UZMANLAR UYARDI: SAKIN TÜKETMEYİN
Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi araştırmacılarının da içinde yer aldığı bir ekip, geçen yaz Çeşme, Karaburun, Ildır, Gerence ve Ilıca koylarında toplu ölümlerinin ardından, kıyıya vuran 1500- 2000 orkinostan 30’unu incelemeye aldı. Ve balıkların karaciğer, dalak ve kalp dokularında kapsüllü “Lactococcus garvieae bakterisi” tespit edildi. Bu araştırma ve sonuçları bu yıl uluslararası hakemli Frontiers in Cellular and Infection Microbiology dergisinde de yayımlandı.

GİZEMLİ BAKTERİ TEHLİKESİ Mİ
Geçtiğimiz hafta yaşanan ölümlere gelince... Nedeni için henüz aynı şeyi söylemek mümkün değil. Çünkü kapsamlı laboratuvar incelemelerinin sonuçları açıklanmadı. Geçen yıl tespit edilen bakterinin bu yılki ölümlerde de etkili olup olmadığı yeni numunelerin analizleriyle ortaya çıkacak.

Fakat “olağan şüpheli” yine aynı bakteri.
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ü aradım. Bu bakterinin balıkların bağışıklık sistemini zayıflattığı, kalp, karaciğer, dalak gibi iç organları etkilediği ve ilerleyen evrede deride yaralar/ pul kayıpları görülebildiğini belirterek, “Deniz suyu sıcaklığı 15-16 derecenin üzerine çıktığı zaman bu bakteri canlanır, daha fazla üremeye başlar. Solunum yoluyla orkinoslara rahatça girer ve ciddi şekilde balığa zarar verir. Kıyıya yaklaşan ya da yüzeye çıkan balığın sağlıklı olduğu kesinlikle varsayılmamalıdır. Zira yeterli oksijen alamayınca bu balıkların iç organları patlar, can çekişerek ölürler. Oksijenin düşük olduğu yerlerse kirliliğin yüksek olduğu yerlerdir” diyor.

BALIKLAR ve DENİZ SUYU İNCELENMELİ
“Ama” ile parantez açıyor: “Şu an Gerence Körfezi’nde yaşanan ölümler bakteri kaynaklıdır demek doğru olmaz. Araştırılmalıdır. Sadece ölü balıklar değil, deniz suyu da incelenmeli; oksijen seviyesi, suyun sıcaklığı ve bakteri konsantrasyonları birlikte değerlendirilmelidir. Kirliliğin kaynağı nedir, bir bakteri oluşmuşsa nereden oluşmuştur tüm bu başlıklar çok önemlidir.”

GÖRÜNÜŞÜNE KANMAYIN
SIĞACIK açıklarında oltayla yakalanan dev orkinos ya da ilk bakışta sağlıklı gözüken ama karaya vuranlar... Tüketilebilir mi? Prof. Dr. Öztürk, bahsi geçen bakterinin insan sağlığı üzerindeki etkileri ne ilişkin bilimsel verilerin sınırlı olduğu nu söylüyor. Diyor ki: “Yine de şüpheli balıklar tüketilmemelidir. Bu balıklara analiz yapılmalıdır. Ancak ondan sonra tüketilebilir. Yani önce analiz, sonra tüketim.”

Mustafa Öztürk
KÖRFEZİN EKOLOJİK DENGESİNİ ELLERİMİZLE BOZUYORUZ
Çeşme Kent Konseyi ve Çeşme Yarımadası Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler ise orkinos ölümlerine; deniz kirliliği, deniz patlıcan ve kestanelerinin azalması, balık çiftliklerindeki yoğunluk ve kullanılan yemin kalitesizliğinin yol açmış olabileceği iddiasında: “Eğer toplu balık ölümleri ve buna sebep olan bir bakteri varsa, onu çoğaltan ortamı da konuşmalıyız” diyor.
Dr. Güler’e göre Gerence Körfezi’nin ekolojik dengesini uzun süredir ellerimizle bozuyoruz:
“Tarım ve Orman Bakanlığı bu bölgede deniz patlıcanı avcılığını serbest bıraktıktan iki buçuk-üç ay sonra Gerence Körfezi’nde neredeyse bir tane deniz patlıcanı kalmadı. Deniz kestaneleri de aynı şekilde azaldı. Oysa bunlar denizin temiz kalması için önemlidir. Dolayısıyla avcılık yeniden yasaklanmalıdır. Birkaç milyon dolarlık gelir için (ki bu deniz patlıcanları ihraç ediliyor) tüm körfezi riske atıyoruz. Yanı sıra arıtma ve kanalizasyon tesisleri yetersiz. Hem Gerence hem İzmir Körfezinden gelen kirlilik hem de atıkların denize verilmesi büyük sorun. Kaybolan yalnızca deniz patlıcanları değil, dev pinalar da artık görülmüyor.”

SUÇLU BALIK ÇİFTLİKLERİ Mİ
Dr. Güler’in dikkat çektiği bir diğer konu da bölgedeki balık çiftlikleri:
“Daha fazla kâr edebilmek için kafeslerde olması gerekenden çok balık olduğu yönünde duyumlarımız var. Yine balıkların yoğun şekilde yemlendiği ve kullanılan yemlerin de kalitesiz olmasından kaynaklı deniz tabakasında ciddi bir yağlanma olduğu yönünde şikâyetler alıyoruz. Ki Gerence Körfezi’ndeki balık çiftliklerinin altında deniz çayırları da ölmüş durumda. Oysa onlar suyun temiz kalmasında çok önemli.”
SONUÇLARI AÇIKLAYIN
GERENCE Körfezi’nin su sirkülasyonunun açık kıyılara göre daha sınırlı olduğu ve bunun organik yükün birikme sine zemin hazırlayabileceğini de belirten Dr. Güler’in bir de çağrısı var: “Geçen yıl ve bu yıl alınan numunelerin sonuçları kamuoyuyla acilen paylaşılmalı. Körfezlerimizdeki su kalitesi de düzenli olarak denetlenip, raporlan malıdır.”

Ahmet Güler

4 gün önce
36









English (US) ·