
Türkiye'de kurulacak NATO Karargahı konusunda yarın yapılacak MSB bilgilendirme toplantısında bakanlığın detaylı açıklama yapması beklenti dahilinde. Benim edindiğim bilgilere göre üç noktayı vurgulamak lazım:
1- Adana'da 6. Kolordu Komutanlığı zaten var. Bunun yanı sıra bir de çok uluslu kolordu karargahı olacak. Şu an sadece kuruluş aşamalarını takip eden bir çekirdek ekip var. NATO prosedürleri tamamlanmış değil, o yüzden şu ana kadar açıklanmadı. Komuta Türkiye'de olacak, sabit olacak ve dediğim gibi sadece Türkiye kumanda edecek.
Buraya hemen NATO ülkelerinden askerler gelmeyecek. Savaş durumunda bir savunma ihtiyacı doğarsa, NATO ülkeleri tümenler gönderebilecek ama bu tümenleri sadece Türkiye kendisi de kurabilecek.
2- Bu konu Türkiye'nin talebi ile gündeme geldi. NATO'nun 2023'te aldığı güneydoğu bölgesel planı kapsamında başlatıldı.
3- Bölgede yeni gelişen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmuyor. Müttefiklerin bölgesel savunma planlarını çok daha önceden onayladıkları vurgulanıyor.
2014-2022'ye kadar değişen tehditlere göre bu planlar şekilleniyor.
Adana'da kurulacak Türkiye çok uluslu karargahının daha önce yapılan bölgesel savunma planları kapsamında Polonya ve Romanya'daki benzerleri gibi görev ve sorumluluklar üstlenmesi öngörülüyor. Böylece NATO'nun kuzey doğu, doğu ve güney doğu kanatlarını savunacak planları ve o planları uygulayacak karargahları yürürlüğe girmiş olacak.
Adana'da oluşturulacak çok uluslu karargah, Orta Doğu başta olmak üzere Kafkasya ve Doğu Akdeniz'de kaynaklanacak tehditlere karşı ittifakın caydırıcılığı ve savunma kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Öte yandan Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu da güçlendirecek. Türkiye NATO'nun güneydoğu kanadının savunmasında belirleyici bir role zaten sahip. Bu gelişme Türkiye'nin hem NATO içinde hem de bölgesindeki güvenlik mimarisindeki ağırlığını daha da artıracak. Türkiye'nin tehdit değerlendirmeleri, NATO planlamalarına daha çok girecek. NATO'dan daha fazla ekonomik kaynak alınabilecek.
İstanbul'da kurulacak deniz komutanlığı içinse Karadeniz ve Boğazlar'ın güvenliği NATO'ya bırakılıyor iddiaları kesin bir dille reddediliyor. "Böyle bir çalışma yok" deniyor.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Türkiye, Karadeniz ve Boğazlar üzerinde yetki ve kontrol sahibi. Dolayısıyla Türkiye'nin inisiyatifi olmadan hiçbir şey yapılamıyor. Bunu Rusya-Ukrayna savaşı sırasında da çok net gördük. Oranın güvenliği ve çatışmaların Karadeniz'e sıçraması bu şekilde engellendi. Türkiye, savaş sonrası dönemde de "stratejik önemde gördüğü" Karadeniz'in güvenliğini üstlenecek.
Burada iki temel prensip var:
1- Bölgesel sahiplik ilkesi... Karadeniz'in güvenliğinin kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması öngörülüyor.
2- Montrö anlaşması.
"Karadeniz konusunda bu ikisinden taviz verilmesi kesinlikle söz konusu değil" deniyor. Orada NATO ve NATO dışında üç ayrı çalışma var. Hepsinin liderliği Türkiye'de.
İstanbul'da kurulması planlanan yeni komutanlık, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında olacak. Henüz hazırlık aşamasında ve şu anda sadece Türk personeli var ancak barış sağlanırsa gündeme gelecek bir konu. Ve komutası hep Türkiye'de olacak.
Bir de NATO bölgesel planlamaları kapsamında 2024 yılında kurulan Karadeniz Birleşik Görev Kuvveti var. NATO Bölgesel Planı kapsamında Türkiye, 2024'te komutasını aldı. 2028'e kadar komutası Türkiye'de olacak. Türkiye'den sonra da kıyıdaş ülkeler tarafından dönüşümlü komutasının yapılması planlanıyor. Burada da şu anda sadece Türk personel var. MSB bunun 2024'de kurulduğunu ve komutasının alındığını açıklamıştı. Yani dışarıdan herhangi bir ülkenin gelip komuta etmesi mümkün değil. Bunların hepsi karargah ve bir unsuru yok. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan Temmuz 2024'te kurdukları Karadeniz mayın karşı tedbirleri görev grubu aracılığıyla Karadeniz'de seyir güvenliği konusunda zaten işbirliği halindeler.









English (US) ·