Macron’dan Fatih Tutak’a: Gel Fransa’da restoran aç

6 gün önce 45

Karaca’nın CEO’su olarak hep çok önemli sosyal sorumluluk projelerinin içindedir.

Aynı zamanda da Türk mutfağının gelişmesine kendini adamış durumdadır.

*

Fatih Karaca, Türkiye’nin iki önemli şefiyle ortak proje yürütüyor:

- Şef Fatih Tutak’la TURK isimli Türkiye’nin yüz akı bir restoran.

- Şef Ömür Akkor’la NAHİTA isimli çok özgün bir restoran.

 Gel Fransa’da restoran aç

*

Fatih Karaca’yla gittik Fatih Tutak’ın TURK’una.

Fatih Tutak, her zaman olduğu gibi yine tamamen işine odaklanmıştı.

Mutfakta hummalı bir çalışmanın tam ortasındaydı.

*

Minik bir ara verdiğinde konuyu hemen NATO Zirvesi’ne getirdim.

Her zaman serinkanlı olan Fatih Tutak’ın ilk kez heyecanını gizleyemediğini gördüm.

Çok gururluydu, çok mutluydu.

*

Emine Erdoğan’la çalışmışlar zirve öncesinde.

Ta en baştan Emine Erdoğan’ın yaklaşımı şu iki ana noktada olmuş:

- BİR: Anadolu Türk Mutfağı’ndan örneklere yer verilmeli.

- İKİ: Türkiye’nin farklı bölgelerinden ürünler olmalı.

Fatih Tutak, işte bu yaklaşıma bağlı kaldıklarını ve Türkiye’nin lezzetlerini çağdaş bir dille anlattıklarını söylüyor.

 Gel Fransa’da restoran aç

*

Menünün medyaya çok doğru biçimde yansıtılmadığını söylüyor Fatih Tutak.

Mesela “Bizim menümüzde Sütlü Nuriye diye bir tatlı yoktu. Nereden çıktı bu Sütlü Nuriye? Bilmiyorum” diyor.

Sütlü Baklava” diyor Fatih Tutak sundukları tatlıya.

Tatlıyı şöyle anlatıyor: Süt kaymağının içinde antep fıstığı köpüğü, çıtır baklava, Maraş dondurması ve bergomat eşliğinde.

*

NATO Zirvesi’nin menüsünde mantı da vardı.

İşte o mantının bir örneğini görüp tattım.

Ban sanıyordum ki: Tabak dolusu Kayseri mantısı söz konusu.

Hayır, hayır!

Biraz irice bir mantı tanesi, tütsülenmiş Ayaş domates salçası eşliğinde sunuluyor.

Atıyorsun ağzına ve mantı olayı bitiyor. Ama damakta çok esaslı bir tat kalıyor.

Fatih Tutak’ın mantısını yedikten sonra “Benim hemen gidip özgün bir Kayseri mantısı yemem lazım” demiş bulundum.

*

Peki liderler beğendiler mi yemekleri?

Fatih Tutak, tek tek hepsiyle el sıkışmış. Hepsi çok beğendiklerini söylemiş. En çok beğenen Macron olmuş. “Gel Fransa’da restoran aç” bile demiş Macron.

 Gel Fransa’da restoran aç

*

Macron, deniz levreğini seçmiş.

Trump, dana kaburga tandırı beğenmiş.

Trump o kadar beğenmiş ki yemeği, Beyaz Saray’dan gelen görevliler Fatih Tutak’tan yemeğin tarifini almışlar.

Aynısını yapmasını becerebilirler mi” diye sordum. “Bilemiyorum” dedi manalı biçimde gülümseyerek.

*

İspanya Başbakanı Sanchez’in favorisi ise tatlı olmuş. Tatlıya bayılmış, Fatih Tutak’a bunu özellikle söylemiş hepimizin çok sevdiği Sanchez.

*

Yemekten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da bir araya gelmiş Tutak.

Erdoğan, kendisine çok teşekkür etmiş.

Teşekkürden sonra sorduğu soru da “Nerelisin” olmuş. Bizim rahmetli peder de böyleydi. İlk tanıştığı kişiye mutlaka “Nerelisin” diye sorardı.

*

Bir şey daha söyleyeyim:

Çok şatafatlı, çok kalabalık, çok karışık bir menü değil Fatih Tutak’ın menüsü.

Taş fırında pide, mantı, zeytinyağlı sebze. Ana yemek olarak iki seçenek: Levrek ya da dana kaburga tandır. Ve bir de tatlı.

Budur. Hepsi bu.

*

Sonuç olarak...

Türkiye’nin yıldızı bol şefi Fatih Tutak, çok başarılı geçen küresel çaptaki bir zirveye katkıda bulunmaktan çok memnun.

Duyduğu gururu ise hiç saklamıyor.

ŞARK TİPİ SEKÜLERLİK

NATO Zirvesi’nde alkollü içki ikram edilmedi.

*

Şu ana kadar bu konuyla ilgili...

- Hiçbir dünya liderinden bir yakınma gelmedi.

- Onca heyet üyesinden biri bile bu konuyu açmadı.

- Batılı herhangi bir gazeteci bunu konuşmadı.

*

Peki konuyu diline dolayanlar kimler?

Tabii ki bizim gazetecilerimizden birkaçı.

*

Alkol” ile “ideoloji” arasında irtibat kurmak, tamamen şarka özgü bir sekülerlik modelidir.

Herhangi bir Batılı, böyle bir irtibatın kurulduğundan haberdar olsa... Göbeğini kaşıya kaşıya güler valla.

HERKES TABANCAYI KONUŞUYOR AMA BİR DE DOLMAKALEM VAR

DÜNYADAKİ anlı şanlı dolmakalem markalarıyla rekabet edecek bir Türk dolmakalem markamız var artık.

Adı: SELİKA.

*

2015 yılında başlamış SELİKA’nın yolculuğu ve kısa sürede bayağı bir yol almış.

Bir dolmakalem meraklısı olarak şunu söyleyebilirim: Performansı mükemmel bu kalemlerin. Tasarımlarıysa olağanüstü.

*

Bu işin arkasında Berkay Kırtasiye var. Dolmakalem meraklısı aydınlarımızın bayağı bir teşviki olmuş SELİKA marka dolmakalemin ortaya çıkmasında.

*

NATO Zirvesi’nde tüm dünya liderlerine SELİKA dolmakalem hediye edildi. Şık kutusu, zarif defteriyle birlikte.

 Gel Fransa’da restoran aç

*

SELİKA marka dolmakalemi en çok benimseyen lider, İtalya Başbakanı Meloni olmuş.

Yeşil elbisesiyle uyumlu yeşil SELİKA kalemi elinden düşürmemiş.

Çok sayıda fotoğrafı var Meloni’nin kalemli. Sanki SELİKA için gönüllü mankenlik yapıyor gibi.

*

SELİKA’nın arkasındaki isimlerden Faruk Çelikten’le konuştum.

Faruk Çelikten, Meloni’nin SELİKA’nın satışına katkısı olduğunu söyledi gayet memnun olarak.

*

Faruk Çelikten’e “Türkiye’de dolmakaleme ilgi var mı” diye sordum.

Cevabı şu oldu:

Dijital bir yorgunluk söz konusu. İnsanlar yeniden dolmakaleme ve kâğıda dönüyorlar. Dolmakalem ve kâğıdın zihin açıcı yönü yeniden keşfediliyor.

*

SELİKA, Türkiye’nin sadece savunma sanayisinde değil dolmakalem alanında da iddialı olduğunun bir kanıtı.

Hep gelişip serpilir umarım.

Habere git