Muhammed Salah’ın açtığı kapı

1 saat önce 36

Salah Trabzonspor'a kaç para kazandırabilir?

Soruyu sadece bonservis, forma ve gol üzerinden sorarsak cevabı eksik kalır.

Çünkü bazı futbolcuların değeri, attıkları gollerden çok açtıkları kapılarda gizlidir.

NBA'in hikâyesinden başlayalım.

Dallas Mavericks formasıyla 2001 yılında NBA'de oynayan ilk Çinli basketbolcu Wang Zhizhi oldu.

Çinlilerin NBA'e ilgisinin artmasının ardından, 2002'de Houston Rockets, yalnızca çok iyi bir basketbolcuyu değil, aynı zamanda büyük bir küresel figürü kadrosuna kattı:

Yao Ming.

“Salah başlıklı bir yazıda NBA ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim.

Şöyle:

Yao Ming'in NBA açısından değeri yalnızca sahadaki performansı değildi.

Çin'in basketbola olan ilgisini NBA'in ticari ekosistemine bağlayan bir insan köprüsüydü.

Ve başarılı oldu.

Bir yıldız sporcunun, doğru yönetildiğinde yalnızca sportif bir yatırım değil; ülke, şehir ve marka yatırımı olabileceğinin kanlı canlı örneğiydi.

Yani transfer edilen yalnızca Yao Ming değildi.

Bir pazar transfer edildi.

Şimdi Trabzonspor'un önünde buna benzer, hatta doğru kullanılırsa daha da büyütülebilecek bir fırsat var.

Muhammed Salah...

Milyonların gönlünde yeri olan bir figür.

Arap dünyasında karşılığı var.

Afrika'da karşılığı var.

Dünyada karşılığı var.

Dolayısıyla Salah'ın Trabzon'a gelişi, yalnızca Trabzonspor'un futbol takımına yapılmış bir transfer olarak görülmemeli.

Salah aynı zamanda bir marka elçisi.

Hatta doğru kullanılırsa Trabzon'un dünyaya açılan vitrini olabilir.

BİR TABAK KUYMAKTAN FAZLASI

Bunun ilk işaretini daha transferin hemen ardından gördük.

Kuymak.

Salah'ın Trabzon mutfağının bu simge lezzetiyle buluştuğu görüntüler milyonlarca kez izlendi.

Dikkat edin...

Ortada pahalı bir televizyon reklamı yok.

Devasa bir prodüksiyon bütçesi yok.

Bir reklam ajansının aylarca üzerinde çalıştığı senaryo yok.

Sadece bir dünya yıldızı, bir tabak kuymak ve Trabzon'un yerel kültürü var.

Ama ortaya bir reklamdan daha değerli bir şey çıktı:

İnsanların yüzünde tatlı bir tebessüm bırakan bir hikâye.

İnsanlar reklamı izleyip geçebilir.

Ama hikâyeyi paylaşır.

Konuşur.

Merak eder.

Araştırır.

Hatta bir gün Trabzon'a gitmek ister.

Kuymak yemek ister.

Karalahana sarmasının tadına bakmak, mısır ekmeğini denemek, kaygana yemek ister.

Uzungöl'ü görmek, Sümela Manastırı'nın önünde fotoğraf çektirmek ister.

Spor pazarlaması tam burada başlıyor.

Trabzonspor'un yapması gereken, bu ilgiyi birkaç sosyal medya paylaşımıyla tüketmemek.

Salah üzerinden “Mısır-Trabzon köprüsü” kurulabilir.

Mısır'a yönelik özel Trabzon tanıtım filmleri hazırlanabilir.

“Salah'ın Trabzon'u” başlığıyla şehrin doğası, tarihi, mutfağı ve futbol kültürü anlatılabilir.

Mısır'daki seyahat acenteleriyle çalışılabilir.

Trabzon'a özel turizm paketleri hazırlanabilir.

Mısırlı taraftarlar için maç ve şehir deneyimini birleştiren organizasyonlar düzenlenebilir.

Trabzonspor'un Mısır'da resmi taraftar yapılanması kurulabilir.

Salah’ın dünyaya geldiği Nagrig köyü Trabzon’un Hamsiköy’ü ile kardeş köy ilan edilebilir.

Bir tarafta Salah'ın doğduğu topraklar...

Diğer tarafta onun yeni futbol şehri.

Bazen iki ülkeyi birbirine yaklaştırmak için uzun diplomatik metinlere değil, bir futbolcuya ve samimi bir hikâyeye ihtiyaç vardır.

Mısırlı taraftarlar için maç ve şehir deneyimini birleştiren organizasyonlar düzenlenebilir.

Trabzonspor'un Mısır'da resmi taraftar yapılanması kurulabilir.

Ve belki daha önemlisi...

Mısır'da faaliyet gösteren şirketlerin kapısı çalınabilir.

Bankalar, telekomünikasyon şirketleri, havayolları, turizm firmaları, gıda ve e-ticaret markaları bu hikâyenin ticari ortaklarına dönüştürülebilir.

TRANSFERİN GÖRÜNMEYEN HESABI

Çünkü bir futbolcu transferinin ekonomik karşılığı sadece forma satışından ibaret değildir.

Bilet, kombine, sponsor, yayın, dijital izlenme, yeni taraftar, yeni pazar, turizm, gastronomi, ticaret, şehir markası...

Bunların tamamı aynı hikâyenin farklı sayfalarıdır.

Bu nedenle kulüplerin transfer maliyetine bundan sonra biraz daha farklı bakması gerektiğini düşünüyorum.

Bir futbolcunun maliyeti sadece bonservisi, maaşı ve primleri değildir.

Gerçek değer, futbolcunun kulübe kazandırdığı ekonomik, sosyal ve marka değerinin toplamıdır.

20 milyon avroluk bir futbolcuyu yalnızca “20 milyon avroluk futbolcu” olarak görmek bu yüzden büyük eksikliktir.

Doğru işletilirse o futbolcu, bir pazara giriş bileti olabilir.

Ama bunun için transfer komitelerinin de değişmesi gerekiyor.

Teknik adamın, sportif direktörün ve scout ekibinin yanına artık pazarlama uzmanı, veri analisti, marka yöneticisi, uluslararası ticaret uzmanı ve AR-GE ekibi de oturmalı.

Bir futbolcu alınmadan önce yalnızca;

“Kaç gol atar?”

“Kaç asist yapar?”

“Kaç maç oynar?” diye sorulmamalı.

Şunlar da sorulmalı:

Hangi ülkede ne kadar tanınıyor?

Hangi pazarı bize açabilir?

Hangi markalarla iş birliği yapılabilir?

Hangi ülkeden turist getirebilir?

Kulübün dijital dünyadaki karşılığını ne kadar büyütebilir?

Hangi ürünü, hangi hikâyeyle satabiliriz?

SADECE MISIR DEĞİL

Salah'tan yalnızca gol beklemek kolay.

Asıl maharet, Salah'ın oluşturduğu küresel ilgiyi Trabzon'un ekonomik ve kültürel değerine dönüştürebilmek.

Üstelik mesele sadece Mısır da değil.

Salah, Liverpool'un uzun yıllar sonra gelen şampiyonluğunun başaktörlerinden biri oldu.

Salah sadece iyi bir futbolcu değil, yaşamıyla örnek gösterilen bir insan.

İngiltere'de saha dışındaki etkisi üzerine yapılan akademik bir araştırma da Salah'ın, Liverpool bölgesinde İslamofobi ve Müslüman karşıtı tutumların azalmasıyla ilişkili etkisine dikkat çekti.

Demek istediğim Salah'ın açabileceği kapının tabelasında yalnızca “Mısır” yazmıyor.

İngiltere de var. Afrika da var. Arap dünyası da var. Dünyanın başka köşeleri de...

Yao Ming NBA'e geldiğinde Çin'i de beraberinde getirmişti.

Şimdi Salah geldi.

Belki de onunla birlikte Mısır'ın sevgisi, merakı, ilgisi ve ekonomik gücü de Trabzon'a gelebilir.

Bütün bunların olup olmayacağını Salah'ın attığı goller kadar, Trabzonspor'un ne kadar vizyoner davranacağı belirleyecek.

Bir yıldız transferinin gerçek değeri sadece attığı gollerle değil...

Açtığı kapılarla ölçülür.

Salah'ın kuymak videosunda güzel bir cümle vardı:

“Rüyada görürsünüz diyenler, bizde rüyalar gerçek olur!”

Şimdi o rüyanın sadece sahada değil, Trabzon'un sokaklarında, turizminde, ticaretinde ve ekonomisinde de gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Kaynak olarak ekle

Habere git