Türkiye’de PKK/KCK siyasi alan yapılanması olarak TBMM içindeki uzantısı DEM adıyla faaliyet gösteren PKK terör örgütü Irak’ta 2002’de PÇDK adıyla, Suriye’de 2003’te PYD adıyla, İran’da 2004 yılında PJAK adıyla faaliyete geçti.
PKK elebaşının 27 Şubat 2025 tarihli “PKK’nın tüm gruplarıyla fesih kararı alması” yönündeki talimatına uymayacağını ilk ilan eden de İran yapılanması PJAK olmuştu.
İşte Öcalan’ın talimatıyla kurulan PJAK, İran’da kendisi gibi 5 silahlı bölücü Kürt örgütü bir araya getirdi ve ABD ve İsrail’in saldırı için geri sayım yaptığı günlerde rejimi değiştirmek ve ülkeyi bölmek için kolları sıvadı. Tabii arkasına Siyonist İsrail’in desteğini alarak...
AMAÇLARI İRAN’I BÖLMEK
Bugüne kadar pek yan yana görülmeyen hatta zaman zaman birbirinin rakibi olan 5 silahlı Kürt örgütü 22 Şubat 2026 günü bir araya gelerek bölücülük amacıyla “İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı” adıyla bir araya geldi.
“İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı” adı verilen yapının başını 2004 yılında PKK elebaşı Öcalan’ın talimatıyla kurulan PKK terör örgütünün İran kolu PJAK çekiyor.
İttifakta İran’ın yasadışı terör örgütü olarak kabul ettiği PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi), KDP-İ (İran Kürdistan Demokrat Partisi), PAK, Kürdistan Özgürlük Partisi, Komele (Kürdistan Emekçiler Topluluğu), İran Kürdistanı Mücadele Örgütü yer alıyor.
İsrail istihbarat örgütü MOSSAD’ın kontrolünde olan 5’li bölücü ittifak kuruluş amacını şöyle açıkladı: “Ana hedefimiz İran İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi için mücadele etmektir. Kürtlerin kendi kaderlerini tayin etme hakkının gerçekleştirilmesi ve Rojhilatê Kürdistan’da Kürtlerin ulusal siyasi iradesine dayalı ulusal ve demokratik bir yapının kurulmasıdır. Bu aşamada İran’daki tüm ulusların İslam Cumhuriyeti’ne karşı çabalarını ve protestolarını destekleyeceğiz. Demokratik ve kapsamlı bir dönüşümün kurulması korunsa da, diğer taraflarla herhangi bir işbirliği ve ittifakın temeli, ulusların ulusal haklarının tanınması, demokrasinin kabul edilmesi ve her türlü diktatörlüğün reddedilmesi olacaktır.”
ABD, PJAK TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN ETTİ AMA...
Silahlı bölücü yapıların tamamı İran tarafından yasaklı terör örgütü olarak kabul edilirken, PKK’nın İran kolu PJAK, 4 Şubat 2009 tarihinde ABD tarafından terör örgütü olarak kabul edilmiş, tespit edilmesi halinde yöneticilerinin mal varlıkları ile ilgili dondurma kararı alınmıştı.
Buna karşın ABD’nin tıpkı PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’ye olduğu gibi PKK’nın İran kolu PJAK’a da DEAŞ’le mücadele adı altında eğitim ve destek verdiği uluslararası medyaya yansıdı. ABD yanında İsrail’in MOSSAD üzerinden PJAK’a temas ve desteği aralıksız devam etti.
İran’da başlayan son ayaklanmalardan sonra karşılıklı ilişki İsrail basınına da yansıdı. İsrailli Jerusalem Post gazetesi, “PJAK komutanı, İran vatandaşlarının özgürlüğünün İsrail ile işbirliğine bağlı olabileceğini söyledi” başlıklı 20 Şubat tarihli haberine şöyle başlıyordu: “Tahran yönetimi en çok aranan kadınlardan biri olan Peyman Vian, özgür bir İran’ın İranlılar ve İsrail arasındaki işbirliğinden kaynaklanabileceğini söyledi.”
Öyle de oldu, 5 bölücü silahlı yapılanma İsrail’in Kanal 12 isimli kanalında yayınlanmasından bu haberlerin yayınlanmasından sonra bir araya geldi ve bölücü ittifakı oluşturdu.
İRAN YAKALADIKLARINI İDAM ETTİ
Medyaya yansıyan haberlere göre, MOSSAD özellikle zaman zaman ayaklanma çıkartma konusunda İran’daki gizli faaliyetlerinde en çok bu 5 ayrılıkçı örgütü kullandı. İran yönetimi de zaman zaman yaptığı operasyonlarla, bir araya gelip ittifak kuran PKK/PJAK’ın başını çektiği beş bu örgüt mensuplarından MOSSAD’a ajanlık yapanları yakalayıp idam etti.
Buna karşın İsrail, İran’da MOSSAD aracılığıyla, siyasetçilere, ordu mensuplarına, biliminsanlarına yönelik suikastlar yanında, sokakları karıştırmak yanında bölücü terör örgütlerine aralıksız destek vermeye devam ederken, bir araya gelen 5 örgütün oluşturduğu ittifakı da destekliyor. Bu ittifakın oluşmasında önemli aktörlerden birisi de MOSSAD ile ilişkileri bilinen Kuzey Irak’taki Barzani yapılanması.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE GİBİ TERÖRSÜZ BÖLGE ÖNEMLİ
Elbette İran’a yönelik saldırı her yönüyle Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Öncelikle, PKK elebaşının çağrısına rağmen, PKK’nın fesih kararı almasına ve ilan etmesine rağmen silahlı yapılanmasını tasfiye etmediği görülüyor. Suriye’den Irak’a, Irak’tan İran’a eleman ve silah kaydıran terör örgütünün tüm faaliyetleri de Kandil’deki yöneticileri tarafından idare ediliyor. Bu anlamda Öcalan’ın çağrısı göstermelik yerine getirilse de tam anlamıyla yerini bulmuyor. Bilindiği gibi PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’nin Suriye yönetimiyle entegrasyon çalışmalarına yönelmesinden sonra ülkeyi terk eden terör örgütü mensuplarının Irak, oradan da İran’a geçtiğine dair bilgiler medyaya yansıdı.
Suriye ve Irak’tan geçen teröristlerle birlikte İran’daki mevcudiyetini artıran terör örgütü PKK, olası bir ABD ve İsrail saldırı anında karadan saldırıya geçerek ayaklanmalara destek verirken, belli bölgeleri de işgal ederek İran’daki bölünmeyi tetiklemeye girişecek. Tüm bu gelişmeler arkasına İsrail desteğini alan PKK terör örgütünün talimatıyla Suriye’deki entegrasyon çabalarını da kesintiye uğratabilir. Elbette bu durum Türkiye-İran sınırında ciddi bir tehlike de oluşturabilir.
Siyonist İsrail’in istediği de bu zaten. Suriye’de PYD/YPG üzerinden yapamadığını İran’da PKK/PJAK üzerinden gerçekleştirmek. O yüzden “Terörsüz Türkiye gibi Terörsüz Bölge” önemli. İşte bu yüzden PKK’nın Türkiye’de olduğu gibi Suriye, Irak ve İran’daki yapılarının temizlenmesi önemli.

4 saat önce
27










English (US) ·