Ondan sebep 13 Temmuz’da ‘emtia savaşları’ tekrar başlayabilir. Küresel emtia piyasalarında kartların yeniden dağıtılması, yeniden ‘emtia milliyetçiliği’ni konuşacağımız sürecin kapıları açılabilir.
Piyasaya olan etkileri şu şekilde olabilir:
ÇİN İNİSİYATİFİNE SON
Tedarik güvenliği: ABD artık stratejik emtialarda (bakır, gümüş ve nadir toprak elementleri) ‘en ucuzu almak’ yerine’ ‘en güvenli tedarik zincirini kurmak’ stratejisine geçiyor.
Rafinasyon gücü: Dünyadaki stratejik elementlerin yüzde 70’ini Çin çıkarıp rafine ediyor. Yeni bir sanayi devriminin eşiğinde Çin’e olan bu bağımlılığını kırmak isteyen ABD, yerli madencileri destekleme kararı aldı.

FİYAT TABAN UYGULAMASI
Ocak ayında başlayan 180 günlük yasal süre 13 Temmuz’da resmen tamamlanıyor. Bu tarihte ABD ülkeye girecek yabancı bakır, gümüş ve nadir toprak elementlerine karşı ‘fiyat taban uygulaması’ başlatabilir. Eğer bu hamle devreye girerse, Çin’in ucuz maliyetli üretimine karşı rekabet edemeyen ABD’li madencilik hisselerinde sert yükselişler yaşanabilir.
Aynı zamanda gümüş ve bakır fiyatlarının yükseliş trendini hızlandırmasını görebiliriz.
Diğer yandan Çin’in 1 Ocak’tan itibaren gümüş ihracatına yönelik yeni kısıtlamaları yürürlüğe alarak, gümüşü stratejik hammedeler arasına aldığını unutmamak gerek. Yani, Çin’in ‘ihracat yasağı’ ilan etmesi emtia milliyetçiliğinin göstergesiydi.
GÜVENLİ LİMAN ARAYIŞI
Rusya, Hindistan ve Suudi Arabistan Merkez Bankası ise ‘fizik gümüş’ almaya başladı. Rezervlerine fiziki gümüş ekleyen bu bankalar, gümüşün yeniden ‘parasal metal’ statüsüne dönüşünün ilk sinyallerini vermiş oldular. Suudi Arabistan, gümüş konusunda biraz daha farklı yol izlemişti. SLV isimli borsada işlem gören bir gümüş fonuna yatırım yapmıştı. Çünkü onlara depolamak, taşımak ve sigortalatmak zor geldi.
Küresel borç sorununun büyümesi, doların dolaşımının yüzde 80’den yüzde 57’te gerilemesi gibi nedenler merkez bankalarının güvenli liman arayışına itti. Gümüş stoğu yapan merkez bankaları, uzun vadede fiyatların yukarı girmesini öngördüğü gibi gümüşü para olarak da düşünüyor. 2025 yılında küresel gümüş üretimi 835 milyon ons seviyesinde gerçekleşmişti.
İkincil gümüş arzı, yani geri dönüşüm yoluyla piyasaya giren miktar ise 200 milyon ons olmuştu.
GÜMÜŞ TALEBİ NASIL?
Elekronik ve yarı iletken sektörlerde talep 456-466 milyon ons seviyesinde.
Güneş enerjisinde 197-257 milyon ons aralığında.
Tıbbi ürünler, kimya ve diğer sektörlerde talep 50-100 milyon ons aralığında.
Takı ve sofra eşyalarında 70-80 milyon ons
Elektrikli araçlar ve bataryalarda 60 milyon ons
Yatırım amaçlı ise 200-250 milyon ons
Bu nedenler Rusya’nın devlet rezervleri için gümüş alımı için 51.5 milyar Ruble ayırdı. Hindistan, 2026 Nisan itibariyle bankaların gümüşü teminat olarak kabul etmesine izin verdi.
Suudi Arabistan ise ETF’ler üzerinden deneme amaçlı gümüş alımlarına başladı.
5 YILIN ŞAMPİYONU
Türkiye gümüş hamlesi için son çıkışta! Türkiye’de çok ciddi gümüş yatırımcısı var.
Hem fiziki hem de kâğıt üzerinden. Ancak fiziki gümüşe veya yatırımcılarına bugüne kadar hak ettikleri desteğin gelmediğini düşünüyorum. Hazır ons gümüş 59 dolar seviyesine gerilemişken, umarım bu fırsatları tekrar kaçırmayız!
Türkiye’de 2025’de ons altın yüzde 87, gram altın yüzde 110, ons gümüş yüzde 150, gram gümüş yüzde 200 kazandırdığını unutmamak gerek! “Bu sadece 2025’de olmuştur” diyebilirsiniz. Hayır, son 5 yılın şampiyonu altın değil, gümüştür. İnternetten 5 dakika araştırmanız yeterli.

3 hafta önce
28










English (US) ·