İran, ABD ile barış için ne istiyor? CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova aktardı

1 saat önce 33

Mutlu Doğan Akbaş | CNNTurk.com Muhabiri

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova şu ifadeleri kullandı;

Şimdi zaten biliyorsunuz, Türkiye tüm bu görüşmelerin de merkezinde bir tarafta İran'la, bir tarafta Amerikalı yetkililerle sürekli temas halinde. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sık sık Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştiriyor. Bir an evvel savaşın son ermesi ve bölgede güvenliğin sağlanması üzerinden Türkiye'nin ağırlıklı bir pozisyonu var. Peki acaba İran kanadı hangi noktada duruyor ve bundan sonrasına ilişkin bölgeye dönük nasıl bir bakış açısına sahip, kendini nasıl konumlandıracak? Bu sorular da çok kritik öneme sahip. İşte bu soruların yanıtını merak ettim ve bir takım İranlı kaynaklarla konuştum. Şimdi onların mesajlarını özetlemeye çalışacağım.

EN BÜYÜK ENGEL İSRAİL

Az önce ekonomi üzerinden konuştunuz. Onu bir söyleyeyim. İran ambargolarla sonuç alınamayacağı görüşünde. “47 yıldır zaten ambargo uygulanıyor” diyor İranlı kaynaklar ve “Bizim ekonomimiz kendi iç kaynaklarımıza dayalı. Bize direnmek veya teslim olmak dışında bir seçenek tanınmıyor. Dolayısıyla teslim olmayacağız” görüşünde İranlı kaynaklar. Bunun altını çizeyim. Amerika'nın Cenevre görüşmelerinde en son 26 Şubat'ta masada çok önemli bir noktaya gelmesine rağmen 28 Şubat'ta İsrail'le birlikte İran'a saldırması da halen sorgulanıyor. Yani “Neden böyle bir olaya Trump girdi? Anlayabilmiş değiliz” ifadesini kullanıyor İranlı kaynaklar ve bunun sonunda da işte Trump üzerinde Netanyahu'nun etki olduğu tespitine varıyorlar ve mevcut İsrail yönetim anlayışının çözümün önündeki en büyük engeli teşkil ettiğinin de altını çiziyorlar.

İran, ABD ile barış için ne istiyor CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova aktardı

MÜZAKERE ŞARTLARI

Şimdi bu son noktada son kertede yani karşılıklı önerilerin gidip geldiği bu süreçte temel dört temel beklentisi var İran'ın kaynaklardan edindiğim izlenim bu yönde. Birincisi “Ekonomik ambargolar sürdüğü müddetçe gidip müzakere edemeyiz” diyorlar. İkincisi “Hukuksuz saldırılara karşı İran'da oluşan hasarın tazmin edilmesi gerekir” diyorlar.

Hürmüz'den güvenli geçişin sağlanması, ateşkesin tüm bölgeyi kapsaması ve savaşın bitimi ile sonuçlanması. İran'ın pozisyonu bu noktada çok net. Dolayısıyla açıkçası şunu da ifade ediyor İranlı kaynaklar. Yani karşı tarafın savaşarak elde edemediklerini barış koşulları altında elde etmesini istemememiz çok doğal ifadesi kullanıyorlar. Ve şu an için artık konunun nükleer olmaktan çıktığı vurgulanıyor.

İran, ABD ile barış için ne istiyor CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova aktardı

TEKRAR SALDIRI OLMAMALI

"Savaşı bitirecek ve yeniden saldırı olmayacağını garanti edecek bir formül peşindeyiz." mesajını veriyorlar. Yani İran artık bu savaşın tamamen bitmesi ve bir daha saldırı olmayacağına dair garantilerin verilmesinin peşinde. Çok net bu ifade ediliyor. Ve bu noktada benim dikkatimi çeken artık bölge ülkelerine de Körfez ülkelerine de İran'dan sıcak mesajlar verilmeye başlandı.

AMERİKA'YA GÜVENİLEMEYECEĞİNİ GÖRMÜŞLERDİR

Konuştuğum kaynaklar diyor ki: "Körfez ülkeleri de artık Amerika'ya güvenmeyeceğini görmüştür." Neden? Çünkü trilyonlarca dolarlık silah aldılar ama gördüler ki hiçbiri işe yaramıyor. Amerika, İsrail dışında bölgede başka hiçbir ülkenin destekçisi değildir. Amerika için önemli olan tek şey İsrail'in güvenliğidir. Bu savaşta bunu ispatlamıştır ifadesini kullanıyor İranlı kaynaklar.

TÜRKİYE'YE SALDIRI SÖZ KONUSU DEĞİL

Ve savaş sırasında İran'dan bölge ülkelerine fırlatılan füzeler için de yine aynı mesajları veriyorlar. “Biz hiçbir komşu ülkeye saldırmak istemeyiz ama oradaki Amerikan üs ve radarları aleyhimize kullanıldı ve ülke bölge ülkeleri de bunu engelleyemedi” diyorlar. Şimdi oraya bir parantez açayım. Türkiye'ye de bu süreçte İran'dan dört füze fırlatılmıştı. Hedefin Türkiye'deki bazı noktalar olduğu ifade edilmişti. İranlı kaynaklar yine iddiaları kabul etmiyor. “Dost, kardeş ülke Türkiye'ye saldırı asla söz konusu değil” diyorlar. Bunun bir sahte bayrak operasyonu olabileceği üzerinde duruyorlar. “Siber saldırıyla füzelerin yönü değiştirilmiş olabilir görüşündeler” ve dost olan ülkelerin birbirine düşürülmesi planlandı gibi bir bakış açısına sahipler.

İran, ABD ile barış için ne istiyor CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova aktardı

BÖLGE ÜLKELERİ OLARAK BARIŞ SÜRECİNİ BAŞLATALIM

Zaten İran'a saldırının temel hedefinin de bölgesel güvenliği ve siyasi düzeni değiştirme amaçlı olduğu tespitleri yapılıyor İran kanadından. Dolayısıyla İran artık bu sürecin sonunda yeni bir bölgesel düzen kurulması gerektiği noktasına gelmiş vaziyette. Bunun altını çizebilirim. Konuştuğum İranlı kaynaklar dedi ki: "Biz bölge güvenliğini ithal edemeyiz. Sırtımızı başkalarına dayayamayız. Bu çok net artık ortaya çıktı." ifadesini kullandı. Ve o noktada birtakım öneriler var İran'dan. Nedir bunlar? Dört başlıkta sıralayayım. Bir, diyorlar ki: "Kendi aramızda bölge içi sürecini başlatalım. İki, ekonomik ilişkileri gerçekleştirmek üzere ortak projeler geliştirelim. Üç, birbirimizin egemenliğine saygı duyalım. Dört, bölge ülkelerinin her birinden bir diğerine tehdit oluşturulmamasını sağlayalım.

Aslında Türkiye çok uzun bir süredir, hatta savaştan önce de bu savaş sırasında da bölgesel güvenlik mimarisi oluşturulması ve bölgenin kendi meselelerini kendi içinde çözmesi üzerinden bir politika şekillendiriyor. Şimdi İran'dan da benzer mesajlar gelmesi altı çizilmesi gereken önemli bir gelişme olarak ifade edilebilir. Şimdi konuştuğum İranlı kaynaklar diyor ki, “Bu mekanizma içerisinde bütün Müslüman ve komşu ülkeler yer alabilir. Bizim hiçbirine itirazımız olmaz” ifadesini kullanıyorlar. Hatta Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki girişimleri de olumlu bulduklarını ifade ediyorlar. Bölgede yeni bir hareketliliği ve öngörüyü göstermektedir ifadesi kullanıldı bunun için ve bu istişare süreci umarız uygulamaya dönüşür temennisinde de bulunuyor İranlı kaynaklar.

Şimdi Türkiye'nin üzerinde durduğu bölgesel güven mimarisinin iki temeli var aslında. Bir, bölgenin kendi meselelerine sahip çıkması, iki, başka ülkelere karşı tek bir ses olarak konuşulabilmesi. Bu da güven ilişkisinin sağlanmasıyla doğrudan orantılı bir durum. Yani İran'la Körfez ülkeleri arasında birçok konunun işte füze programı, Lübnan, Yemen, vekil güçler gibi bir takım sıkıntılı başlıkların samimiyetle ele alınmasını gerektirecek bir süreçten bahsediliyor.

İran'ın da komşularından güven talep ettiği çok net güven ve garantiler talep ettiği çok net edindiğim izlenim. Bu yönde en azından. İşte İsrail'in mevcutta bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimi, Amerika'nın buna katkısı, Avrupa'nın sessiz iş birliği, tüm bunları bir arada düşündüğümüzde çok kolay görünmüyor. Ancak şöyle özetleyebilirim. Belki mümkün ama zor bir yolculuk gibi görünüyor.

En azından İran'ın savaş sonrası kendini nasıl konumlandıracağı sorusu önemliydi. Ve bugün itibariyle artık İranlı kaynakların bölge ülkelerine bölge içi diyaloğu başlatalım çağrısında bulunması, yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinden söz ediyor olması tıpkı Türkiye gibi kayda değer bir gelişme olarak da okunabilir.

Bakalım önümüzdeki günler nelere gebe neler yaşanacak ve bu sürecin sonunda gerçekten bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturulabilecek mi? Biz de gazete olarak hem konuştuğumuz kaynaklarla hem de gelişmelere bakarak bunları yorumlamaya çalışacağız.

Habere git