Hukukçu Şükrü Aksu, borç tahsil süreçlerinde sıkça karşılaşılan hukuka aykırı uygulamalara dikkat çekerek, alacaklıların borçlunun yakınlarını aramasının ve kişisel verileri paylaşmasının suç teşkil ettiğini vurguladı.
Aksu, bir alacağın bulunmasının icra takibi başlatma hakkı verdiğini ancak bu durumun borçluya ait bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılmasını yasal hale getirmediğini belirtti. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesine işaret eden Aksu, borçlunun açık rızası olmadan borç bilgileri, borcun nedeni ya da iletişim bilgilerinin; borçlunun annesi, babası, eşi, çocuğu veya kardeşiyle dahi paylaşılamayacağını söyledi.

Uygulamada İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamelerinin kötüye kullanıldığını belirten Aksu, borçluyla ilgisi olmayan kişilere “borcu varsa icra dairesine öde” şeklinde yazılar gönderildiğini, itiraz edilmediği takdirde bu kişilerin haksız yere borçlu konumuna düşebildiğini ifade etti. Usulsüz tebligatların da sıkça görüldüğünü kaydeden Aksu, bu tür uygulamaların hem KVKK hem de Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olduğunu vurguladı.
Aksu, borçluya ait kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ve paylaşılmasının 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası doğurabileceğini, ısrarlı aramalar ve baskı yoluyla tahsilat yapılmasının ise kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu kapsamında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına yol açabileceğini belirtti.

Hukuk bürolarının veya alacaklıların, borçlunun yakınlarına ait telefon numaralarını izinsiz şekilde kullanmasının da suç olduğunu söyleyen Aksu, cep telefonu numarasının da kişisel veri niteliğinde olduğunu hatırlattı. Sosyal medya üzerinden borçluya ait bilgilerin paylaşılması ya da arkadaşlarına mesaj atılması gibi yöntemlerin de açıkça hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
Borcu olmayan vatandaşlara yönelik sahte veya haksız icra takiplerine karşı uyarılarda bulunan Aksu, özellikle ilamsız icra takiplerinde 7 gün, kambiyo takiplerinde 5 gün içinde itiraz edilmemesi halinde borcun kesinleştiğini ve tüm mal varlığına haciz konulabildiğini söyledi. Bu nedenle adres kayıt sistemindeki adreslerin mutlaka güncel tutulması, muhtarlarla irtibat halinde olunması ve e-Devlet ile UYAP Vatandaş sistemi üzerinden düzenli kontrol yapılması gerektiğini vurguladı.
Haksız şekilde icra takibine maruz kalan vatandaşların savcılığa suç duyurusunda bulunabileceğini, CİMER ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na başvuru yapabileceğini belirten Aksu, özellikle tebligatların asla görmezden gelinmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Şükrü Aksu, “Alacaklı olmak, hukukun çizdiği sınırların dışına çıkma hakkı vermez. Tahsilat gerekçesiyle kişilerin temel hak ve özgürlükleri ihlal edilemez.” diyerek vatandaşları haklarını bilmeye ve yasal süreleri kaçırmamaya çağırdı.











English (US) ·