‘Kendim bile nasıl yaptığımı anlamadım’

3 gün önce 36

◊ Burçin Öztınaz / burcin.oztinaz@hurriyet.com.tr

Oluşturulma Tarihi: Ağustos 02, 2026 07:00

Serebral palsili Emir Yiğit Birlik, para masa tenisinde kısa sürede elde ettiği başarılarla dikkatleri çekiyor. 10 yaşındaki sporcu, iki yıl önce başladığı masa tenisinde önce milli takıma girdi, ardından Türkiye şampiyonluğuna uzandı. En büyük hedefiyse 2032 Paralimpik Oyunları’nda madalya kazanmak…

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Muğla, Bodrum’da yaşayan 10 yaşındaki Emir Yiğit Birlik, masa tenisiyle iki yıl önce tanıştı. Kısa sürede klas 8-9’da Türkiye 3’üncüsü oldu ve klas 20 mix’te  Türkiye 2’nciliği kazandı. Haziran ayında düzenlenen Para Masa Tenisi U23 Türkiye Şampiyonası’ndaysa ‘Çift Erkekler Klas 18’ kategorisinde partneriyle (Mert Çalışkan) Türkiye şampiyonu oldu.

Eylülde Finlandiya’da gerçekleşecek uluslararası turnuva için hazırlıklarını sürdüren Emir Yiğit Birlik, üç erkek kardeşin en küçüğü. 19 ve 24 yaşlarında iki abisi var. Hayata pek çok çocuğun hiç tanımadığı zorluklarla başlamış. Annesi Fatma Birlik o zamanları şöyle anlatıyor: “Doğumu çok zordu. Doğum sırasında beyin felci geçirdi. Bu nedenle serebral palsi oluştu ve bacak kasları etkilendi. Ama çok şükür durumu birçok serebral palsili çocuğa göre daha iyi. Konuşabiliyor, ayağında aksaklık var ama yürüyebiliyor.”

Emir yaşadığı zorluklara rağmen gülümsemesini hiç kaybetmeyen bir çocuk. Hatta yaşadığı Bodrum’da lakabı ‘Gülen Bebek’... Annesi, bundan iki yıl öncesine kadar içine kapanık bir çocuk olduğunu da söylüyor. Masa tenisiyle tanışmasıysa adeta bir dönüm noktası olmuş ve özgüvenini yerine getirmiş.

Emir neredeyse her gün antrenman yaptığını, maçlardan önce heyecanlansa da bu duygunun zamanla geçtiğini söylüyor. Spora başladıktan sadece bir yıl sonraysa milli takıma seçildiğinde aradığı ilk kişi babaannesi olmuş, “Beni çok seviyor. İlk ona haber vermek istedim” diyor.

‘Kendim bile nasıl yaptığımı anlamadım’

‘Çok mutluyum’

Bu yıl 6’ncı sınıfa başlayacak. Okuluyla antrenmanlarını birlikte sürdürüyor. Başarıları için çok mutlu ama biraz da şaşkın... “Bunu yaptığım için çok mutluyum. Kendim bile nasıl yaptığımı anlayamadım neredeyse” diye anlatıyor duygularını.

‘Kendim bile nasıl yaptığımı anlamadım’

‘Keçi inadı var’

Furkan Mete Yiğit (Antrenörü)

Emir’in yeteneğini ne zaman, nasıl fark ettiniz?

Milli takım antrenörlüğüne geçince altyapıdan sporcular arıyorduk. İdeal Eğitim Kurumları’ndan 3 sporcu geldi bana. Emir’le ilk antrenmanı yaptıktan sonra “Bu çocuk olur” dedim. Hırslıydı, çabalıyordu.

Masa tenisi geçmişi var mıydı?

Hayır, ilk kez benimle başladı.

Ve kısa sürede birçok başarı elde etti…

Emir şu an dünya çapında para masa tenisinde en küçük milli sporcu. Klas 8-9’da Türkiye 3’üncüsü oldu ve klas 20 mix’te de Türkiye 2’nciliği kazandı. Bu sene 23 Yaş Altı (U23) Türkiye Şampiyonası’nda çift erkeklerde Klas 18’de partneriyle (Mert Çalışkan) beraber Türkiye şampiyonu oldu.

Başarısını neye bağlıyorsunuz?

Çok çalışmasına ve çok hırslı olmasına… Vazgeçmiyor. Bazen “Git artık” diyorum, gitmiyor. Yapabildiğini, ilerlediğini görüyor. Pazar günleri ben normalde eşimle, ailemle vakit geçirmek için çalışmıyorum, bir bakıyorum Emir salonda. Salonun anahtarının yerini biliyor, kendi açıp kapatabiliyor. Zaten şu an salonun ağası Emir oldu.

Eylülde Finlandiya’ya gideceksiniz. Bu Emir’in ilk uluslararası turnuva deneyimi mi olacak?

Çekya’da uluslararası bir turnuvaya gittik. Finlandiya ikinci uluslararası organizasyonu olacak.

Para masa tenisinde sınıflandırma süreci nasıl ilerliyor?

Klas (sınıflandırma), sporcunun engel türüne, engelin o spor dalındaki hareket yeteneğine etkisine ve minimum engel kriterine göre uzman heyetler tarafından belirleniyor. Emir’in sınıflandırması başta klas 7 olarak verildi. Uluslararası maçta yaşının küçük olmasını ve engelinin daha iyiye gitme durumunu göz önüne alarak klas 8’e yükselttiler. Buna itiraz ettik.

Sizi en çok etkileyen özelliği ne?

Engeliyle barışık bir çocuk. Mesela havalimanına gidiyoruz, sıra beklerken “Hocam ben engelli bir bireyim, daha hızlı yapabiliriz” diyor. Kendini hiç ötekileştirmiyor. Muhteşem özgüvenli.  Keçi inadı var kendisinde. Emir’le çalışmak muhteşem bir duygu.

‘Kendim bile nasıl yaptığımı anlamadım’

‘Özgüvenli, ne yaptığını bilen bir çocuk oldu’

Bize biraz Emir’i anlatır mısınız?

Emir doğuştan serebral palsili. Doğum sırasında geçirdiği beyin felci bacak kaslarını etkiledi. Hırsını ben masa tenisinde gördüm. Hırslı bir çocuk değildi. Engelli olduğundan dolayı daha çok içine kapanık bir çocuktu. Okulda iki adım yürüyordu, üçüncüde düşüyordu. Çocuklar gülüyordu. İçine kapanıktı, kimseyle konuşmazdı. Biri başkasına gülsün, üzerine alınırdı.

Başka sporlarla da ilgilendi mi? Spor Emir’in hayatında neleri değiştirdi?

Kick boksla başlamıştı. Ama çok yapamadı, diğer çocuklar da çok güldü. Tek engelli oydu çünkü. Sonra devam etmedi, istemedi. Bilhassa engelli çocukları bir spora yönlendirmek özgüvenlerini kazanmaları için çok faydalı. Tamamen farklı bir çocuk çıkıyor sonunda. Emir 2 yılda tamamen değişti. Şimdi tamamen özgüvenli, ne yaptığını bilen bir çocuk oldu. Engelli bir hayat çok zor. Gerçi biz hiçbir zaman engelli muamelesi yapmadık. Her zaman kendi engeliyle birlikte yaşamayı öğrenen bir çocuktu. Çoğu insan saklar mesela. Emir açık açık söylüyor zaten engelli olduğunu.

Siz de yurtdışındaki turnuvalara Emir’le gidiyor musunuz?

Genelde maddi yönünden dolayı biz gidemiyoruz, Furkan Hocamla gidiyorlar. Çekya’ya giderken Bodrum Galatasaray Taraftarları Derneği destek oldu bize. Veliler için büyük bir maddi yük. Türkiyemiz o kadar futbola yönelik düşünüyor ki, masa tenisini çok önemseyen yok doğrusu.

‘Kendim bile nasıl yaptığımı anlamadım’

Uğurunu da yanına alacak

Finlandiya’da düzenlenecek uluslararası turnuvaya katılacak genç sporcunun her yolculuğunda olduğu gibi bu sefer de yanından ayırmayacağı bir arkadaşı var: Kuzeninin hediye ettiği oyuncak (Dankee). Emir, Dankee’nin kendisine uğur getirdiğine inanıyor.

Habere git