"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında Ertan Yıldız savunma yaptı

1 saat önce 30

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunması alınan tutuksuz sanık Yıldız savunmasına, "Bana geçen sürede, 'Yalan söyler, kaçar, pişmancık.' dediler. Karşınızdayım gördüğünüz gibi kaçmadım. Hakikatleri söylemek için buradayım." diyerek başladı.

Ekrem İmamoğlu ile 2014'te seçim çalışmaları döneminde tanıştıklarını, Beylikdüzü'nde seçimi kazanınca hayırlı olsun ziyaretine gittiklerini, kendisinin iş insanı, İmamoğlu'nun ise siyasetçi olarak iyi ilişkileri olduğunu söyledi.

Yıldız, İmamoğlu'nun kendisine bir yemekte "İBB Başkanı olursa kendisiyle çalışmak için hazır olduğunu" söylediğini, bu teklifin kendisini heyecanlandırdığını, manevi duygularla hareket ederek teklifi kabul ettiğini anlattı.

Daha sonra 2019'da İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduktan sonra kendisini resmi başkan danışmanı olarak atadığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:

"Ekrem İmamoğlu bana 'Sen şirketlerle ilgili uzmansın. Seni iştirak şirketlerin sorumlusu yapmak istiyorum.' dedi. Hayatım şirketlerle geçtiği için kabul ettim. Şirketleri devraldığımızda ciddi problemleri vardı. Kasım 2023'te meclis üyesi olmak için istifa ettim. Bıraktığımda sadece Beltur ve metro zarardaydı. Beltur pandemiden çok etkilenmişti. Şirketleri 4,5 yıl boyunca başarılı şekilde yönettim. Neden ayrıldım? Burası önemli. Zaman içinde yönetim anlayışında ciddi değişiklikler oldu. Kalsaydım ya farklı bir sistemin içerisinde olmam gerekiyordu ya da bırakmam gerekiyordu, ben de bıraktım. Kendisi en azından meclis üyesi olmamı istedi, ben de temasımız devam etsin diye kabul ettim. Oraya çalışmak, başarılı olmak için gittim. Zaman içinde gördüm ki finans kaynaklarını geliştirme anlamında benim de yönettiğim şirketlerin içinde olduğu gayri yasal birtakım yapılanmalar oldu, bunlardan rahatsız oldum. Ya devam edecektim ya bırakacaktım, ben de bıraktım."

İlerleyen süreçte İmamoğlu'nun bir gün kendisini çağırdığını, gittiğinde tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in de orada olduğunu aktaran Yıldız, "Fatih Keleş bana dönerek, 'Artık para işleriyle uğraşmaktan yoruldum. Ertan bu işlerle ilgilensin.' dedi. Ben de istemedim. Sayın Başkan, 'Bu işlere ben karar veririm. Ertan Bey istemiyorsa şimdilik kalsın.' dedi. Beni o sistemin içine sokmak istediler, ben reddettim." şeklinde savunma yaptı.

Yıldız, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu sisteme dahil olduktan sonra İmamoğlu'yla arasında sorunlar olmaya başladığını, Gülibrahimoğlu'nun kendisinden hoşlanmadığını anladığını, Keleş'i etkilediğini, dolayısıyla İmamoğlu'nun da bundan etkilendiğini söyledi.

Bir toplantıda Gülibrahimoğlu'nun iştirak şirketlerden birini zarara yol açacak şekilde teklif sunduğunu, İmamoğlu'nun da "Gülibrahimoğlu nasıl istiyorsa öyle olacak." dediğini aktaran Yıldız, bu ifadeyle İmamoğlu'nun kendisini genel müdürlerin önünde ezdiğini ifade etti.

Yıldız, Cebeci bölgesinin taş ocağı olarak kullanıldığını, zaman içinde çok büyük çukurlar oluştuğunu ve buranın çevreye zarar veren bir alan haline geldiğini, İSTAÇ'ın burada yüz binlerce lira zarara uğratıldığını iddia etti.

Cebeci sahasının ıslah edilmesine yönelik birtakım çevre yatırımları yapıldığını aktaran Yıldız, "Diyorlar ki İSFALT'ı buraya ortak edelim, İSFALT bu yatırımı yapsın. Bunun karşılığında da İSFALT o bölgedeki Kuzey Cebeci Maden AŞ ve Güney Cebeci Maden AŞ'ye belli oranda ortak olsun.' 2018'de yapılan protokolle İSFALT, belli oranda ortak oluyor ve bir meblağı MAPEG'e vererek o yatırımlara, taahhüdün altına giriyor." dedi.

Bölgeye 5 yıl içinde yaklaşık 185 milyon ton hafriyat döküldüğünü, bunların taşınması için gerekli izinleri belediyenin verdiğini söyleyen Yıldız, her gün yaklaşık 5 bin tırın buraya hafriyat döktüğünü, herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, ayrıca 170 bin ton hafriyat için izin alınan alana hiç hafriyat dökülmediğini, bu hafriyatın İSTAÇ'ın belirlenen alanlarına dökülmesi halinde ise 400 milyon dolarlık geliri olacağını öne sürdü.

Yıldız, bu ve bunun gibi olayların içinde olamayacağını anlayınca kendi işlerinin başına geçtiğini, İmamoğlu'nun da son zamanlarda kendisiyle görüşmediğini, mesajlarına cevap vermediğini kaydederek, "Benim ya da iştirakler koordinasyonunda çalışan herhangi birinin hiçbir ihalenin ticari boyutuna ihale kararına karışmak gibi yetkisi yoktur. Bu bir denetim sistemidir. Örgüt yöneticisi olmam benim iştiraklerden sorumlu olmamla ilişkilendiriliyor. Bana hiçbir zaman ihalelerin yaklaşık maliyeti gelmez." diye konuştu.

Bazı iştirak şirketlerinin genel müdürlerinin hakkında verdiği ifadelere ilişkin Yıldız, bunların doğru olmadığını, iştirakler koordinasyon yapısının illegal olmadığını, burada çalışan kişilerin başarılı kişiler olduğunu savundu.

Yıldız, tutuklanmasına neden olan eylemde yer alan Capacity AVM ruhsatı olayına ilişkin, "Bakırköy Belediyesinde icrai yetkim yoktur. Bir AVM otoparkına ruhsat vermek gibi bir yetkim yok. Herhangi bir kimseye talimat vermedim." dedi.

MAHKEME BAŞKANI VE DURUŞMA SAVCISININ SORGUSU

Mahkeme başkanı Selçuk Aylan'ın "Etkin pişmanlık ifadeleriniz var. Bunlar doğru mudur?" sorusu üzerine Yıldız, "Doğrudur, tamamen arkasındayım." yanıtını verdi.

Duruşma savcısının, market kartlarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin iddianamede yer alan iddiaları sorması üzerine ise Yıldız, "Görünürdeki amacı hayır. Bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. İlçelere, belediye başkan adaylarına, CHP örgütlerine dağıtılmıştır." beyanında bulundu.

Savcının, "Fatih Keleş ile gerginlik hangi süreçte başladı?" sorusunu Yıldız, "Murat Gülibrahimoğlu ile samimi olunan süreçte. Keleş önünün açılmasını istedi ama benim öyle bir anlayışım yoktu." şeklinde yanıtladı.

Mahkeme başkanı Aylan'ın "Nedir bu sistem?" sorusu üzerine Yıldız, "Bu sistem, kaynak yaratma için kurulan bir yapı. Birkaç ayağı var. Cebeci maden bölgesi, ihaleler, Medya AŞ gibi." ifadelerini kullandı.

EKREM İMAMOĞLU VE ERTAN YILDIZ ARASINDAKİ DİYALOGLAR

Söz alan Ekrem İmamoğlu, Yıldız'a, "İstanbul Yönetim AŞ (İYA) nedir? Neyle sorumludur? İYA denilen şey yeni dönemde bütün iştirak şirketlerinin yönetimini kontrol eden koordinasyon, başkanlıklar dediğimiz, o başkanlıklara da başkanlık edecek şekilde tasarladığımız bir şirket. Bu şirketin yönetim kurulu başkanı oldunuz mu, nasıl ilişiğinizi kestiniz?" sorusunu yöneltti.

Yıldız'ın, yönetim kurulu başkanı olarak İYA'da 2 kez toplantı yaptığını söylemesi üzerine İmamoğlu, "O zaman tembelmişsiniz. Yönetim kurulu başkanı olmanıza rağmen 'İBB'yle ilişiğimi kestim.' niye diyorsunuz?" diye sordu.

İlişiğini kestiğini, söz konusu toplantıların icra toplantısı olmadığını dile getiren Yıldız, "Hiçbir icra toplantısına katılmadım, katılmamamı istediniz." şeklinde karşılık verdi.

Ekrem İmamoğlu'nun "İYA'dan ne zaman ayrıldınız? Yönetim kurulu başkanıydınız, dolayısıyla bütün 30 iştirakin sorumluluğunu alan hukuki mali denetimini yapan iştirakten bahsediyorum. Yaptınız? Doğru mu?" sorusuna Yıldız, "İYA, iştirak şirketlerinin denetimi için kurulmuş şirkettir. Yönetim kurulunun icra yetkisi yoktur. Genel müdürün toplantılarını birkaç kez yaptım, o toplantıları da grup başkanıyla konuştuk. Meclisle ilgili haberdar olmak için siz de istediniz." yanıtını verdi.

Bunun üzerine İmamoğlu, "İYA'da herhangi birinin diğer iştirakler gibi özlük hakkı alsın diye yönetim kurulu üyeliği yoktur. 7 grup başkanının yönetim kurulu üyesi olduğu, genel müdürün toplayamadığı, sadece yönetim kurulu başkanının topladığı şirkettir ve siz seçimden sonra da buranın yönetim kurulu başkanlığını yaptınız." dedi.

Ertan Yıldız da "İYA yönetim merkezi değildir. Bunu siz de çok iyi biliyordunuz, denetim fonksiyonu olan şirkettir. Benim orada olma sebebim iştirak başkanı olduğum aynı zamanda iyi tanıdığım içindir. Hiçbir icrai faaliyetin içinde olmadım. Benimle hiç toplantı yaptınız mı? Şaban beyle yaptınız." beyanında bulundu.

İmamoğlu, Yıldız'a, "İfadenizde '2023'ün ikinci yarısından sonra ayrıldım.' dediniz, sonra kasımda dediniz. Tutarsızlıklar çok fazla her detaya girecek değilim. Yerel seçim yaklaştığında bana Bakırköy Belediye Başkanı olmak istediğinize dair çok fazla bilgi geldi. Siz de ifade ettiniz, ben de size şunu söyledim. 'Birincisi, görevinize devam edebilirsiniz.' dedim. İkincisi, 'İş adamısın. Temsiliyetin güçlü olur. Üçüncüsü siyaset farklı mecra, burada üye olursan hem İBB'de ve değerli bir pozisyonda olmanı isterim hem de siyasete alışırsın.' dedim. Sonra meclis üyesi olma teklifimi kabul ettin. Daha sonra İYA'nın başına geçtin. Doğru mu?" sorusunu yöneltti.

Yıldız'ın, İmamoğlu'nun söylediklerinin kısmen doğru olduğunu ancak belediye başkanı olmak istediğinin doğru olmadığını, mikro siyasetle uğraşmak istemediğini, İmamoğlu'nun kendisini bir hafta boyunca oyaladığını söyledi.

Ekrem İmamoğlu, bunun üzerine "Bu yalandır." dedi.

İmamoğlu'nun, "KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptınız. Aynı zamanda 30 şirketin sorumluluğunu yapan pozisyondaydınız doğru mu?" sorusuna Yıldız, "Doğru. İfade aslında şu: Siz KİPTAŞ'a sık sık giderdiniz. Bu toplantılardan haberim olmazdı. Ali Kurt zaman zaman bana bildirirdi, başka şirketlerle böyle bir toplantı yapmazdınız. Sürekli Ali Kurt'u ziyarete gidiyordunuz. Gidebilirsiniz, başkansınız ama benim kontrolümden çıkmıştı." diye yanıt verdi.

Ekrem İmamoğlu, Yıldız'a, "Müteahhitlerle görüşmeler yapar mıydınız, benim görevlendirmem olur muydu?" diye sordu.

Yıldız'ın "Evet görevlendirme yapardınız." demesi üzerine İmamoğlu, "Dolayısıyla benim görüşmem olmazdı." dedi.

Ertan Yıldız, mahkeme başkanına, İmamoğlu'nun kendisine sürekli "Yalancı." diye hitap ettiğini aktararak, bunların düzeltilmesini istedi.

Yıldız'ın, "Bu adama (Gülibrahimoğlu) güvenmeyin dediğimde, 'Bu adam çok yetenekli önünü açmamız lazım.' diyen siz değil misiniz?" sorusunu yönelttiği İmamoğlu, "Hayır." cevabını verdi.

İmamoğlu'nun, "Örgüt yöneticisi misiniz?" sorusu üzerine Yıldız, "Buna savunmamda cevap verdim. Örgüt yöneticisi olmadığımı söyledim." ifadelerini kullandı.

Yıldız, İmamoğlu'nun, "Örgüt var mı?" sorusuna "Buna heyet karar verecek ama ben bir yapı olduğundan bu yapıyla ilgili bildiklerimi anlattım." dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun "Ondan haberim yok, bundan haberim yok.' diyorsunuz. O dönem size verdiğim görev, iştirak şirketlerinin görevlerinden tam olarak sorumlu olmanızdı. Şirketleri yönetmek görevi verdim size." demesi üzerine Yıldız, bir kişinin 70 bin kişiyi, 6 milyar ciroyu ve 30 şirketi nasıl yöneteceğini ifade etti.

Yaklaşık 15 saat süren, tutuksuz 7 sanık ile avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların sabah alınmasına devam edilmek üzere ertelendi.

Bu arada duruşmada, toplam 59 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.

Habere git