NATO Zirvesinde: Kıyamet senaryosu

5 gün önce 43

Bu zirvenin yeni savaş konseptinin en ayrıntılı görüşmelerine sahne olduğunu görüyorum.

Detayları gördükçe;

Önümüzde bir “kıyamet senaryosu” olduğunu anlıyorum.

Nasıl mı?

Anlatayım...

Yeni savaş konsepti kavramını anlamak için;

NATO’nun yeni “tehdit değerlendirmesi”ne bakmak gerekiyor.

Son stratejik analizlere göre;

 “Masadaki NATO savunma konsepti sahada yetersiz kaldı.”

Sahayı, ABD-İsrail-İran savaşındaki alan olarak tanımlarsak...

Özeti şudur:

HÜRMÜZ ÖRNEĞİ VE KIZILDENİZ YERALTI KABLOLARI

İran Hürmüz Boğazı’nı kapatarak, dünya enerji hattını kesip piyasaları vurunca algı değişti.

Bir Boğaz’ın kilitlenmesinin dünyayı ne hale getirdiği çok açık şekilde görüldü.

Buna Kızıldeniz’deki denizaltı kablo ağlarının güvenliği eklendi.

Tehdit de şu:

-Örneğin Kızıldeniz’deki fiber optik denizaltı kablo ağları vurulursa;

Avrupa ile Asya arasındaki veri kapasitesi çok büyük oranda kesilir. Bu hattı vurup kesen düşman, kıtalararası finans takasına, para dolaşımına, bulut üzerinden işleyen ticarete ve lojistiğe büyük zarar verebilir. Bu da dünya ekonomisi için bir “felç riski”dir.

İşte kıyamet senaryosu da budur.

Dünyada veri akışının kesildiğini düşünebiliyor musunuz?

Ekonomiden enerjiye, teknolojiden her türlü bilgi akışına tam bir “felç hali”...

Gördüğünüz gibi artık düşman doğrudan hedef almak yerine;

Altyapı yatırımlarına, dünya ekonomisini belirleyen fiber ve siber yapılara saldırabilir.

Her türlü insansız araç, denizaltı, dron bu nedenle çok stratejik bir önem kazanmıştır.

BİLGİ BAĞIMLILIĞI VE YAPAY ZEKÂ

NATO’nun yeni analizlerinde, “bilgi bağımlılığı tehdidi” de gündeme geliyor.

Savunma sanayii ve teknoloji alanında bir başka teknolojiye bağımlı kalma.
O teknolojinin ürettiği verilere bağımlı kalma gibi riskler de var. Çin, bu konuda en büyük tehdit olarak değerlendiriliyor.

Bilgi bağımlılığı ya da zafiyetiyle birlikte altyapı meselesi neden önemli? Çünkü muhtemel bir savaşta düşman, ittifakın en kırılgan ülkesini ilk hedef olarak seçip altyapıyı vurabilir.

İsveç, Norveç, Finlandiya ya da küçük Baltık ülkeleri bu konuda dikkat çekici bir harita oluşturuyor.

NATO’nun yeni savunma konseptindeki “kıyamet senaryosu”nun açılımı işte budur.

MARMARİS İÇİN DESTEK YAĞDI

Dün Marmaris Körfezi’ne basılan karasal pisliği yazdım. Dalıp kendi gözlerimle gördüğüm felaketin yıllardır artarak devam ettiğini ve hiçbir önlem alınmadığını aktardım.

Masmavi denize kahverengiden siyaha dönen o karanlığın nasıl çöktüğünü görüntülü olarak yayınladım.

Marmaris Çevre Derneği’nin müthiş mücadelesini ve Marmaris Körfezi’nin ölüm döşeğindeki halini belgeledim.

Siz çevreci, denizci dostlarımdan destek yağdı.

Vatan savunması yalnızca sınırda olmuyor.

Vatanımızı, doğayı, denizleri, gölleri, ormanları, kuşları koruyarak savunuyoruz.

Bu iğrenç kirlenmeye karşı durarak savunuyoruz.

Sahilleri işgal edenlere karşı savunuyoruz.

Denize, ormanlara “rant gözü”yle bakanlara karşı savunuyoruz.

İyi ki varsınız. İyi ki varız.

SSPORT ŞİKÂYETİ İÇİN ADRESİ DEĞİŞTİRİYORUM

Sadettin Saran

’ın kanalı Ssport’un reklam politikasını eleştirmiş, RTÜK’e şikâyet etmiştim.

Çünkü Ssport bize parayla abonelik sattıktan sonra aniden reklam yayınlamaya başladı.

Örneğin Wimbledon Turnuvası’nın game aralarında bile reklam koyar hale geldi.

Böylece iki dakikada bir yayınlanan reklamlarla tenis maçı işkenceye dönüştü.

Şikâyet için aradık. Ulaşmak mümkün değil.

Yapay zekâ kılıklı sonu gelmez cevaplardan başka bir sonuç alamadık.

O nedenle RTÜK’e başvurduk.

Sağolsun RTÜK Başkanlığı bu talebimizi ciddiye aldı ve bilgi notu gönderdi.

Bu yüzden adresi RTÜK’ten Ticaret Bakanlığı’na kaydırıyorum.

Çünkü olay doğrudan tüketici haklarımızı ilgilendiriyor.

Sayın Ticaret Bakanlığı umarım sesimizi duyarsınız.

Habere git