
Rapora göre dünya genelinde operasyonel karbon yakalama ve depolama tesisi sayısı 50’den 77’ye yükseldi. Planlama, inşaat ve aktif işletme aşamalarındaki toplam proje sayısı ise 734’e ulaştı.
Devam eden yatırımların tamamlanmasıyla birlikte kısa vadede mevcut kapasitenin yaklaşık yüzde 70 artacağı öngörülüyor.
Bu büyüme, özellikle karbon fiyatlandırma mekanizmaları, devlet teşvikleri ve sanayi sektörlerindeki emisyon baskılarının artmasıyla destekleniyor.
SANAYİ SEKTÖRLERİ İÇİN STRATEJİK ÇÖZÜM
Karbon yakalama ve depolama teknolojileri; çimento, demir-çelik, petrokimya ve enerji üretimi gibi karbon emisyonunun yoğun olduğu sektörlerde öne çıkıyor.
Bu sektörlerde doğrudan emisyon azaltımının zor olması nedeniyle CCS, sera gazı salımlarını düşürmek için uygulanabilir en etkili yöntemlerden biri olarak değerlendiriliyor.
ABD LİDERLİĞİNİ KORUYOR
ABD, Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) kapsamında sağlanan güçlü mali teşvikler sayesinde küresel CCS yatırımlarında lider konumunu sürdürüyor.
Ülkede çok sayıda büyük ölçekli proje geliştirilirken, karbon depolama altyapısına yönelik yatırımlar da hızla artıyor.
AVRUPA KUZEY DENİZİ İLE ÖNE ÇIKIYOR
Avrupa’da özellikle Birleşik Krallık, Norveç ve Hollanda dikkat çekiyor. Bu ülkeler, Kuzey Denizi’ndeki tükenmiş doğal gaz sahalarını karbon depolama merkezlerine dönüştürerek bölgesel CCS altyapısının temelini oluşturuyor.
Avrupa Birliği’nin iklim hedefleri doğrultusunda CCS yatırımlarına verilen destek de büyümeyi hızlandırıyor.
ASYA VE ORTA DOĞU YATIRIMLARINI ARTIRIYOR
Çin, kömür santrallerine entegre ettiği CCS projeleriyle Asya’da öne çıkarken, Avustralya ve Malezya karbon taşımacılığı ve sınır ötesi depolama çözümleriyle bölgesel merkez olmayı hedefliyor.
Orta Doğu’da ise Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, enerji üretiminden kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla büyük ölçekli yatırımlara yöneliyor.
2050 NET SIFIR HEDEFİ İÇİN DAHA HIZLI BÜYÜME ŞART
Raporda, küresel iklim hedeflerine ulaşmak için mevcut CCS büyüme hızının daha da artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar; uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi, karbon taşıma altyapısının genişletilmesi ve depolama lisans süreçlerinin hızlandırılmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN KRİTİK BİLEŞENİ
Karbon yakalama ve depolama sistemleri, yenilenebilir enerji dönüşümünün yanında özellikle fosil yakıt yoğun sektörlerde geçiş sürecinin en önemli tamamlayıcı unsurlarından biri olarak görülüyor.
2030’a kadar beklenen 5 katlık kapasite artışı, küresel iklim stratejilerinde CCS teknolojisinin rolünün giderek büyüyeceğini ortaya koyuyor.










English (US) ·