MHP lideri Devlet Bahçeli'den partisinin grup toplantısında önemli mesajlar

2 ay önce 28

MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM'de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

MHP LİDERİ BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARINDA ÖNE ÇIKANLAR

Türkiye tarihi bir eşiktedir. Terörsüz Türkiye hedefine cephe açanlar beş para etmez.

Yeni yılda öğretmenlerimiz ile ilgili kararlı adımlar atılmalı. Ataması yapılamayan öğretmenlerimiz için ek kontenjan tanınmalı.

Bu an yeni geleceğe açılan kapıdır.

Türkiye kabuğuna çekilerek yüzyıla istikamet çizemez.

Birbirimize küselim istiyorlar. Hiç kimse şehitlerimiz üzerinden istismar yapmasın.

Bölücüğün kaynağı kuruyor. Bundan korkuyorlar.

En ciddi muhatap İmralı.

CHP'nin İmralı'ya gitmeme kararı hiç sorun değil, biz seyirci değiliz.

Ayrıntılar geliyor...

MHP LİDERİ BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARININ TAMAMI

Çok şükür, merhum Türkeş Bey'in iki emaneti, yani Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları emin ve iyi ellerdedir; kaldı ki layıkıyla temsil edilmektedir.

Dünden bugüne parlayan üç ilâhî ışığı, inançla ifade ediyorum ki, geleceğe ümit saçmakta ve milletimize güven vermektedir.

Tarih boyunca Türk milletini yaşatmak uğruna hayatlarını feda eden kahraman ecdadımızı, aziz şehitlerimizi rahmet ve şükran duygularımla yâd ediyorum. Bir ülkü etrafında toplanmak için bizlere liderlik etmiş, yol göstermiş, ömrünü Türklük ve Türkiye ülküsüne adamış Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'e ve ebediyete intikal etmiş bütün dava arkadaşlarıma Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.

"TÜRKİYE TARİHİ EŞİKTE"

Muhterem arkadaşlarım. Hangi cihet ve niyetten bakarsanız bakınız, Türkiye'mizin ve aziz milletimizin tarihi bir eşikte olduğunu hemen fark etmeniz mümkündür ve müessirdir. Hayat ve hadiselerin iç yüzüne nüfuz ettiğiniz takdirde görürsünüz ki hiçbir başarı, hiçbir gelişme, hiçbir fetih veya fecir vuslatı külfetsiz ve zahmetsiz nasip olmamıştır.

İnanç ve itikad aydınlığımız, kahırdan nice lütufların doğacağını; bu kutlu doğuşla birlikte hüzünle bezenmiş güz mevsiminin, huzurla bereketlenmiş gül bahçesiyle yer değiştireceğini müjdelemektedir.

İçi akrep dolu altın kabının etrafında el ovuşturup pay kapmanın telaşına düşen; iç âlemi tanımadan dışıyla alâkadar olan; öze ve içeriğe değil de görünen ve gösterilenle ilgilenen yağmacı aymazların bu müjdeye uzak ve yabancı kalacağı çok açıktır.

Meşhur bir atasözümüzde tarif ve tazim edildiği üzere: "Yerden havaya toz kalkar; havadan yere rahmet iner. Her kap kendisinden sızar." Aynı mana derinliğine haiz ve malik olan Hazreti Mevlâna'nın şu sözü de kulaklarımızda çınlamalıdır: "Testinin içinde ne varsa dışarıya o sızar."

20. yüzyılın parlak düşünce insanlarından birisi aynen şöyle demiştir: "Hareket hâlindeki cehaletten daha korkunç bir şey yoktur."

Ülkemiz bir yandan yeni yüzyıla barış, huzur ve kardeşlikle ihata etmenin haklı ve şanlı mücadelesini sürdürüyorken, diğer yandan hareket hâlindeki cehalet, dalâlet ve melânetle biteviye meşgul olmakta, daha doğrusu meşgul edilmektedir.

Bugün bunun, yürek yaralayan, iç karartan, moral ve motivasyon erozyonuna yol açan pek çok misali vardır ve bütün yönleriyle karşımızdadır. Bir kaşık suda fırtına koparan sevgisiz ve seviyesiz zihniyetlerin Türkiye'nin önünü kesme faaliyetleri dikkatle tefrik ve tefsir edildiğinde ne demek istediğim kolaylıkla anlaşılabilecektir.

Siyasi hayatları boyunca devamlı istasyon değiştirerek ne kemiksiz ne de vaat düşkünü olduklarını belgeleyenler, fitnenin silahına sarılmışlardır. Terörsüz Türkiye hedefine cephe açan düzenbaz, fitnebaz ve matrabaz siyaset cambazlarının haysiyetlerindeki zaafı, hüviyetlerindeki zayıflığı görüyor; bunların alayının beş para etmez ciğerini yakından biliyoruz.

"ÜMİDİM VE DİLEĞİM, ATANAMAYAN TEK BİR ÖĞRETMENİMİZİN DAHİ KALMAMASIDIR"

Bu kapsamdaki değerlendirmelerimi teferruatla paylaşmaya geçmeden evvel, dün kutladığımız 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili düşüncelerimi huzurlarınızda ifade etmeyi zaruri addediyorum.

Öğretmenlik, hamlığı olgunluğa ulaştıran ustalık, körpe dimağları doyuran ustalılıktır. Öğretmenlik, cevheri özenle ve özgüvenle işleyen sanatkârlık; şahsiyeti kalem, kelâm ve kitap teknesinde yoğuran âlicenaplık; geçmişi özümseyip geleceğin sahnesini kuran sancaktarlıktır.

Sözün kısası, öğretmenler medeniyet meşalemiz, aydınlık geleceğin mimarlarıdır. Eğitim ve öğretim süreci; bir iptidâ merkezi olan bu dünyada, maddenin neden olduğu metafizik, irrasyonel çukurlara düşmeden mânen, rûhen ve fikren zengin yaşamanın emin ve emniyetli yoludur.

Bir insanın aklî selîme ve kalbî selîme vasıl olması, öğretmenin müşfik ve müteferrik davranışına; sabır ve sebatla çevrilmiş bilgi, görgü ve tecrübe aktarımına bağlıdır. Her öğretmen dünyadır. Her öğretmen muhteremdir. Her öğretmen kemal ve edeple hatırlanmalı; maruz kaldığı sosyal, mesleki ve ekonomik sorunlar birer birer çözülmelidir.

Mutsuz, umutsuz ve huzursuz öğretmen; kaygılı ve aklı karışmış nesillerin maalesef hazırlayıcısı olacaktır. Yeni yüzyılda öğretmenlerimizin acil ihtiyaçlarını karşılayacak, onların yüzünü güldürecek, mağduriyet ve muhtaçlıklarını bertaraf edecek, öğrenen ile öğreten arasındaki bağı güçlendirecek kararlı adımların atılması gerekmektedir.

Ümidim ve dileğim, atanamayan tek bir öğretmenimizin dahi kalmamasıdır.

Habere git