İki kişi müstesna.
*
Nur Sürer.
“Ne olmuş canım kadınlara iki tokat attıysa. Analarımız da tokat yemişti” diye savunuyor.
*
Şerif Sezer.
“Yılmaz Güney’e laf söylemek kimsenin haddi değildir, derhal haddinizi bilin” diye savunuyor.
*
“Biz onun sanatını sevdik, diğer yönlerini tasvip etmiyoruz” deseler mesele kalmayacak.
Ama hayır ısrarla ve inatla “diğer yönlerini” de savunuyorlar. Yani cinayetini, şiddetini, magandalığını falan.
*
- SORU: Bu ikisi, hangi durumda Yılmaz Güney’e olan sadakatlerinden vazgeçerdi?
*
- CEVAP: Mesela Yılmaz Güney ahir ömründe şeriatçı olsaydı... İşte o zaman başlarlardı “katildi, kadın döverdi” falan diyerek lanetlemeye.

YER SOFRASINDA YEMENİN RACONU
- Gururla bağdaş kurup oturacaksın sofraya.
- Batılı görünme meraklılarına nanik yapmasını bileceksin.
- Japon halkına, Kore halkına bin selam yollayacaksın.
- “Param var ama yer sofrasını tercih ediyorum” demesini bileceksin.
MASANIN ÇAĞRIŞTIRDIĞI TEK ŞEY
Saadet Partisi’nin düzenlediği iftar davetinde liderler geçidi vardı.
Özgür Özel’den Fatih Erbakan’a, Ahmet Davutoğlu’ndan Ali Babacan’a... Hepsi oradaydı.
*
Bu masanın bende çağrıştırdığı tek şey “Altılı Masa” oldu.
*
Sanki az sonra Kemal Kılıçdaroğlu, masanın altından çıkacak gibi.
Sanki Meral Abla, kısa süreliğine masayı terk edecek gibi.
Sanki Temel Dede, “ne güzel günlerdi o günler” diyecek gibi.
Kısacası...
Tatsız bir hatırayı canlandırır gibi.

KUSURA BAKMA BARIŞ
Barış Yarkadaş, şöyle inanılmaz bir iddia attı ortaya:
“Abdullah Gül, CHP’nin adayı olacak.”
*
CHP Lideri Özgür Özel buna şu yanıtı verdi:
“Barış Yarkadaş kanal değiştirmiş, yeni kanalda olduğunu duyurup kendisine popülarite sağlayacak. Öyle bir sansasyon yapmalıyım ki sosyal medyada adım geçsin demiş. Bizlik bir şey yok.”
*
Kusura bakma Barış. Özgür Özel, yerden göğe kadar haklı.

HAMNET
Özellikle Türkiye’de çok izleniyormuş bu film. “Neden acaba” diyerek gidip izledim.
Sonuçları açıklıyorum:
*
Tempo aradım, yavaşlık çıktı karşıma.
Olay aradım, şairanelik çıktı karşıma.
Yaşama sevinci aradım, ağır bir yas çıktı karşıma.
Diyalog aradım, uzun bakışlar çıktı karşıma.
Azıcık gürültü patırtı aradım, derin sessizlik çıktı karşıma.
*
Filmden çıktıktan sonra kendi kendime şöyle mırıldandım:
*
Zaten üç kuruşluk keyfimiz var, onu da para vererek kaçırmak hiç de akıllı insan işi değil.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN’İN POLEMİK TARZI
- Çok neşeli bir polemikçi. Adam hiç sinirlenmiyor. Yüzünde hep bir gülümseme.
- Fikret Kızılok’tan, Cem Karaca’dan şarkılarla laf sokmaya bayılıyor.
- Tamamen savunmaya geçmek yerine mutlaka hücuma kalkmayı tercih ediyor.
- Muhatabının sinirlerini zıplatmaya dayalı bir taktik ve strateji uyguluyor.

MANZARAYLA ROMANCI OLUNSAYDI
Orhan Pamuk’un şu fotoğrafına bakıp şöyle yorum yapanlar var:
*
“Benim de böyle manzaram olsa... Ben de ne romanlar yazardım.”
*
Valla o iş manzarayla olsaydı...
Bunun iki yüz seksen misli manzaraya sahip Hakan Sabancı’nın şimdiye kadar en az yedi tane roman yazması gerekirdi.

VURACAK MI
ABD’nin İran’ı vurup vurmayacağı hâlâ muamma.
*
Ancak elimizde muammayı bitirecek şöyle bir şey var:
*
Hüsnü Mahalli “vurmayacak” demiş.
*
Genelde söylediklerinin tersi çıkar. O nedenle maalesef vuracak galiba.


4 gün önce
35










English (US) ·