Hafta başında Umman açıklarında ticari gemilerin yeniden hedef alınması ve ardından gelen karşılıklı sert açıklamalar, Hürmüz Boğazı’ndaki kırılgan sakinliği tamamen havaya uçurdu. Bugün ekonomi yönetimlerinin karşısında, nisan ayındaki o büyük felç dalgasından çok daha derin, yapısal ve doğrudan küresel tedarik zincirini hedef alan bir “dijital deniz ablukası” var.
Brent petrolün varil fiyatı, boğazdaki felcin derinleşmesiyle birlikte 79,50 doları aşarak hızlı bir şekilde 80 dolar psikolojik sınırına dayandı. Yatırım bankaları ve enerji masaları, bu ani sıçramayı “büyük şokun ilk dalgası” olarak yorumluyor.
Peki, piyasaların o kısa nefes alma döneminde ne değişmişti ki bugün yeniden küresel enerji, emtia ve navlun hatlarında kırmızı alarm veriliyor?
Öncelikle altını çizmemiz lazım. Ateşkes süresince Hürmüz’de çarklar hiçbir zaman tam anlamıyla dönmedi; piyasalar sadece fırtına öncesi sessizliği fiyatladı. Savaş öncesinde günde ortalama 130 ticaret gemisinin özgürce süzüldüğü bu hayati su yolunda, ateşkes döneminde geçişler ancak günlük 70-76 gemi bandına toparlanabildi. Armatörler, küresel sigorta konsorsiyumları ve lojistik devleri körfezin kalıcı bir güvenliğe kavuştuğuna hiçbir zaman ikna olmadı ve kapasite artışına gitmedi. Nitekim korkulan oldu ve 7 Temmuz itibarıyla o ince ip tamamen koptu.
SIKINTI SADECE PETROLDE DEĞİL
FİİLİ kapanma, küresel emtia ve enerji piyasalarını tam da yaz ortasındaki aşırı sıcakların (El Nino etkisiyle) getirdiği yüksek tüketim baskısının ortasında yakaladı. Boğazın kapanmasıyla ham petrolün varil fiyatı şimdiden 77 dolar sınırına dayanmış durumda. Ancak asıl tehlike, uluslararası enerji analistlerinin ve yatırım bankalarının masaya koyduğu yeni “kötü senaryo” modellemeleri. IMF ve Dünya Bankası’nın küresel volatilite raporlarında da işaret edildiği üzere; stratejik petrol rezervlerinin dünya genelinde son on yılların en düşük seviyesinde seyretmesi, arz esnekliğini tamamen yok ediyor. Sadece petrol değil, LNG ve kritik sanayi hammaddelerinin de körfezde sıkışması, sanayi üreticileri için çok ciddi bir “termin, tedarik ve astronomik maliyet” krizi anlamına geliyor.

‘BRENT PETROL 120 DOLARI BULABİLİR’
ENERJİ uzmanları, Hürmüz’deki tıkanıklığın temmuz ayı sonuna kadar çözülememesi durumunda, küresel pazarlarda günlük 3 ila 5 milyon varillik ani bir arz açığı oluşacağını öngörüyor. Wall Street’in dev yatırım bankası Goldman Sachs, dün emtia piyasalarına yönelik acil durum raporu yayınladı. Bankanın enerji analistleri, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın sadece bir lojistik gecikme olmadığını, küresel petrol arzının yüzde 20’sinin fiilen kilitlendiğini vurguluyor. Raporda, “Eğer boğazdaki bu çift yönlü askeri abluka önümüzdeki hafta sonuna kadar esnemezse, Brent petrolünde 100 dolar seviyesi iyimser bir tahmin olarak kalacaktır. Tedarik zincirindeki kopma, fiyatları doğrudan 115-120 dolar bandına fırlatabilir” uyarısı yapıldı.
HÜRMÜZ’ÜN ATEŞİ BİZİ DE YAKIYOR
TÜRKİYE bu savaşın bir tarafı değil. Ancak petrolün, doğalgazın ve küresel ticaretin tam ortasında bulunan bir ekonominin bu fırtınadan etkilenmemesi de mümkün değil. Hürmüz’de yaşanan her aksama, aslında birkaç hafta sonra Türkiye’de pompaya, market rafına ve sanayi üretimine yansıyan bir maliyet zincirinin ilk halkasını oluşturuyor. Sıkıntı sürerse enerji fiyatlarında artış, enflasyonda yükseliş, ihracat pazarlarında sıkıntı, deniz taşımacılığında pahalılık, finans piyasalarında dalgalanma gündemde kalmayı sürdürecek. Korkarım bu yaz daha da sıcak geçecek....
BİR GÜNDE İKİ GEMİ GEÇEBİLDİ
BLOOMBERG ve Kpler gemi takip sistemlerinin 24 saatlik analizleri makro ekonomik riskin vahametini net bir biçimde ortaya koydu. Hürmüz’den 9 Temmuz günü sadece iki gemi geçebildi. Biri ABD onaylı bir tanker, diğeri ise İran bayraklı bir konteyner gemisi. Koca bir su yolu, iki ülkenin askeri sınır kapısına dönüşerek ticari geçişlere fiilen kapandı. Uluslararası Enerji Ajansı paniği yatıştırmak adına dün bir açıklama yaptı ve üye ülkelerin acil durumlar için tuttuğu Stratejik Petrol Rezervlerinin (SPR) serbest bırakılması yönünde bir koordinasyon başlattıklarını duyurdu. Ancak analizde, dünya genelindeki stratejik rezervlerin halihazırda son on yılların en düşük seviyesinde olduğu hatırlatıldı.

1 hafta önce
31










English (US) ·