
Kaynak:AA
Balıkesir programı kapsamında Vali İsmail Ustaoğlu'nu ziyaret eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, daha sonra Hasan Can Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Toplantıya, Bakan Göktaş'ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir Milletvekilleri Ali Taylan Öztaylan, İsmail Ok ve AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir de katıldı. Son 24 yılda havalimanları, hastaneler, okullar ve çok güçlü politikaları hayata geçirdiklerini aktaran Bakan Göktaş, "Eser siyaseti, hizmet siyaseti getirdik. Vatandaşa dokunan hizmetler hayata geçirdik. Fakat unuttuğumuz bir alan var. Devrim niteliğinde yenilikler hayata getirirken, sosyal politikalara, insana dokunan politikaları hayata geçirdik. Bunu da Cumhurbaşkanımızın 1994 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda 'Önce insanım, vatandaşım , milletim' dedi. O yüzden bizler de o ruhla, dayanışmayla, birlik beraberlikle, heyecanla eser ve hizmet siyasetimizin yanında sosyal politikalarımızı da bütün çalışmalarımızın merkezine aldık. Her bir vatandaşımıza dokunan hizmetler getirdik" diye konuştu.
'BU ÇOCUKLAR HEPİMİZE EMANET'
Bakanlık olarak aileden, kadından, çocuktan, engelli ve yaşlıdan sorumlu olduklarını dile getiren Bakan Göktaş, şöyle devam etti:
“İhtiyaç sahibi her bir vatandaşımızdan sorumluyuz. 86 milyon bir kitleye hitap eden bir bakanlık olarak her bir vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir çocuk etkinlik merkezinde küçücük bir evladımızın maruz kaldığı hadiseyi hepimiz yakından takip ediyoruz. Bu olay, basit bir olay değil. Aileyi dinlediğimde gerçekten dehşete düştüm. Hiçbir şekilde destek alamamışlar. Görüntüleri 20 gün sonra göstermişler. Çocuk etkinlik merkezi adı altında kreş hizmeti sunuyorlar ve aileler resmi bir kreş yeri olarak düşünerek çocuklarına emanet ediyor. Bu çocuklar hepimize emanet. Bir çocuğumuzun saçına zarar gelmesine dahi asla göz yumamayız. Böyle bir olay olduğunda da iddia dahi olsa, 'Her vaka bizim için fazla bir vaka' diyoruz. Her iddiayı, büyük bir titizlikle inceliyoruz. Varsa bir ihmal, derhal personelin elini geri çektiriyoruz. Fakat bakıyoruz ki, hiçbir şekilde bir denetim mekanizması olmadığı gibi izin dahi alınmamış bu merkezlerde neler yapıldığını, çocukların nasıl içeriklere maruz kaldığını dahi bilmiyoruz. Bu durumu aile kendisi fark ediyor. Keşke münferit bir olay olsaydı. Dünden bu yana maalesef farklı ihbarlar var. Biz çocuktan, aileden sorumlu bakanlık olarak mağdurun hakkını korumak adına ailemizin hakkını, hukukunu da koruyacağız."

'BU SÜRECİ ÇOK YAKINDAN TAKİP EDECEĞİMİZDEN HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN'
Diğer aileleriin de davalarına müdahil olacaklarını aktaran Bakan Göktaş, şöyle konuştu:
"Bu süreci çok yakından takip edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Çocuk haklarından bahsedenlerin sesi dahi çıkmıyor. İki gündür her yer sessiz. Aksine neredeyse aileyi suçlayacak boyutta. Diyorlar ki 'Bir delil bile yok.' Bizim her ihbarı bir delil olarak görmememiz mi lazım? Her ihbar bizim için öncelik değil midir? Sen gereğini yaptın mı? Değil yapmak, aileyi gerekli bilgilendirmeyi yapmamışsın, onlara geri dönüş sağlamamışsın. Olayı örtbas etmek için elinden geleni yapmışsın. Aile 45 gün sonra artık sitem etmiş. Bu konuyu basına yansıtmış. Yani yazıklar olsun. Nerede sizin çocuk hakları savunuculuğunuz? Nerede sizin insan hakları ? Neredesiniz siz? Cumhurbaşkanımız her vakanın yanında. Her türlü olayda bakın en ufak vakada bile gereğini yapıyor. Ailenin yanında oluyor. Süreçleri yakından takip ediyor. Herhangi bir ihbar geldiğinde bunu titizlikle inceliyoruz. Çünkü görüntülere de yansımamıştır diye 3 yaşında bir çocuğun ailesine baskı yapmaya utanmıyor musunuz? Bununla beraber dünden beri maalesef farklı vakalarla karşı karşıyayız. Farklı ihbarlar geliyor. İhbarlar ciddi. Kimileri savcılığa intikal edilmiş. Ama örtbas edebilmek için elinden gelen yapılmış. Bu merkezler çocuk etkinlik merkezi adı altında açılmış. Neden? Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı'ndan izin almak istemiyor. Aile Bakanlığı'nın denetimi altında olmak istemiyor. Denetimsiz bir yer olabilir mi? Biz seyyar satıcıya bile bir ruhsat istemiyor muyuz? Bu kaçak kreşleri neye dayanarak açıyorsun? Sen çocukların yanında değil misin? Madem oldu. Olayın üstüne git, aileyi güçlendir, yanında ol, savun. Nerede olursa olsun biz davalara müdahil olmaya da devam edeceğiz. Bunlar da hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sizler de samimiyseniz bunu bu şekilde yaparsınız. Mağdurun yanında olursunuz."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur ise, "Yerel yönetimlerin en birinci önceliği çöp toplamaktır, suyu akıtmaktır. Suyu akıtmaktan aciz, çöpü toplamaktan aciz CHP belediyelerinin yerel yönetimleri 86 milyon milletimizin gözünün önünde cereyan ediyor. Bu işler 'Balıkesir benim ailem' demekle olmuyor. Balıkesir'e senin ailen olduğunu göstereceksin. Balıkesir'in tüm fertlerine hizmet etmelisin. İstanbul karda kışta, yollar kapandığında balıkçıda değil, İngiliz Büyükelçiliği'nde değil, Ankara susuz kaldığında, trafiği sıkıştığında, bahaneleri AVM'lere atmakla değil, 'araç sayıları çoğalıyor' diye bahaneler üretmekle değil çözüm üretmekle mükellefsiniz. Siz yapamıyorsanız, biz milletimizin desteğiyle şehirlerimize, illerimize, vatandaşımıza, bakanlıklarımızla, yerel yönetimlerimizle ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hizmet etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.










English (US) ·