Kaynak:CNN TÜRK
İSTANBUL 2025’TE VERGİ YÜKÜNÜN BÜYÜK KISMINI ÜSTLENDİ
2025 yılı verileri, Türkiye’de vergi gelirlerinin büyük bölümünün İstanbul’dan sağlandığını ortaya koydu. Nüfus yoğunluğu, sanayi altyapısı ve finans merkezlerinin büyük ölçüde bu şehirde toplanmış olması, İstanbul’u kamu gelirlerinin ana kaynağı haline getirdi.
Uzmanlara göre bu tablonun arkasında, Türkiye’de üretim ve ekonomik faaliyetlerin belirli bölgelerde yoğunlaşması yatıyor.
“İSTANBUL EN BÜYÜK YÜKÜ TAŞIYAN İL”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Elif Kaya, vergi gelirlerinde İstanbul’un öne çıkmasının nedenlerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türkiye'de finans ve üretim merkezlerinin çoğunun Marmara bölgesine odaklanmış olmasından kaynaklı olarak görüyoruz biz bunu. İstanbul bunun en büyük yükünü taşıyan, aynı zamanda da en çok üretimini yapan ilimiz olarak öne çıkıyor.”
GELİRİ ÜRETEN BÖLGELER, TÜRKİYE GENELİNE DAĞILIYOR
Dr. Kaya’ya göre, sanayi ve üretimin belirli bölgelerde toplanması, gelir dağılımı açısından dengeli bir tabloyu zorunlu kılıyor. Kaya, bu durumu şu sözlerle anlattı:
“Aslında yoğunlaştığı bölgeler, sanayi üretiminin yoğun olduğu bölgeler ve diğerlerine dağılmış durumda değil. Bu ne demek? Geliri buralar üretiyor ama geliri tamamımız paylaşıyoruz. Çünkü devlet kendi yapacağı kamu harcamalarını, transfer harcamalarını yani altyapı, güvenlik gibi konularda kısamaz. Vatandaşın hepsine aynı derecede eşit bir şekilde dağıtım sağlamalı.”

Bu yaklaşım doğrultusunda, devlet harcamalarının tüm illere eşit biçimde yayılması hedeflenirken, bazı iller ürettiklerinden daha fazla harcama alabiliyor.
71 İL BÜTÇE AÇIĞI VERDİ
2025 yılı verileri, sağladığı gelir aldığı harcamayı karşılamayan 71 ilin bütçe açığı verdiğini gösteriyor. Bu tablo, bölgesel kalkınma farklarını ve ekonomik dengesizlikleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Peki bütçe açığı veren bu bölgeler için ne yapılabilir? Dr. Elif Kaya, çözümün bölgesel potansiyellerin doğru analiz edilmesinden geçtiğini vurguladı. Kaya, şu önerilerde bulundu:
“Bölgelerin güçlü oldukları alanlar, sektörleri belirleyerek bu alanlarda düşük krediler, sübvansiyonlar, işte düşük faizli krediler, finansal destekler sağlanabilir. O bölgelerde beşeri sermayenin güçlendirilmesi çok önemli olabilir.”
Uzmanlara göre, her ilin kendi ekonomik kapasitesine uygun yatırımlarla desteklenmesi, uzun vadede hem bütçe açıklarının azalmasına hem de vergi gelirlerinin daha dengeli dağılmasına katkı sağlayabilir.










English (US) ·