Gülistan Doku soruşturması derinleşiyor! Gözler dönemin başsavcısında: Mutlaka sorgulanmalı

3 saat önce 46

Gülistan Doku dosyasında çember gün geçtikçe daralıyor. Aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir dahil çok sayıda kişi tutuklandı. Soruşturmada “kasten öldürme” ve “delil karartma” iddiaları öne çıkarken Eski Vali Sonel tutuklama talebiyle sevk edildi. A Haber Muhabiri Mehmet Karataş bu gelişmeyle dosyada dönemin Cumhuriyet Başsavcısı'na dikkat çekerek sürecin neresinde olduğu, neyi yaptığı ya da neyi eksik bıraktığını mutlaka sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamamasına ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir eşik aşıldı. Ailesinin 6 Ocak 2020'de kayıp başvurusunda bulunmasının ardından yıllarca sonuçsuz kalan arama ve incelemeler, elde edilen yeni bulgular doğrultusunda yeniden derinleştirildi.

ESKİ VALİNİN OĞLU DAHİL ÇOK SAYIDA TUTUKLAMA

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

ESKİ VALİ SONEL'E TUTUKLAMA TALEBİ

Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklandı. Eski Vali Tuncay Sonel de tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

PİŞKİN SAVUNMA: BEN DEVLET VALİSİYİM EMNİYETTE CEVAP VERMEM

Emniyette 3 gün boyunca susma hakkını kullanan Sonel'in, "Ben devletin valisiyim. Emniyette cevap vermem, susma hakkımı kullanıyorum" dediği öğrenildi.

"DELİL KARARTMA"

Dosyada en dikkat çeken başlıklardan biri ise delil karartma iddiaları oldu. İddialara göre, Doku'ya ait SIM kart verilerinin silindiği, hastane kayıtlarının yok edildiği ve güvenlik kamerası görüntülerine müdahale edildiği öne sürülüyor. Bu durum, soruşturmanın yalnızca kayıp olayına değil, aynı zamanda sistematik bir örtbas sürecine de odaklandığını ortaya koyuyor.

CUMHURİYET BAŞSAVCISI DOSYANIN NERESİNDE?

Soruşturmanın geldiği aşamada, dönemin yargı süreci de tartışma konusu haline geldi. Tüm bu gelişmelere rağmen olayın uzun süre aydınlatılamamış olması, o dönem görevde bulunan savcılık makamının süreçteki rolünü yeniden gündeme taşıdı. Hukuk çevrelerinde, soruşturmanın ilk aşamalarında herhangi bir ihmal ya da eksiklik olup olmadığının da kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.

"İNTİHAR SÜSÜ" İDDİASI

Gülistan Doku'nun viyadük üzerinde görüldüğü ve kamuoyuna servis edilen o fotoğraf karesine dair A Haber Özel Haberler Şefi Mehmet Karataş çarpıcı bir iddiada bulunarak "Hastaneye giriş görüntüleri yok ama hızla geçen bir aracın kamerasından bu kare bulunuyor. Bu fotoğraf, kamuoyunun aklına 'intihar' ihtimalini yerleştirmek için kurgulanmış bir senaryonun parçası olabilir." dedi

A Haber Muhabiri Mehmet Karataş kamuoyunda geniş yankı uyandıran dosyada, adaletin tam anlamıyla sağlanabilmesi için yalnızca şüphelilerin değil, sürecin tüm aktörlerinin sorumluluklarının ortaya konulması gerektiği vurguladı.

"DÖNEMİN BAŞSAVCISI DA SORGULANMALI"

"Bugün tüm detaylara ulaşılabiliyorsa, o günün başsavcısının ne yaptığı da mutlaka sorgulanmalı." diyen Karataş Gülistan Doku soruşturmasında tüm şüpheliler tutuklanırken, valinin de tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi dikkat çekici." dedi. ve sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi:

"Deliller ortadayken, o dönemin Cumhuriyet Başsavcısı'nın da sürecin neresinde olduğu, neyi yaptığı ya da neyi eksik bıraktığı mutlaka sorgulanmalı. Adalet tam tecelli edecekse, bu zincirde yer alan herkesin ifadesi alınmalı."

Habere git