İBB yolsuzluk davasında duruşma yarına ertelendi

1 saat önce 30

İBB'ye yönelik “yolsuzluk” davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılanmasına devam edildi. 73'üncü duruşmada İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan, tahliye talebinde bulunarak “Ne kimseye emir vermişliğim, ne kimseden emir almışlığım yok” dedi. Duruşma yarına ertelendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında açılan davanın 73'üncü duruşması görüldü. Aralarında görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanık, duruşmada hakim karşısına çıktı.

Tutuklu sanıkların savunmalarının alındığı duruşmada İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan da tahliye talebinde bulundu.

“İHALELERE GİRMİŞLİĞİM, TEKLİF DAHİ VERMİŞLİĞİM YOK”

Necati Özkan, savunmasında dosyada kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Özkan, ihalelerle ilgili herhangi bir görevi veya yetkisi bulunmadığını belirterek, “Dosyadaki kayıtlar, tanıklar ve sanık anlatımları ve onların tamamının ortaya koyduğu gibi ihalelere girmişliğim, teklif dahi vermişliğim yok. Görevim, yetkim, imzam, makamım, maaşım, huzur hakkım yok. Ne kimseye emir vermişliğim, ne kimseden emir almışlığım yok” dedi.

Hakkında bu yöndeki iddiaları destekleyecek herhangi bir delil bulunmadığını savunan Özkan, “Bunların varlığına emare teşkil edebilecek ne bir delil, ne bir ifade, ne de herhangi bir gizli tanık sözü var ve ben örgüt üyesiyim, hem de özel örgüt üyesiyim” ifadelerini kullandı.

“Ben seçimden seçime işimi yaparım” diyen Özkan, şirketini de tasfiye ettiğini belirterek tahliyesini talep etti.

Özkan, “532 gün suçsuz, günahsız, delilsiz, ispatsız 532 gün. Yazıktır, günahtır, ayıptır” dedi.

İDDİANAME 3 BİN 809 SAYFA

İBB'ye yönelik “yolsuzluk” soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025'te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede “örgüt lideri” olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun aralarında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “suç gelirlerinin aklanması”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “ihaleye fesat karıştırma”, “irtikap” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”nın da bulunduğu çok sayıda suçtan cezalandırılması isteniyor.

İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

“16 AYDIR TUTUKLUYUM”

Tutuklu sanık KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt da tahliye talebinde bulundu.

Kurt, hakkında olumsuz bir MASAK raporu bulunmadığını savunarak, “16 aydır hesaplarım bloke edildi. Tüm mal varlığımla ilgili bağımsız rapor aldım. 2005'ten KİPTAŞ tutuklanana kadarki süreçteki gelirlerimin ve edinimlerimin tutarlı olduğuna ilişkin” dedi.

Kaçma şüphesinin bulunmadığını belirten Kurt, “Kaçacak olsam bu arada kaçardım. Yeşil pasaportu olan bir kişiyim. Hiçbir şekilde kaçmayı düşünmedim ve 16 aydır tutukluyum” ifadelerini kullandı.

Kurt, hakkında beyan veren kişilerle ilgili de savunma yaptı ve tahliyesini istedi.

“HUKUKA AYKIRI BİR MENFAAT TALEP ETMEDİM”

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz de suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulundu.

İmar Komisyonu üyesi ve encümen olmadığını belirten Akyüz, teknik başkan yardımcısı olarak kişisel plan yapma yetkisinin bulunmadığını söyledi.

Akyüz, “Ben hiçbir kişi veya kurumdan kendim ya da başkası yararına hukuka aykırı bir menfaat talep etmedim. Hiçbir kimseye bu yönde bir talimat vermedim. Herhangi bir kişiyi böyle bir amaçla görevlendirmedim” dedi.

Sağlık sorunları bulunduğunu da belirten Akyüz, tutukluluk süresi, delillerin büyük bölümünün toplanmış olması ve kaçma ya da delil karartmaya ilişkin somut bir olgu bulunmamasını gerekçe göstererek tahliyesini istedi.

İBB yolsuzluk davasında duruşma yarına ertelendi

“BAĞLI OLDUĞUM TEK KURUM DEVLETİMDİR”

İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu da savunmasında herhangi bir örgütle bağlantısı olmadığını söyledi.

Karaoğlu, “Ben bir örgüte üye değilim, olmadım, olmam. Kimseden yasa dışı bir talimat almadım, vermedim. Yönlendirmede bulunmadım” dedi.

26 yıllık kamu görevi boyunca başını öne eğdirecek herhangi bir işin içinde olmadığını belirten Karaoğlu, “Benim bağlı olduğum tek kurum devletimdir” ifadelerini kullandı ve tahliye talebinde bulundu.

“BÖYLE BİR GÖRÜŞMEYE HİÇBİR ZAMAN KATILMADIM”

Tutuklu sanık iş insanı Adem Başer ise iddianamede yer alan bazı iddiaları reddetti.

Murat Gülibrahimoğlu'nun genel müdür yardımcısı olmadığını belirten Başer, Kuzey Grup bünyesinde yaklaşık 10 genel müdür yardımcısı bulunduğunu, kendisinin yalnızca Güney Cebeci şirketinde genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını söyledi.

Kaçak döküm sisteminin kurulmasında rol aldığı iddiasını da reddeden Başer, hangi toplantılara ve kimlerle katıldığı konusunda herhangi bir tespit bulunmadığını belirterek, “Böyle bir görüşmeye hiçbir zaman katılmadım” dedi.

“KAMUYA HİÇBİR ÜRÜN SATMADIM”

İddianamede “Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı” olarak geçen tutuklu sanık Hakan Karanis de hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Karanis, hakkında kamu zararına dolandırıcılık, evrakta sahtecilik ve Maden Kanunu'na muhalefet gibi suçlamalar bulunduğunu belirterek, “Bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Ben kamuya hiçbir ürün satmamışımdır. Hayatımda bir madenin kapısından içeri girmemişimdir” dedi.

Karanis de tahliyesini talep etti.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarın saat 10.00'a ertelendi.

Habere git