Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül günü saat 10.40’ta kaydedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem, çevre vilayetler Diyarbakır, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya’da da güçlü bir şekilde hissedildi. Yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntının ardından ekipler sahada incelemelerini sürdürürken, jeoloji uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un Kahramanmaraş depremleri sonrası yaptığı kritik tespitler yeniden hatırlandı.
Üşümezsoy, büyük afetlerin ardından özellikle Atatürk Barajı'nın güney kesimi ile Bozova Fayı hattında belirgin bir gerilim birikimi oluşabileceğini vurgulamıştı. Güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası'nda 55 kilometre uzunluğunda ve sağ yanal doğrultu atımlı aktif bir hat olarak tanımlanan Bozova Fayı, Karaköprü'deki sarsıntıyla birlikte gözlerin tekrar bu alana çevrilmesine neden oldu.

ÇOK SAYIDA DEPREMİ HAFTALAR ÖNCESİNDEN BİLMİŞTİ
Geçmiş yıllarda öne sürdüğü tezlere değinen Üşümezsoy, 2012 yılında kendisine yöneltilen riskli alan sorularına yanıt verirken Sivrice, Acıpayam ve Yedisu bölgelerine dikkat çektiğini hatırlattı. Nitekim ilerleyen yıllarda hem Sivrice hem de Acıpayam hattında ciddi depremler meydana geldi.
Bunun yanı sıra Sisam depremi öncesinde ilgili fay hattını uyardığını belirten Üşümezsoy; Marmara'da Silivri-Kumburgaz segmentinde 6,0 ile 6,5 büyüklüğünde bir sarsıntı ihtimaline vurgu yaptığını, aynı şekilde Simav-Sındırgı hattındaki hareketliliğe de önceden işaret ettiğini ifade etti.

YENİ TEHDİT: PAMUKKALE HATTI
Son değerlendirmelerinde Ege Bölgesi'ndeki hareketliliği mercek altına alan Üşümezsoy, asıl riskin Pamukkale Fayı üzerinde yoğunlaştığını savundu. Bu fay hattının 6,5 ile 7 büyüklüğü aralığında bir deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu belirten ünlü jeolog; kırılma beklenen güzergâhın Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli aksını kapsadığını açıkladı.
Pamukkale ve civarının tarih boyunca yıkıcı depremlerle sarsıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, antik kent Laodikeia ve çevresinin geçmişte ağır hasarlar aldığına vurgu yaptı. Bölgedeki termal sıcak su kaynaklarının doğrudan bu aktif fay sistemleriyle bağlantılı olduğunu belirten Üşümezsoy, Milattan Sonra 40 yılı gibi erken dönem tarihsel kayıtlarda dahi bölgeyi etkileyen devasa depremlerin belgelendiğini hatırlattı.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
10










English (US) ·