Nuh tufanından sonra Hazreti Nuh’un gemisine sığınanlarla birlikte kurtuluşa erdiğine inanılan Cudi’nin Sefine bölgesindeydim.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’la Cudi’de Terörsüz Türkiye’yi konuşmuştuk.
Cudi’den dönüp ayağımın tozuyla NATO Zirvesi’nin toplanacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gittim.
Gazetecilik de böyle bir şey.
Bir gün Cudi’nin zirvesinde, öbür gün NATO Zirvesi’nde.
BASIN MERKEZİNDE
Cumhurbaşkanlığı Külliyesine gidince doğrudan Basın Merkezi olarak düzenlenen kütüphaneye geçtim. İlk işim kütüphanenin 6’ncı katındaki basın merkezi oldu. Yerli ve yabancı basın mensupları çalışmalara başlamışlardı.
Bir yandan canlı yayınlar yapılıyor diğer taraftan söyleşiler ve haber koşturmacası. Zirve öncesine göre Basın Merkezi hareketliydi.
Balkondan NATO Zirvesi’nin yapılacağı sergi salonunu izledim. Yabancı basın yayın yaparken sağa dönüldüğünde Türk bayrağı, sola dönülünce ise cami arka fonda yer alıyordu. Yabancı bir gazeteci, “Çok sade, çok etkileyici” dedi.
Sadece çalışma mekânları düzenlenmemiş, gazetecilerin ücretsiz olarak yemek yiyecekleri, kahve içecekleri salonlar da ayrılmıştı.

TÜRK MİSAFİRPERVERLİĞİ
Yabancı basına ilk gün döner ikram edildi. Yunanlı gazetecilerin de Türk dönerinden tatmalarını isterdim. Sadece Basın Merkezi olarak düşünülmemiş aynı zaman da Türk misafirperverliğinden örnekler sergilenmiş.
Ankaralı gazeteci olarak kendimi bir an ev sahibi gibi hissettim. Bir müfettiş edasıyla verilen hizmetleri kontrol ettim. Basın Merkezi’nde bir süre çalıştım. Giriş katına indim. Orada da ayrı bir yayın merkezi kurulmuştu. Yabancı basın daha çok 6’ncı katı tercih etmişti. Giriş kat bizim televizyonlar tarafından aktif olarak kullanılıyordu.
NATO STANDARTLARININ ÜSTÜNDE
NATO standartlarının üstünde bir hazırlık yapılmış. İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ı tebrik ediyorum. Her şey dört dörtlüktü. Şimdiye kadar birçok uluslararası zirveyi izleyen gazetecilerle konuştum. Türkiye’nin verdiği hizmetleri, “Standart üstü” olarak tanımladılar. Bir Türk gazeteci olarak bundan dolayı gururlandım.
Özgür Özel yabancı basına yazı yazıp NATO ülkelerine Türkiye’yi şikâyet edeceğine, zirveyi izleyip gurur duysaydı daha iyi olurdu.
NATO’nun yeniden yapılandırıldığı bir dönemde bu zirvenin Türkiye’de yapılması önemli.
ÇARE TÜRKİYE
‘NATO Türkiye’ye hangi katkıyı yapacak’ diye soruyorlar. Bu soru artık anlamını yitirdi. Bundan sonraki sorunun adı, “Türkiye NATO’ya ne tür katkıyı yapacak” olmalı.
ABD, NATO’dan desteğini çektiği zaman Avrupa ne yapacağını bilmiyor. Bu yeni sürecin ilacı Türkiye olabilir. Çünkü Avrupa ne yapacağını bilmiyor. Şimdiye kadar bir çıkış planı oluşturamadılar.
Çare Türkiye. Reçete Ankara’da yazılabilir. Çünkü savunma sanayisinde yükselen tek güç Türkiye... Avrupa’nın, Ukrayna’ya eski miğferlerini göndermekten başka yapabileceği bir şey yok. O nedenle çare Türkiye diyorum.
YÜKSELEN GÜÇ
NATO artık 77 yıl öncesinin konseptiyle devam edemez. NATO’ya yeni konsepti ancak Ankara sağlar.
Türkiye bunu hem savunma sanayisi ile hem diplomaside yükselen bir güç olarak sağlayabilir.
Artık NATO’nun güney kanadının bekçisi Türkiye yok. O geride kaldı. Artık Orta Asya ve Ortadoğu ile güçlü ilişkileri olan merkez ülke; Türkiye var.
Türkiye’nin NATO’ya ihtiyacı olmaktan ziyade NATO’nun Türkiye’ye ihtiyacı var. Çünkü Türkiye yıldızının en parlak dönemini yaşıyor.
ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİ
Ben NATO Zirvesi’nden ziyade Türkiye açısından Erdoğan-Trump görüşmesinin daha önemli olduğuna inanıyorum.
Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Trump arasında çok iyi bir uyum var. İki lider çok iyi anlaşıyor. Bir de bizim ABD ile aramızda çok önemli dosyalar var. O nedenle bütün gözler Erdoğan-Trump görüşmesinde olacak.
1- Trump, ‘NATO Zirvesi’ne katılmayacaktım. Ancak Erdoğan davet ettiği için katılıyorum. O çok güçlü bir lider ve Erdoğan benim dostum’ diyerek bu görüşmeyi anlamlı hale getirdi.
2- Trump’ın Türkiye ziyareti öncesinde Halkbank sorunu çözüldü.
3- KAAN uçakları için gerekli olan motorların satışının önü açıldı.
4- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ifade ettiği gibi Trump, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde bir irade ortaya koyabilir.
SÜRPRİZ NE
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan-ABD Başkanı Donald Trump görüşmesinden hep sürpriz sonuçlar çıktı. Bu kez de bir sürpriz beklentisi oluştu.
Bakalım bu görüşmenin sürprizi ne olacak?
Bu konuda bir şeyler konuşuluyor ama ben sürprizi bozmayayım. En iyisi iki liderin yapacağı açıklamayı beklemek.

2 saat önce
35










English (US) ·