LGBT lobileri çocukları ve gençleri böyle hedef alıyor!

2 saat önce 35

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akın, LGBT lobilerinin çizgi filmler, oyunlar, diziler, medya, sosyal medya sektöründeki tüm argümanları kullanarak çocukların, gençlerin cinsel kimlik karmaşası yaşamasına yol açacak şekilde yoğun bir propaganda yürüttüğünü belirtti.

Ergenlik dönemi, gençlerin bedensel ve hormonal değişimlerin yanı sıra dini, sosyal, kültürel ve cinsel kimlik gibi farklı alanlarda kendilerini sorguladıkları, rol modeller üzerinden kimliklerini şekillendirdikleri bir süreç olarak öne çıkıyor. Sosyal medya, dijital platformlar ve akran çevresi de gençlerin bu dönemde karşılaştıkları içerikler ve geliştirdikleri algılar üzerinde etkili olabiliyor. Çocukların sağlıklı cinsel kimlik gelişimi konusunda bilgilendirilmesi, ailelerin bu süreçteki rolü, dijital mecralardaki LGBT içeriklerinin gençler üzerindeki etkisi ile "sosyal bulaşma" ve "akran bulaşması" olarak tanımladığı kavramları değerlendiren Akın, ergenlik döneminde her gencin farklı kimlik alanlarında kendisini sorguladığını söyledi.

Ergenlik dönemindeki kimlik gelişimine değinen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akın "Ergenlik döneminde her genç, dini, felsefi, siyasi, ahlaki, sosyal, kültürel ve cinsel kimlik -bunların hepsi birer kimlik başlığıdır- açısından kendini sorgular, denetler. Rol model alacağı kişilere bakar. Onlar uygunsa hangisinde özdeşleşeceğine karar verir." diye konuştu. Akın, çocukların ergenlik döneminde sağlıklı cinsel kimlik gelişimi konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, ailelere yönelik eğitimlerin de artırılması gerektiğini ifade etti.

"CİNSEL KİMLİK KARMAŞASINA YOL AÇACAK YOĞUN PROPAGANDA VAR"

Sosyal medya ve akran çevresinin gençler üzerindeki etkisini "sosyal bulaşma" ve "akran bulaşması" olarak nitelendiren Akın, şunları kaydetti:

"Tehlike boyutuna ulaşan bu artışlara 'sosyal bulaşma' diyoruz ve sosyal bulaşma çok güçlü bir şeydir. Kitlesel olarak gider, şu an bunların kitlesi de tüm dünya. Sosyal bulaşma veya akran bulaşması aracılığıyla cinsel kimlik karmaşası yaşayan çocuklarla birebir ilgileniyorlar. Peki cinsel kimlik karmaşasını kim yaşıyor? Herkes, her genç yaşar, bu süreçten geçer."

Akın, dijital mecraların bu süreçteki etkisine değinerek, "Şu an LGBT lobilerinin sistemi çok farklı işliyor. Çizgi filmler, oyunlar, diziler, medya, sosyal medya sektöründeki tüm argümanları kullanarak çocukların, gençlerin cinsel kimlik karmaşası yaşamasına yol açacak şekilde yoğun bir propaganda var. Bunun arkasında da çok ciddi fonlanan küresel lobiler var." ifadelerini kullandı.

"BU ÇOCUKLARIN, GENÇLERİN HEPSİ GERİ KAZANILABİLİR"

Sosyal medyanın yaygın kullanılmamasından önce rol modellerin olduğunu ve çocukların da ilk önce ebeveynlerini rol model aldığını dile getiren Akın, sözlerine şöyle devam etti:

"Mesela, anne-baba etkisine bakmak lazım. Soğuk baba, ilgisiz baba, terk eden baba, şiddet gösteren baba, ataerkil baba... Mesela, kibar çocuk, naif çocuk, takıntılı çocuk, estetik çocuk, duyarlı çocuk, sanatçı çocuk... Bu çocuğa ilgisiz, soğuk, sert, ataerkil bir baba gitmez. Çünkü erkek çocuk rol modelini, kimliğini babadan örnek alacak. Şu hata çok yapılıyor. 'Herkes aynı erkek olacak.' Babanın 3 tane oğlu var, hepsinden aynı erkekliği, maskülenliği bekliyor. Bu yaratılışa aykırı."

Sağlıklı ebeveyn-çocuk iletişiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Akın, "Bu çocukların, gençlerin hepsi iyi bir rehabilitasyonla, sağlıklı bir iletişimle ve güçlü bir farkındalıkla, aileyle bağları onararak ebeveynle travmaları çözerek geri kazanılabilir. Sağlıklı bir ebeveyn-çocuk iletişimini vermemiz gerekiyor ve bunu acilen yapmamız gerekiyor. Hepimiz birlikte bu gidişata 'dur' demeliyiz. Yoksa olaylar iyiye gitmiyor." şeklinde konuştu.

Habere git