FETÖ’nün ihanetinin 10’uncu yılında TSK’dan 26 bin FETÖ’cü atıldı

1 gün önce 37

Devletin tüm kurumlarına olduğu gibi, 40 yıl boyunca Türk silahlı Kuvvetleri’ne sızan FETÖ’cü hainlerin silahlarından çıkar mermi, uçaklardan attıkları bombalarla 253 vatan evladı şehit oldu.
2 bin 700 vatandaşımız yaralanıp gazi oldu.

Aradan geçen 10 yılda ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından korunan ve Türkiye’ye karşı kullanılan yurtdışındaki firari FETÖ mensupları ile yurtiçindeki 100 binlerce örgüt mensubu her gün Türk milleti aleyhine çalıştı, hâlâ çalışıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise ara vermeden mücadelesini sürdürüyor.

DIŞARIDAN PKK İLE PARÇALAMADILAR İÇERİDEN FETÖ İLE BÖLME PLANI DEVREDE

 PKK terör örgütünü kullanarak Türkiye’yi sınır ötesinden saldırılarla “parçalamayan” ABD, İsrail ve Almanya; İngiltere ile Fransa ve Yunanistan başta olmak üzere Avrupa ülkeleri, FETÖ’yü kullanarak sınırlarımızın içinden “bölme” planlarından vazgeçmiş değiller.

Hâlâ devlet içinde uzantıları olduğu, sosyal medya dahil medyada etkili oldukları, siyaset ve sivil toplam kuruluşlarında yer aldıkları için kullanışlı bir örgüt olarak FETÖ’yü koruyup kolluyorlar. Türkiye’nin iadesini talep ettiği binlerce FETÖ mensubu hakkında işlem yapmamaları da bundan kaynaklanıyor.

İşin acı tarafı; Türkiye düşmanı PKK ve FETÖ mensuplarına ev sahipliği yapanların büyük kısmı, bir amacı da terörle mücadele için işbirliği olan NATO’da müttefikimiz.

Türkiye, 119 ülkede bulunan 2 bin 765 FETÖ mensubu hakkında toplam 2 bin 950 iade talebinde bulundu. Bunların 777’si Almanya, 728’i ABD, 217’si Hollanda, 142’si Belçika, 133’ü Yunanistan, 57’si Fransa, 81’i İngiltere olmak üzere 2 bin 25’i ABD ve Avrupa ülkelerinde; yani Türkiye’nin NATO müttefiki ülkelerde rahatça yaşıyor. Yani NATO ülkeleri, Türkiye düşmanı FETÖ’cülerin yüzde 60’ını ülkelerinde barındırıyor.

Ne yazık ki Türkiye düşmanı iki terör örgütü olan PKK ve FETÖ yanında DHKP-C gibi terör örgütleri hâlâ NATO ülkeleri tarafından korunup kollanıyor.

Bakalım Ankara’da yapılacak NATO toplantılarında müttefik ülkeler, Türkiye’nin bu konudaki çabalarına destek vereceklerini, en azından terör örgütlerine destek vermeyi keseceklerini açıklayacaklar mı?

FETÖ’nün ihanetinin 10’uncu yılında TSK’dan 26 bin FETÖ’cü atıldı

‘SON FETÖ’CÜ KALMAYINCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM’

Buna karşın Türkiye her alanda FETÖ ile mücadelesini 10 yıldır kesintisiz sürdürüyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Genelkurmay Başkanı olduğunda kuvvet komutanlıklarının duvarlarına, “FETÖ ile mücadele son FETÖ’cü ordudan atılıncaya kadar devam edecektir” yazısı astıran Orgeneral Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanlığı döneminde de FETÖ ile mücadeleye devam ediyor.

FETÖ’nün klasik terör örgütlerinden farklı olarak uzun yıllar boyunca gizlilik esasına dayalı hücre tipi bir yapılanma modeliyle hareket etmesi, kamu kurumlarında örgütsel aidiyetini gizleyerek kadrolaşması ve bir istihbarat örgütü benzeri yöntemler kullanması mücadelede derinlemesine analiz ve çok yönlü değerlendirmeleri zorunlu hale getirdi. 15 Temmuz sonrası Milli Savunma Bakanlığı ve TSK bünyesinde FETÖ ile mücadelede yaklaşımı şöyle oldu:
15 Temmuz darbe teşebbüsü, FETÖ’nün öncelikli hedeflerinden birinin Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu açık şekilde ortaya koydu. Bu nedenle mücadele süreci yalnızca geçmişteki örgütsel yapılanmanın tasfiyesiyle sınırlı tutulmadı; istihbarat, personel güvenliği, disiplin mekanizmaları ve kurumsal denetim süreçlerini kapsayan kalıcı bir güvenlik yaklaşımı benimsendi.

FETÖ’nün ihanetinin 10’uncu yılında TSK’dan 26 bin FETÖ’cü atıldı

SADECE DARBECİLER DEĞİL

Adli makamlar, kolluk kuvvetleri ve istihbarat birimleri arasında koordineli bir çalışma yürütüldü; anayasal düzene ve devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile terör örgütleriyle irtibat ve iltisak kapsamında elde edilen bilgiler hassasiyetle değerlendirildi. İhraç, rütbe geri alma ve göreve iade dahil olmak üzere adli ve idari işlemler objektif kriterler çerçevesinde uygulandı. Süreç içerisinde yalnızca darbeye aktif şekilde katılan personel değil; darbe girişimine çeşitli saiklerle göz yumduğu, kolaylaştırdığı veya örgütsel aidiyet taşıdığı değerlendirilen personel de detaylı incelemeler sonucunda TSK ile ilişiği kesildi.

FETÖ ile mücadele kapsamında personelin ihraç edilmesi, göreve iadesi ve rütbelerinin geri alınmasına ilişkin işlemler farklı dönemlerde farklı hukuki düzenlemeler temelinde yürütüldü.

DARBEYE KATILAN 5.600 İHRAÇ EDİLEN 26 BİN FETÖ’CÜ

Sürecin ilk aşamasında, 21 Temmuz 2016 ile 18 Temmuz 2018 tarihleri arasında yayımlanan 667-701 sayılı OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) esas alındı. 31 Temmuz 2018-31 Temmuz 2022 döneminde işlemler, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35’inci maddesi kapsamında Bakan onayıyla gerçekleştirildi. 31 Temmuz 2022 tarihinden itibaren ise süreç, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu ile TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği çerçevesinde Yüksek Disiplin Kurulları ile yürütülmeye devam etti. MSB verilerine göre; 15 Temmuz 2016’dan bugüne kadar toplam 26 bin 206 personel hakkında ihraç ve rütbe geri alma işlemi tesis edildi. Bunların 24 bin 8’i ihraç edilirken, 2 bin 198 emekli personelin rütbesi geri alındı.

15 Temmuz darbe girişimine katılan FETÖ mensubu subay, astsubay ve uzman çavuş sayısının 5 bin 600 olduğu düşünüldüğünde, ihraç edilen ve rütbesi geri alınan TSK’daki 26 bini aşan FETÖ mensubunun tespit edilmesi verilen mücadelenin büyüklüğünü ve titizliğini de ortaya koyuyor. Darbeye katılan FETÖ’cülerin 5 katı örgüt mensubunun tespit ve ihraç edilmesi 15 Temmuz sonrasında da nasıl büyük bir tehlikeyi savuşturduğumuzu gösteriyor.

Habere git