Oluşturulma Tarihi: Ağustos 31, 2026 06:25
Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin kısa süre içinde su alarak alabora olması, geminin güvenlik ve denize elverişlilik koşullarına ilişkin kritik soru işaretlerini de gündeme getirdi. Geminin neden su aldığı, gerekli teknik kontrollerin yapılıp yapılmadığı ve tahliye prosedürlerinin usulüne uygun uygulanıp uygulanmadığı soruşturmanın en önemli başlıkları arasında. Peki hukuken kim, hangi koşullarda sorumlu tutulabilir? İşte kritik detaylar...


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KKTC’de Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket eden yolcu gemisinin kısa süre sonra su alarak alabora olmasıyla sonuçlanan faciada can kayıpları yaşandı. Gemi kaptanı ve 7 görevli gözaltına alınırken, soruşturma başlatıldı. KKTC’de yaşananlar nedeniyle 3 günlük yas ilan edildi.
Olayın ardından gözler, geminin neden su aldığına, sefer öncesinde gerekli teknik kontrollerin yapılıp yapılmadığına ve yolcuların tahliyesi sırasında acil durum prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığına çevrildi. Soruşturma sürerken, yanıt bekleyen kritik soruları da mercek altına aldık.
1- BU TÜR BİR OLAYDA HUKUKEN İLK OLARAK KİMİN SORUMLULUĞU ARAŞTIRILIR? GEMİ İŞLETMECİSİ Mİ? KAPTAN VE MÜRETTEBAT MI? BAKIM/TEKNİK KONTROLLER Mİ?
“Sorumluluk tek bir kişi veya kurumdan başlanarak değerlendirilmez” diyen Uluslararası Deniz Hukuku ve Ticareti Uzmanı, Esenyel & Partners Avukatlık ve Danışmanlık Kurucu Ortağı Avukat Selçuk Esenyel, “Öncelikle kazanın nedeni ve nedensellik zinciri ortaya çıkarılır. Taşıyan ve fiilî taşıyanın gemiyi emniyetli şekilde işletme yükümlülüğü, kaptan ve mürettebatın seyir ve acil durum kararları, bakım ve teknik kontroller ile gerekli görülürse bayrak devleti, liman ve denetim süreçleri birlikte incelenir” dedi ve ekledi:
Ceza sorumluluğu kişisel kusura göre; hukuki ve tazminat sorumluluğu ise taşıyan, fiilî taşıyan ve diğer sorumlular bakımından ayrı ayrı değerlendirilir. Henüz teknik inceleme yapılamadı; dolayısıyla kesin hüküm vermemek gerekir. Geminin herhangi bir nesneye çarpmış olma ihtimali de mevcuttur. Ancak şu bir gerçek: Denizin şakası olmaz. Bu kazadan çok ciddi dersler çıkarmalıyız.”
2- KATAMARANIN DENİZE ELVERİŞLİLİK ŞARTLARI AÇISINDAN HANGİ BELGELERİ VE KONTROLLERİ BULUNMALI?
Bu soruma Selçuk Esenyel, “Yüksek hızlı yolcu gemilerinde yalnızca genel denize elverişlilik değil, geminin o seferi güvenli şekilde yapmaya uygun olup olmadığı da önemlidir. Geminin klas sertifikaları, sigorta poliçeleri, emniyet yönetimi belgeleri, mürettebat yeterlilikleri, can kurtarma ve yangın ekipmanları, haberleşme ve seyir sistemleri ile periyodik sörvey (Tekne, yat veya gemilerin gövde, makine ve ekipmanlarının güvenliğe uygunluğunu denetleme işlemi) ve bakım kayıtlarının güncel olması gerekir. Belgelerin mevcut olması tek başına yeterli değildir; geminin olay günü fiilen bu standartları karşılayıp karşılamadığı da incelenir. Ayrıca kamu birimleri tarafından da düzenli aralıklarla denetime tabi tutulmaktadır” cevabını verdi.
3- GEMİ SEFER SIRASINDA SU ALDIYSA, BURADA TEKNİK BİR EKSİKLİK VEYA İHMAL İHTİMALİ HUKUKEN NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
“Geminin su alması tek başına ihmalin kanıtı değildir, ancak çok ciddi bir teknik inceleme nedenidir” diyen Selçuk Esenyel, şu bilgilerin altını çizdi:
-- Suyun nereden ve neden girdiği; gövde bütünlüğü, su geçirmez bölmeler, pompalar ve alarm sistemleri, stabilite, bakım ve onarım geçmişi, önceki arızalar, yükleme durumu ve deniz şartları birlikte değerlendirilir. Malumunuz, o bölgede birkaç gündür hava çok kötüydü. Havanın gemiyi batıracak kadar kötü olduğunu söylemek belki doğru olmaz; ancak dalga boyunun yüksek olduğunu biliyoruz ve bu durum tanık ifadelerinden de net bir şekilde anlaşılıyor.
-- Önceden bilinen veya makul bir kontrol sırasında tespit edilmesi gereken bir eksiklik giderilmeden sefere çıkılmışsa, bu durum denize elverişlilik ve bakım yükümlülüğü açısından ciddi bir sorumluluk doğurabilir. Tanık ifadelerinin bir kısmında, bir noktada patlamaya benzer yüksek bir ses işitildiği anlaşılıyor. Bu konunun araştırılması gerekir.

4- YOLCULARIN BİLET ALARAK GEMİYE BİNMESİ, İŞLETMECİ AÇISINDAN NASIL BİR HUKUKİ SORUMLULUK DOĞURUYOR?
Selçuk Esenyel, “Bilet alınmasıyla taraflar arasında bir deniz yoluyla yolcu taşıma ilişkisi kurulmuş olur ve taşıyan, yolcuyu varış noktasına güvenli şekilde ulaştırma yükümlülüğü üstlenir” dedi ve şu önemli bilgileri paylaştı:
“Bu kapsamda geminin sefere elverişli olması, yeterli ve ehil mürettebatla işletilmesi ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınması gerekir. Taşımanın fiilen başka bir işletmeci tarafından yapılması da yolcuya karşı sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.”
Selçuk Esenyel, kazanın ardından yapılacak incelemelerin yalnızca olayın nasıl meydana geldiğine odaklanmaması gerektiğini belirterek, tehlikenin fark edildiği andan tahliye sürecinin tamamlanmasına kadar yaşanan tüm gelişmelerin dakika dakika ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi:
-- Burada olayın dakikalar içindeki seyrinin yeniden oluşturulması son derece önemli. Varsa VDR kayıtları, AIS verileri ve telsiz haberleşmeleri, köprüüstü ve makine jurnalleri, alarm kayıtları, kamera görüntüleri, yardım çağrısının hangi saatte ve ne zaman yapıldığı, yolculara yapılan anonslar ve tahliye sürecinin nasıl gerçekleştiği ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
-- Bununla birlikte, mürettebatın acil durum eğitimleri ve tatbikat kayıtları, gemide bulunan can yeleklerinin ve kurtarma araçlarının kullanılabilir durumda olup olmadığı, yolcu sayımının nasıl yapıldığı ve tahliye prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığı da değerlendirilmelidir. Buradaki amaç yalnızca yardım çağrısının yapılıp yapılmadığını tespit etmek değildir. Asıl olarak, tehlikenin fark edildiği andan itibaren doğru prosedürlerin zamanında, eksiksiz ve etkili biçimde uygulanıp uygulanmadığının ortaya çıkarılması gerekir.
“Böyle bir olay sırasında yaşanan panik, insanların hareketlerini ve mürettebatın müdahalesini zorlaştırmış olabilir. Panikle birlikte birtakım aksaklıklar yaşanmış olması mümkündür. Ancak burada önemli olan, bu aksaklıkların neden ve hangi koşullarda meydana geldiğini ortaya koymaktır. Can yeleklerine erişimde gerçekten bir sorun yaşandı mı, kurtarma araçları neden kullanılamadı, mürettebat yolcuları doğru şekilde yönlendirebildi mi ve tahliye prosedürleri gerektiği gibi uygulanabildi mi; bütün bu soruların cevaplarının somut kayıtlar ve tanık ifadeleriyle ortaya konulması gerekiyor.”

6- TAZMİNAT SÜRECİ NASIL İŞLER?
“Yaralanan yolcular; tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, kalıcı sakatlık ve diğer maddi zararları için, şartları varsa manevi zararları için talepte bulunabilir” diyen Selçuk Esenyel, “Deniz yoluyla yolcu taşımalarında ayrıca özel bir sorumluluk ve zorunlu sigorta sistemi vardır; gemi kazalarında taşıyanın sorumluluğu bakımından yolcuyu koruyan özel hükümler uygulanır. Bu olayda uygulanacak hukuk, taşıma sözleşmesi, sefer hattı ve diğer bağlantı noktaları birlikte incelenerek kesinleştirilmelidir. Türkiye, 2002 Atina Protokolü’ne 2022’den beri taraftır. Kazazedelerin sağlık raporlarını, adli tıp raporlarını, bagaj teslim makbuzlarını ve diğer delilleri muhafaza etmesi önemlidir” dedi.

1 saat önce
32










English (US) ·