, stratejisizliği. / Kime çatacağını bilememe hali.
*
Bütün bunlar CHP kitlesinde şöyle şeylere yol açıyor:
*
- Bayrakları kapıp parti binalarının önüne gitme konusunda muazzam bir tereddüt.
*
- “Bizim parti böyle olduğu müddetçe Erdoğan daha çok kazanır” tarzı bir kabulleniş.
*
- “Ne haliniz varsa görün” diyerek bir kıyı kasabasına yerleşmeye karar verme.
*
- Kılıçdaroğlu’ndan da Özgür Özel’den de İmamoğlu’ndan da bıkkınlık.
*
- Umutsuzluğun, yılgınlığın, nihilizmin kıyılarında dolaşan bir boş vermişlik.
*
- Bir kopuş, bir çıldırış, bir can sıkıntısı, bir illallah etme, bir yılgınlık.
BUGÜN BUTLAN VAR AÇMASIN GÜLLER
CHP, madem her alengirli durumda “Yiğidim Aslanım” türküsünü çalacak.
O zaman türkünün sözlerini duruma göre değiştirsin.
Böylece hiç değilse bir değişiklik yapmış olur.
*
Mesela “Yiğidim Aslanım / Mutlak Butlan” versiyonu şöyle olabilir:
*
“Bugün butlan var açmasın güller. / Yargıtay’dan kara haber verirler. / Yetkiyi almış Kemal geliyor. / Yiğidim aslanım burada batıyor.”
KILIÇDAROĞLU İLE ÖZEL ARASINDAKİ EN YAMAN ÇELİŞKİ
KEMAL Kılıçdaroğlu...
- CHP’nin ahlaki değerlerini koruması gerektiğini söylüyor.
- Partinin bir arınma sürecine girmesi gerektiğine inanıyor.

- Yolsuzluk, usulsüzlük, kirli ilişkiler falan... Bunları sorun olarak görüyor.
- “Aklan da gel” kampanyası başlatmak istiyor.
*
Özgür Özel ve ekibi ise...
- CHP’de bir ahlak sorunu olmadığını söylüyor.
- CHP’nin ahlakına iftira atıldığına inanıyor.
- “Hepsi iftira, hepsi yalan, hepsi uydurma” çizgisinde duruyor.
- “Ekrem bizim evladımızdır, o hırsızlık yapmaz” diyor.
*
Çok büyük bir çelişki bu.
İflah olması neredeyse imkânsız bir çelişki.
AYLAR SONRA İLK KEZ GÖRDÜM KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU
- Sevinçli bir telaş içindeydi.
- Biraz savruktu, biraz dağınıktı.
- Güce yeniden kavuşmanın enerjisi gelmişti üzerine.
- Ama yine de biraz eli ayağına dolaşıyor gibiydi.
- Kravatsız daha genç göstereceğini düşünmüştü galiba.

- İntikam hissiyle doluydu ama bunu iyi gizliyordu.
- Hamlelerini planlamışlara özgü bir özgüveni vardı.
- “Hain Kemal” sloganlarına acayip bozulduğunu saklamıyordu.
- Tavla yerine satrancı seçmiş gibiydi.
BUTLANIN EN BASİT İZAHI
BİR arkadaşım “Abi gel sana mutlak butlanı en basit biçimde anlatayım” dedi.
*
Ben de “Hadi anlat bakalım” dedim.
*
Başladı anlatmaya:
*
“Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu. Bu iki ismi, iki atlet olarak düşün. Yarışa giriyorlar. Özgür Özel kazanıyor. Ancak Kılıçdaroğlu taraftarları sonuca itiraz ederek ‘doping testi’ istiyor. Test yapılıyor. Bakılıyor ki: Doping yapılmış. Heyet de Özel’i diskalifiye ediyor, Kılıçdaroğlu’nu birinci ilan ediyor. Olay budur.”
*
Anlaşılır olması açısından çok anlaşılır bir izah ama herkesi ikna eder mi?
İşte onu bilemiyorum.
MUTLAK BUTLANIN HAYATIMA ETKİLERİ
- Anneme mutlak butlanı anlatmaya çalıştım. Şu kadarını söyleyeyim: Mutlak butlana maruz kalmak bile daha iyi.
*
- Film izleyeceğim, dizime takılacağım. Fakat nafile! Mutlak butlanla öyle çevrelenmiş durumdayım ki hiçbirine konsantre olamıyorum.
*
- Herhangi bir arkadaş sohbetinde mutlak butlan dışındaki bir konuya sadece üç dakika girebiliyoruz. Sonra yine mutlak butlan.
*
- Sokaktayım. Karşı kaldırımdan bir delikanlı bağırıyor: “Ne diyorsun Ahmet Abi mutlak butlana?” Cevabım şu oldu: “Her şey çok güzel olacak.”
SİYASET ESNAFINA DAİR
- Bir dava şuurları yoktur.
- Hemen karar vermezler, ortamı koklarlar.
- Kafalarındaki soru hep şudur: Acaba bu işten kim galip çıkar.
- Kişisel ikballeri, bütün ikballerin önündedir.
- Otomatik olarak gücün çekim alanına girerler.
- Dün “hain” dediklerine bugün biat bildirirler.
- Siyasette 24 saatin çok uzun olduğuna inanırlar.
*
Yani demem o ki... Siyaset esnafı, başka bir gezegenden gelmiş gibidir.

1 hafta önce
43









English (US) ·