Enis Arıkan ve Hazal Kaya dostluğu meğer çocukluk yıllarına dayanıyormuş. İki ünlü oyuncu, çocukluk döneminden gelen bir arkadaşlıkları olduğunu belirterek geçmişi yeniden anımsadılar. Programda Enis Arıkan, ''Hazal yaramaz ve hareketli bir çocuktu, hatta berbat bir çocuktu.'' diye söyledi.
''BOŞANMIŞ BİR AİLEDE BÜYÜDÜM''
Hazal Kaya ise çocukluk dönemine dair dikkat çeken ifadeler kullandı. Boşanmış bir ailede büyüdüğünü, çocukluk yıllarında oldukça hareketli olduğunu ve okul hayatında zaman zaman disiplin sorunları yaşadığını anlattı.
''Boşanmış bir ailede büyüdüm, herkes benim denyoluklarıma alıştı. Herkes annemden korkuyordu ben korkmuyordum. Annem beni sana emanet ediyordu. O dönem oyuncular sete otobüsle gidiyordu. Arabayla sete gideceksek Enis götürürdü.''

Kaya ise şu sözleri söyledi:
''Okuldayken uzaklaştırma aldım, bir günlük. Müdür yardımcısına dedim ki uzaklaştırma günümü bana söyleyin sete haber vereceğim iş koysunlar o güne diye söyledim. ''

''TAKSİM'DE BÜYÜDÜM, BENİM KÖYÜM ORASI''
Kaya, setlere gidiş gelişlerin o dönem daha farklı şartlarda olduğunu, oyunculuk yolculuğunun da kolay başlamadığını ifade etti. Okul ve set arasında geçen yoğun tempoda erken yaşta sorumluluk aldığını belirtti.
''Eskiden bu kadar sınıf farkı yoktu. Okula biz otobüsle gidiyorduk. Çok zenginlik içinde büyümedim ben. Hep Taksim kızıydım. Kültürel bir ortam vardı. Benim köyüm oraydı. İstediğim şey ünlü olmak değildi. Kemanı ve baleyi bıraktım oyuncu olayım hepsini yaparım dedim. Konservatuvar okumaktan çok korktum, ünlüyken konservatuar okuyana iyi davranmıyorlardı o dönem. Kalbim kırılırdı. ''

''PARASIZ DA KALDIK, HAKKIMIZ DA YENDİ''
Genç yaşta ünlü olan iki dost şunları söyledi:
''Sana da bana da bize yapılan bir sürü haksızlığa kimse gak demedi. Ben büyük olduğumda böyle davranmazdım dedim. O zaman herkes provalara giriyordu. Biz Genco'da ikinci rollerdik ama başrol bile audition için gelirdi. Bizim kariyerimizde arkamıza yaslanabileceğimiz kimse olmadı. Olduysa da oyunculardı, ekipten birilerdi. Annesi sanatçıların avukatıymış torpili varmış dediler ama olmadı. Parasız da kaldık. En çok bizim hakkımız yendi, aksine bir de en son öğütülebilecek insanlar bizmişiz gibi. En önce bizi öğüttüler. Kimsenin de ekmeğini yemedik, hakkını yemedik. 7 kat elin bile savunuculuğunu yapan ben hiç kendimi savunmadım. ''
İkilinin anlattığı bu anılar, yıllar önceki dostluklarına ve aynı çevrede şekillenen kariyer başlangıçlarına dair yeni detayları ortaya çıkardı.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

2 saat önce
35










English (US) ·