Sadece şarkılarda değil, siyasette de fark var.
25 yaşına giren AK Parti, gelecek 25 yılı planlıyor.
Gelecek 25 yıl için ne söylemeliyizi tartışıyor.
CHP ise mutlak butlanı tartışıyor.
Bölünüyor.
CHP’nin içinden yeni parti doğuyor.
AK Parti hafta sonu Sapanca’da 33’üncü kampını yaptı.
AK Parti’nin kurucu lideri olarak Erdoğan ilk kampta olduğu gibi 33’üncü kampta da partisinin başındaydı.
Bunun Türk siyasetinde başka bir örneği yok.
Bu Türk demokrasisi adına başlı başına bir başarı öyküsü.
HAİN SLOGANLARI
AK Parti ile CHP’nin siyaset tarzında da fark var.
AK Parti’den ayrılanlar oldu. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı’ndan sonra AK Parti’ye dönmedi.
Yeni parti kuranlar oldu. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan gibi.
Ancak ne “Hain Abdullah” sloganlarını duyduk. Ne “Hain Davutoğlu, hain Babacan” sloganları atıldı. AK Parti yoluna devam etti.
CHP’de cenaze demeden, Cemevi demeden “Hain Kemal” sloganları attırılıyor.
Birbirinden nefret ediyorlar. Birbirinden nefret edenler Türkiye’yi nasıl sevsin?
AK Parti, gelecek 25 yılı planlıyor, CHP ise bölünmeyi, parçalanmayı tartışıyor, birbirinin gözünü oyuyor.
Bu parti Türkiye’ye ne verebilir? Türkiye’nin hangi sorununu çözebilir?
Türkiye diye bir gündemleri yok ki? Buradan Sapanca’daki AK Parti kampına dönüp bazı kulis bilgilerini aktarmak istiyorum. Sokakta ne konuşuluyorsa AK Parti kampında da o konuşuluyor. Sokağın derdi neyse kampın gündeminde de onlar oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve bakanlara o konular soruluyor.
CHP GÜNDEME GELMİYOR
Ama bir farkla. Kendi aralarındaki sohbetlerde girmiş olabilirler ama AK Parti kampında CHP konusu gündeme gelmiyor. Kimse ‘CHP’de ne oluyor, bu CHP’nin hali ne olacak’ diye sormuyor. Belki bunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kampın açılış konuşmasındaki, “Biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız” sözünün de etkisi olabilir. Erdoğan, AK Parti MKYK toplantısının başında da “CHP’yle işimiz yok. Biz kendi işimize bakıyoruz” diye uyarıda bulunmuştu.
KONUŞULAN BAŞLIKLAR
Peki yoğunluklu olarak ne konuşuluyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve bakanlara daha çok hangi konular soruluyor.
1- Ekonomi
2- Terörsüz Türkiye
3- İran savaşı
4- Televizyonlardaki sabah kuşağı programları
5- Sosyal medya
6- Ve futbol. Yani Milli takım. Dünya kupasındaki performansı milletvekillerini üzmüş.
MEHMET ŞİMŞEK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerinin ekonomiyle ilgili sorularını not alıyor. Bazı sorulara kendisi cevap veriyor, bazı soruları ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlamasını istiyor.
Mehmet Şimşek, İran savaşı ve özellikle de Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının dünya ekonomilerini derinden sarstığını anlatıyor. Türkiye’nin de bundan etkilendiğini ifade ediyor. Ancak savaşın etkilerini vatandaşa yansıtmamak için aldıkları önlemleri anlatıyor. Enflasyonla mücadele programından herhangi bir sapma olmadan yoluna devam ettiğinin altını çiziyor. Enflasyonu tek haneye indirme konusundaki kararlılıklarının devam ettiği ifade ediyor. AK Parti’nin geçmişte bunu başardığını, yine başaracağını söylüyor.
Bu arada Mehmet Şimşek’in kamp boyunca da ekibiyle zaman zaman ayrı bir köşede çalışmalarını sürdürmesi dikkati çekiyor.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye konusundaki sorulara ise kendisi yanıt veriyor. Bu da konuyu ne kadar sahiplendiğini gösteriyor. “Meclis kapanmadan yasal düzenlemeleri yapacağız” diyor. Terörsüz Türkiye konusunda kararlı konuşuyor. “Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, ülkemiz ve evlatlarımız için, Türkiye’nin aydınlık yarınları için istiyoruz” diye konuşuyor.
HAKAN FİDAN
Konuşması ilgiyle takip edilen isimlerden biri de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan oluyor. Hakan Fidan, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelere değiniyor. “Ateşkesin devam etmesi ve barışın sağlanması için çabalarımızı sürdürüyoruz. Ama her türlü ihtimale karşı da hazırlıklıyız” diye konuşuyor.
AK Parti kampında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili gözlemlere ayrı bir yer açmak istiyorum. Bir de yazının sonunda bir notum olacak.
VEKİLLERLE DİYALOG
Cumhurbaşkanı öğle ve akşam yemeğini milletvekilleriyle birlikte yiyor. Milletvekilleriyle ikili ya da gruplar halindeki görüşmelere daha çok zaman ayırıyor. Onları dinliyor. Diyaloğa önem veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgisi milletvekillerinin havasını değiştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan çekirdekten yetişme siyasetçi. Sokaklara yazı yazmaktan, direklere bayrak asmaktan Cumhurbaşkanlığı’na kadar yükselmiş bir başarı öyküsü. Siyasette sanal medya yerine “Ru be ru” yani yüz yüze görüşmeyi, halkla teması önemsiyor. Sahici siyaset yapıyor. 25 yıllık başarının arkasında da bu yatıyor. Edirne’yi ziyaretinde programında olmamasına rağmen halkın arasına karışmıştı. Gördüğü ilgiden o kadar memnun kalmış ki, ayrılırken “Edirne’ye yine gelelim” demiş.
Bu millet Erdoğan’ı seviyor. Çünkü Erdoğan bu milleti seviyor. “Biz bu milletin sevdalısıyız” diyor.
CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI MESAJI
Gelelim şimdi benim notuma. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampın kapanışında yaptığı konuşmada, “Yorulan varsa buyursun, kenara gelsin, dinlensin” demişti. Bu AK Parti kadrolarına verilmiş çok açık bir mesaj. Ben tersine mühendislik gibi bir çıkarımda bulundum. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik mesaj verdi. “Ben yorgun değilim” dedi. Cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki tartışmalara set çekmiş oldu.
AK Parti kampından önce de Ömer Çelik, “2028 Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” demişti. Bu boşuna söylenmiş bir söz değil. Zaten Erdoğan varken aksi düşünülemez.
Ne diyorum, Erdoğan’dan sonra da yine Erdoğan.
Herkes hesabını buna göre yapsın.

3 hafta önce
27










English (US) ·