Giriş Tarihi: 27 Ekim 2026 09:47
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Orta Doğu'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol altyapısı krizleri, Ukrayna-Rusya gerilimi dünyayı yeni bir enerji krizinin eşiğine getirirken, Türkiye enerjide "tam bağımsızlık" ve küresel aktör olma hedefinde tarihi bir adıma daha hazırlanıyor. 2017 yılında Berat Albayrak'ın öncülüğünde hayata geçirilen Milli Enerji ve Maden Politikası'nın kazanımlarıyla Milli Enerji 2040 vizyonuna hazırlanıyor. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, Karadeniz'deki doğal gaz keşfinden yerli petrol üretimine, nükleer enerjiden yenilenebilir kaynaklara uzanan stratejik hamlelerin Türkiye'ye sağladığı avantajları köşesine taşıdı.
Orta Doğu'daki savaşlar, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol hatlarına yönelik saldırılar ve rafineri krizleri dünyanın yeni bir küresel enerji krizine sürüklendiği bir dönemde Türkiye, oyun kurucu rolünü pekiştirecek dev bir stratejiye imza atıyor.
Dünyada yaşanan bu enerji sıkıntısında Türkiye, 2017'de Berat Albayrak'ın vizyonuyla başlayan 'Milli Enerji ve Maden Politikası' hamleleri ile enerjide bağımsızlık yolunda tam gaz ilerliyor.

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör konuyla ilgili olarak Türkiye'nin 2040 vizyonuyla birlikte yeni bir stratejik hamleye hazırlandığını söyledi.
İşte Güngör'ün "Yeni enerji mimarisi" başlık yazısından detaylar:
ABD-İsrail-İran savaşı, Ortadoğu'da yaşanan jeopolitik gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda petrol altyapısına yönelik saldırılar, Libya'da yaşanan üretim kayıpları derken dünya yeni bir enerji kriziyle karşı karşıya... Avrupa'da enerji fiyatlarındaki yükselişin de etkisiyle hayat pahalılığı protestoları yayılıyor. Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerileri ve enerji tesislerini hedef alan İHA saldırıları, ülkenin yakıt altyapısını olumsuz etkiliyor. Güneydoğu Asya'da enerji arz güvenliği ve çevre krizleri ekseninde tansiyon yükseliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle artan enerji fiyatlarının yol açtığı enflasyon, ulusal bütçeler üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Kasım başındaki ara seçimler öncesinde baskı altında olan ABD yönetimi, Rusya ile acele bir dizel anlaşması yaparak fiyatlardaki yükselişi baskılamayı amaçlıyor.

Anlayacağınız, enerji tedarikinde ortaya çıkan sorunlar küresel ekonomilerdeki baskıyı artırıyor.
Uzmanlar, önümüzdeki 2-3 yıl içinde dünya enerji haritasının yeniden çizileceğini öngörüyor.
Peki ya Türkiye bu süreçten nasıl etkileniyor?
Elbette yükselen emtia fiyatları Türkiye'de de maliyetleri artırıyor.

Ancak…
2017'de Berat Albayrak'ın vizyonuyla başlayan 'Milli Enerji ve Maden Politikası' hamleleri küresel enerji akışında yaşanan kırılmada Türkiye'yi bir adım öne çıkarmış durumda. Yerli gemiler, mühendisler ve teknik imkanlarla arama çalışmalarının başlatılması, Karadeniz'deki dev doğalgaz keşfiyle yerli gazın hanelere ulaşması, Güneydoğu'da açılan petrol kuyuları, Somali, Libya, Pakistan gibi ülkelerde petrol-gaz arama anlaşmaları, Akkuyu'da faaliyete geçmeye hazırlanan nükleer santral, yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 63.1'e çıkarılması hepsi enerjide tam bağımsızlık vizyonunun parçalarıydı.
Şimdi Türkiye yeni bir stratejik hamleye daha hazırlanıyor.

2040 vizyonu…
Bu vizyonun temelinde elektrifikasyon var.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yeni vizyonu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, 5 Kasım'da İstanbul-Dolmabahçe'de açıklayacak.

Türkiye'nin enerji alanındaki 2040 stratejisi üç temel başlık üzerine kuruluyor: Talep, bağımlılık ve karbonsuzlaşma. Yeni enerji mimarisi beş temel başlıkta ele alınacak. Bunlar arasında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji, petrol ve doğalgaz ile madenler var.
Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar Türk ekonomisi elektriklendirilecek. 2040'ta Türkiye, enerji ihtiyacının yüzde 70'ini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyor. 2024-2030 döneminde enerji verimliliği alanında 20 milyar dolarlık yatırım hedefleniyor. Birincil enerji tüketiminin yüzde 15 azaltılması planlanıyor. Akkuyu dışında Sinop ve Trakya'da birer nükleer santral daha kurulması, büyük ölçekli nükleer santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörler (SMR) alanında da yatırım ve işbirliği fırsatları yeni vizyonda yer alacak başlıklar. 2040 vizyonunda dijitalleşme, altyapı ve bölgesel bağlantılar da ön planda olacak.

Elektrik iletim şebekesinin güçlendirilmesi için 2035'e kadar en az 30 milyar dolar, dağıtım şebekesi için ise en az 50 milyar dolarlık yatırım planlanıyor. Doğalgaz depolama tesisleri, yeniden gazlaştırma terminalleri, boru hatları ve kompresör istasyonları gibi altyapılar da geliştirilecek. Komşu ülkelerle doğalgaz, elektrik ve petrol alanlarında bölgesel bağlantılar kurulması da planlar arasında. 2040'a kadar enerji ve maden sektörlerinde yapılması planlanan yatırımların toplamı 300 milyar doların üzerine çıkacak. Türkiye Petrolleri, Eti Maden, BOTAŞ, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) yeniden yapılandırılacak, "ulusal şampiyonlar" haline getirilecek.
Türkiye, 2040 vizyonuyla, küresel enerji haritası yeniden şekillenirken, oyunda başat aktörlerden biri olduğunu gösterecek.
Mobil uygulamalarımızı indirin

1 saat önce
20










English (US) ·