MADDİ ZORLUKLAR SEBEBİYLE EVLİLİK ARTIK ‘LÜKS BİR TÜKETİM’
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı, Prof. Dr. Barış Erdoğan’ı aradım önce. Nedir evliliği böylesine yavaşlatan toplumsal sebepler? “Temel sebep ekonomik” yanıtını veriyor ve ekliyor: “Evlilik, son yıllarda ekonomik zorluklarla beraber lüks bir tüketim haline geldi. Altın fiyatlarının hızla artmasından tut mobilyaya, kiralardan tut düğün hazırlıklarına kadar tüm kalemlerde büyük bir artış var. Bu da haliyle ekonomik anlamda geleceğini güvende hissetmeyen gençlerde, evliliğe karşı bir soru işareti yaratıyor. Zaten bir okul bitirip, bir meslek sahibi olmak ancak 30’lu yaşları buluyor, gençler, ‘önce kariyer sonra evlilik’ düşüncesinde. Ki belirli bir ‘refah’ düzeyine zaten ancak bu yaşta erişilebiliyor.

Çevresel faktörler; mesela boşanma hızının artması da evlilik hızının yavaşlamasında etkili. ‘5-10 yıl sonra boşanacaksam neden evleneyim ve bu kadar masraf yapayım?’ düşüncesi hâkim. Yanı sıra tüm dünyada bir ‘anlam’ arayışı, daha doğrusu boşluğu var ve bu boşluğun evlilikle dolacağına olan inanç ise çok zayıf.”
KADINLAR EŞİTLİKÇİ BİR DÜZEN ERKEKLER İSE KONFOR ARIYOR
Peki ya boşanma hızını arttıran sebepler? Yanıtını, İstanbul Kültür Üniversitesi Psikoloji Araştırma Merkezi Koordinatörü, Dr. Engin Eker verdi: “Boşanmaların bence temel sebebi ‘erkeklik’ krizleri. Bu yeni dünyada, kadınlar hem geleneksel hem modern rolleri beraber sırtlanmak zorunda ve haklı olarak ‘eşitlikçi’ bir düzen arıyorlar. Oysa evlilik, daha çok erkeklerin konforu için tasarlanmış bir sistem. Özellikle, geleneksel-ata erkil bir aile yapısında büyüyen erkekler, evlilik içinde, eşitlikçi bir ilişkiye pek gelemiyorlar. Dolayısıyla kadınlar -ki Türkiye değil dünyada da boşanmak isteyen taraf yüzde 60-70 oranında kadınlar oluyor genelde- daha fazla yok sayıldıkları, değer görmedikleri ve her şeyi sineye çekerek evliliklerini zorla yürüttükleri bir ilişki içinde olmak istemiyorlar.
Peki böyle olmayacağını bile bile neden evlenmek istiyorlar dersen de bunun sebebi daha çok ‘korunma ihtiyacı.’ Toplumdan, kendilerine yapılacak yakıştırma, eleştirilerden, daha ileri gidersek bir başka erkeğin şiddetinden, tacizinden vs. Yani ‘diğer’ tüm tehlike kaynakları ile tek başına mücadele yerine, ‘beraber’ mücadeleye inanarak, bir ‘korunma’ güdüsü evliliği tercih ediyor olabilirler. Gerçekler, bu beklentileri karşılamayınca da boşanma kaçınılmaz oluyor. Buna bir de ekonomik sıkıntıları ekle... Birçok evlilik, geçim sıkıntısının verdiği ağır yük altında ezilmekte.”
‘BİZ’ DEĞİL ‘BEN’ VAR
“Teknolojinin geldiği son nokta da bizi birbirimize yabancılaştırdı, doyumsuzluğu körükledi. ‘Biz’ değil, bireyin beklentilerinin öne çıktığı sibernetik bir çağda, bir ilişki içinde kalmak, birbirimize temas edebilmek her geçen gün daha da zor.”
BOŞANMALARDAKİ TEMEL NEDEN FİZİKSEL PSİKOLOJİK VE EKONOMİK ŞİDDETTİR
30 yıldır Aile Hukuku üzerine çalışan Avukat Sema Yurtbilir ise “Bu alanda çalışan bir avukat olarak girdiğim tüm boşanma davalarının temel sebebinin kadına yönelik; fiziksel, psikolojik ya da ekonomik şiddet olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim” yorumunu yapıyor.
Hemen eklemeliyim: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporuna göre; 2025’te 294 kadın öldürüldü, 297 kadın ise “şüpheli” şekilde ölü bulundu. Kadınların en çok katledildiği yer ise kendi evleri (yüzde 61), onları katledenler ise evli oldukları erkeklerdi.

TEŞVİK YETMEZ POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ
Şöyle devam ediyor Yurtbilir: “Aile içi cinayetler ile fiziksel ve psikolojik şiddetin böylesine yoğun olduğu bir iklimde, aile birliğinin devam ettirilebilmesi elbette mümkün değildir. Kadın dayak yiyor, ‘bir tokattan bir şey olmaz!’ ya da ‘Annelerimizin de evliliği böyleydi’ deniliyor, yeter ki evlilik devam etsin isteniliyor. Bu yaklaşım değişmeden, kadın odaklı ve eşitlikçi aile modelleri/politikaları üretilip, uygulanmadan, şiddetin altında yatan geleneksel- toplumsal- ekonomik güç eşitsizlikleri dengelenmeden, kadını aile içine hapsederek ne insanları ‘zorla’ bir arada tutabilir ne de teşviklerle evlenme hızını arttırabilirsiniz.”
‘GASLIGHTING’ BÜYÜK BİR SORUN
Son yıllarda fiziksel şiddetin yanı sıra kadını manipüle ederek, yaptığı her şey için kendisini suçlu hissetmesini, hatayı sürekli kendisinde aramasını sağlayan, bu sayede karşındakinin üzerinde tahakküm kurmanın kolaylaştığı, sinsi, anlaşılması güç bir psikolojik şiddet türü olan, ‘gaslighting’in önemli bir boşanma sebebi olduğuna da değiniyor. Diyor ki: “Eşi, kadının kariyerini sürdürmesine karşı çıkmıyor ama ev işlerine, çocuk bakımına yetişemediği için suçlu hissetmesini sağlıyor ya da ‘karışmıyorum’ diyor ama öyle bir manipüle ediyor ki günün sonunda kadın, vermek istemediği, sonradan pişman olacağı kararlar alabiliyor. Ne zaman ki kadın, bu durumun farkına varıyor, ki bazen farkına bile varamadan ciddi sağlık sorunlarıyla da karşılaşmış olunabiliyor, o zaman ayrılmak istiyor. O kadar çok kadın var ki böyle...”

14 saat önce
33










English (US) ·