1-Sonuna da şu notu eklemiş: “Sizin de temizlenmesi için destek verdiğiniz Marmaris Körfezi ölüyor ve kurtaramıyoruz... Sizin de bizzat dalış yaptığınız Yalancı Boğaz Arıtma sistemlerini hatırlayın. Hala aynı. Ve yenileme projemiz var. O gün dalıştan çıkınca Yalancı Boğaz için (Dünyayı gezdim beni foseptik içinde yüzdürdün Kutengin) sözünüzü hiç unutmadım… Lütfen desteğe devam edin. Kurtaralım körfezimizi...”
Gerçekten de yaklaşık 25 metreye daldığımızda feci bir görüntüyle karşılaşıyoruz.

İŞTE O FOTOĞRAFI BÖYLE ÇEKTİRDİM
Daldığımda boru hattına bakmış ve “Aman Allah’ım bu ne?” diye sormuştum.
Borulardan öylesine bir atık fışkırıyordu ki...
Kahverengiden siyaha doğru gelen bu atıklar, masmavi denize simsiyah bir karanlık gibi çöküyordu. Durdum. Bir daha baktım.
Feci bir görüntü. Pisliğin içinde yüzüyordum.
İbret olsun diye bu fotoğrafı çektirttim.
İnsanın doğayı nasıl kirlettiğini belgelemek için bu fotoğrafı çektirttim.
Evet;
Marmaris’in bütün atığı borularla Yalancı Boğaz’ın hemen arkasından açık denize doğru veriliyor. Ama dalınca gördük ki;
O atık körfezin hemen dışından tekrar körfezin içine dönüyor.
Restoran mutfaklarından, otellerden, evlerden gelen yağlar, pis sular, kanalizasyon adeta fışkırırcasına hemen yakına basılıyor. Ve oradan büyük oranda körfezin içine dönüyor.
Bir de körfezin girişine yapılan devasa oteli düşününce kirlenmeyi siz tahmin edin.
Hayatını Marmaris Körfezi’nin ve Marmaris’in korunmasına adayan Ahmet Kutengin mücadeleyi hiç bırakmadı.
İşte son olarak Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. Ahmet Nuri Tarkan ve Temel Bilimler Balıkçılık Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr Tülin Çoker; sualtı görüntüsü çeken Savaş Karakaş ve dernek üyeleri bir dizi “Körfezi Kurtarma Projesi” hazırlamışlar.
Projede Marmaris Körfezi’nin her metrekaresindeki çamurlanma miktarları belirlenmiş.
Harita üzerinde istatistikler halinde verilmiş.
Dip taramaları yapılmış.
Hangi noktada ne kadar çamur var, rakamlar halinde veriliyor.

2-ÇEVRE BAKANLIĞI’NIN BÜYÜK TEMİZLİK PROJESİ
Dün Göcek’teki tekne bağlama rejimiyle ilgili gerçekleri birinci ağızdan aktarmıştım.
Gerçek özetle şöyleydi:
“ÇED raporu yeniden istenecek. Ve tonoz sistemi devam edecek. Diğer sahillere yayılacak.”
Bugün ise “ölümün eşiğindeki körfezlere” bakıyorum.
Fethiye ve Marmaris körfezleri.
Fethiye Körfezi öylesine çamura boğuldu ki;
Körfeze giriş, derinlik açısından ciddi şekilde daraldı. Yıllarca bu çamurlanmanın temizlenmesi üzerine projeler yapıldı. Sözler verildi ama olmadı.
Nihayet iki büyük “temizleme gemisi” Çin’den satın alındı ve montaja başladı.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un bu konuya verdiği önemi yakından biliyorum.
Son sohbetimizde gemilerin Fethiye ve Marmaris’te çalışmaya başlayacağını söylemişti.
Ardından Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk’le konuştum.
Ve o sohbetten anladım ki;
“Çok yakında gemiler göreve başlıyor.”
Çevre Bakanı Kurum Fethiye ve Marmaris Körfezi’ne geliyor.
Ve gemiler çalışmaya başlıyor.
Umarım, Marmaris Çevre Derneği’nin bu projeleri de dikkate alınır.
Ve ilk kez devlet bir sivil toplum kuruluşuyla birlikte bir çevre projesi başlatmış olur.
3-SADETTİN SARAN’IN SSPORT’U YETER ARTIK
SSport kanalına para verip abone oluyorsunuz. Her ay ödemenizi yapıyorsunuz.
Amacınız ne?
Özel spor karşılaşmalarını izlemek.
Mesela ben özellikle tenis maçlarını izliyorum.
O ana kadar her şey iyi. Ama o da ne?
Tenis dünyasının en önemli turnuvalarını izlerken, ani bir değişiklik.
Reklamlar başlıyor.
Yahu arkadaş;
“Ben reklam izlememek için parayla kanalına abone oldum. Ama sen şimdi her bir oyunun arasında bana reklam dayatıyorsun. Üstelik teniste de oyun araları neredeyse 2 dakikada bir geliyor. İşkence mi bu?”
Başka şikâyetler de gelince SSport’u aradık. Ama ne mümkün. Kimse yok...
İşte buradan yazıyor ve RTÜK’e soruyorum.
Parayla abone olduğumuz bu kanal daha önce reklamsızdı.
Şimdi reklam başladı. Hem bizden para alıyor. Hem de reklam.
Ne yapacağız?

6 gün önce
38










English (US) ·