- AK Parti’ye geçen belediye başkanları nedeniyle zaten MORALSİZDİ.
- Muhittin Böcek ve oğlunun itirafları nedeniyle zaten HIRPALANMIŞTI.
- Özkan Yalım’ın itirafları nedeniyle zaten ÇARESİZDİ.
- Veli Ağbaba’ya yönelik iddialar nedeniyle zaten YIPRANMIŞTI.
*
İktidar açısından “bundan iyisi Şam’da kayısı” durumu vardı yani.
Ben iktidarın yerinde olsam CHP’nin bu durumda kalmasını isterdim.
*
Çünkü...
Siyasi mühendislik olarak algılanabilecek yargısal müdahaleler, her zaman istenen sonucu vermez.
*
Çünkü...
Zaten epeyce hırpalanmış ve yıpranmış bir siyasi yapıyı daha da kaosa sürükleme çabaları, bazen ters sonuç doğurabilir.
KILIÇDAROĞLU NASIL KURTULUR
KEMAL Kılıçdaroğlu’nun işi çok zor.
Daha düne kadar kendisine yol arkadaşlığı yapanlar, bugün fotoğraflarını çiğniyorlar, “Hain Kemal” diye slogan atıyorlar.
*
Kılıçdaroğlu’nun buradan kurtulabilmesinin yolu var mı?
*
Bir yol var galiba.
Şöyle bir yol:
*
Bugün çıkıp “Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayımız Mansur Yavaş olacak” diye bir açıklama yapsa...
CHP’nin öfkeli tabanı, kendisini bağrına basmasa bile belki biraz yumuşar.
*
Kısacası kurtuluş yok Kılıçdaroğlu için. Belki Mansur Yavaş kartıyla azıcık toparlar.

ÖZGÜR ÖZEL’İN KISIR DÖNGÜSÜ
DİRENİŞ çağrısı yap. / Otobüs üstünde bağır. / Genel grev tehdidinde bulun. / Boykot çağrısı yap. / “Teslim olmayacağız” de.
Ama sonuçta bir milim, bir gram, bir dirhem, bir santim kazanım elde etme.
*
Özgür Özel, tam olarak böyle bir kısır döngünün içine hapsolmuş gibi.
Çıkamıyor buradan.
*
Şöyle diyebilirsiniz:
Ne yapsın adamcağız? Teslim mi olsun? Önünde bir yol mu var?
*
İyi ama liderlik, hep aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleme sanatı değildir ki.
Lider dediğin...
Ya bir yol bulur ya da bir yol açar.

SON DÖNEMİN EN İYİ GAZETECİLİĞİ
- YAVUZ ATALAY: Akşam gazetesi Washington Temsilcisi Yavuz Atalay, müthiş bir habere imza attı.

Gülistan Doku cinayetinin kilit ismi firari Umut Altaş’ı New York’ta buldu, Altaş’ın cinayetle ilgili bomba açıklamalarını haberleştirdi. Önemli bir habercilik başarısıdır bu. Yavuz Atalay’a da bravo.

BARIŞ YARKADAŞ GÜNLERİ
BUGÜNLER kimin günleridir?
Tabii ki Barış Yarkadaş’ın günleridir.
Perşembe akşamı Barış Yarkadaş’ın hayatının prime time’ıydı.
*
Hak etti ama.
En savunulamayacak şeyleri savunup bu sonucu alabilmesi...
İnanılır gibi değil.

BİR MEDENİYET SOFRASINDA ALDIM BUTLAN HABERİNİ
BU hafta “Türk Mutfağı Haftası.”
Yani tandırın, keşkeğin, mantının, böreğin, yaprak sarmasının, kabak çiçeği dolmasının, içli köftenin ve daha yüzlerce enfes yemeğin haftası.
*
“Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” başlıklı programa davet edilince... İflah olmaz bir Türk mutfağı hastası olarak “Tabii ki gelirim” dedim.
*
“Türk Mutfağı Haftası”, “Bir Sofrada Miras” programı... Hepsinin arkasında Emine Erdoğan var.
Emine Hanım, tıpkı “Sıfır Atık” projesini küreselleştirdiği gibi Türk mutfağını da küreselleştirmeye çalışıyor.
*
Perşembe günü... Saat 16.30...
Emine Erdoğan’ın onur konuğu olduğu programın yapıldığı salona ulaştım. Organizasyon mükemmeldi. Beni hemen masalardan birine oturttular.
Fakat olay şu: Masada sekiz kişi var ve ben hiçbirini tanımıyorum.
Süper antisosyal bir tip olduğum için de kasılmaktan sohbet açamıyorum.

*
Bu tür durumlarda ne yapılır?
Tabii ki kafa telefona gömülür ve dış dünyayla irtibat kesilir.
Sahnede Bursa kılıç kalkan ekibi gösteri yaparken... Haber bir bomba gibi patladı telefonumun ekranında: Mutlak butlan çıkmış!
*
Birden yerimden fırladım. “Benim hemen gazeteye gitmem lazım abi” diye sayıklayarak etrafa bakmaya başladım.
Sonra Emine Erdoğan Hanımefendi’ye mazeret bildirip programı terk etmemin uygun olacağını düşündüm.
*
Fotoğrafta Emine Erdoğan’a “Mutlak butlan çıktı, o yüzden benim erken ayrılmam gerekiyor, lütfen kusura bakmayın” derken görülüyorum.
*
Bu arada Türk mutfağının birbirinden şahane ürünlerinden tatma fırsatını kaçırdığım için Kemal Kılıçdaroğlu’na saydırmayı ihmal etmediğimi bildirmeyi de bir borç bilirim.

2 hafta önce
28










English (US) ·