Erdoğan, “Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli de ilk günden itibaren yaptığı cesur, ufuk açıcı, yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı” dedi.
TEŞEKKÜRLER
TEŞEKKÜRLER
TEŞEKKÜRLER
Erdoğan sadece Bahçeli’ye teşekkür etmedi.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un çabalarına ayrı bir parantez açtı.
“Meclis Başkanımız, maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti” diye konuştu.
DEM Parti’yi de ihmal etmedi. “DEM Parti heyeti ve grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu” dedi.
Kurulduğu günden bu yana Terörsüz Türkiye hedefine önemli katkı yapan komisyona da teşekkür etti.
“Komisyonun Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine, birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlenmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor, Meclis Başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum” dedi.
CHP’Yİ YOLSUZLUKTAN VURDU
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup konuşmasının iki ana ekseni vardı. Birinde CHP’yi yolsuzluklar üzerinden vurdu. Erdoğan CHP’yi kötü bir yerden yakaladı. Belli ki yolsuzluklar üzerinden sıkıştırmaya ve yıpratmaya devam edecek.
Özgür Özel’e, “Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkârla, pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz. Bu hesap en iyi savunma saldırıdır kurnazlığıyla kapatılamaz. Bu hesap yargı mensuplarını hedef alarak da kapatılamaz” diye seslendi.
MİSYON VE VİZYON
Erdoğan’ın konuşmasının ağırlığını ise Terörsüz Türkiye konusu oluşturdu. Erdoğan önce bir vizyon ortaya koydu. Selçuklu’dan ve Osmanlı’dan bu yana gelen İmparatorluk misyonunu ortaya koydu. Sonra onun üzerine AK Parti’nin vizyonunu inşa etti. Sözü Terörsüz Türkiye’ye getirdi. “Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan, kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız” dedi.
BALDIRAN ZEHRİ İÇMEYE HAZIRIM
Erdoğan geçmişte de bu süreçleri başlatan, bunun için “Gerekirse baldıran zehri içmeye hazırım” diyen bir lider. O günlerin zorlukları vardı. Birinci çözüm sürecini İngilizler, ikinci süreci ise ABD-Kandil işbirliği ile sabote ettiler. Her defasında vurguluyorum. Bu kez hem iç hem dış konjonktür lehimize.
TÜNELİN UCUNDAKİ IŞIK
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bu ülke için yeri geldi elimizi, yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Parti ve ittifak olarak tek bir gayemiz var, o milletimizin böğrüne saplanan bu kanlı hançeri ebediyen çıkarmaktır. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız” sözleri tünelin ucunda ışığın görüldüğünün işaretidir.
KOMİSYON İMRALI’YA GİDECEK
Bu sürecin önemli bir aşaması olan Meclis komisyonunun İmralı’ya gitmesi konusuna ise değinmeden geçemeyeceğim. Komisyon yarın toplanarak İmralı kararını alacak. Burada CHP’nin tavrı önemli. Gelen sinyaller CHP’nin de İmralı heyetinde yer alacağı şekilde. Bu Türkiye’nin yararına bir adım olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis grubundaki konuşmasında bu konuya değinmemesi kimseyi yanıltmasın. Erdoğan sürecin Meclis komisyonu üzerinden yürümesinden yana. Ancak İmralı konusunda yeşil ışık yaktı.
ÖZGÜR ÖZEL İLE EKREM İMAMOĞLU ANLAŞTI MI
Mehter yürüyüşü gibi “İki adım ileri bir adım geri” demeyeceğim. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu konusunda bir adım ileri bir adım geri atıyor. Öyle olunca yerinde saymış gibi gözüküyor ama hava tam öyle değil.
CHP’de Ekrem İmamoğlu’nun tayin edici bir rolü vardı. Özgür Özel dahil parti yönetimini o seçtirmişti. Ancak İmamoğlu’nun cezaevinde olması, Özgür Özel’in başarılı bir performans ortaya koymasıyla birlikte denge Özgür Özel lehine değişmeye başladı.
CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI KARTI
Özgür Özel Ankara siyasetini iyi bilen bir isim. Yıllarca Grup Başkanvekilliği ve Grup Başkanlığı yaptı. Meclis koridorlarında, CHP kulislerinde pişti. Özgür Özel, bu ay sonu yapılacak olan CHP kurultayına giderken bir hamle yaptı. Erdoğan’a meydan okudu. “Ben bundan sonra siyasi mücadeleyi seninle sandıkta yapmaya varım. Önümüzdeki baharda diyorsan baharda, yok iki ay sonra karda kışta diyorsan karda kışta sandığın gelmesine aday olursan seninle yarışmaya hazırım” dedi.
Özgür Özel’in bu çıkışı cumhurbaşkanı adaylığı sinyali olarak değerlendirildi. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu’ndan, “Milletin, önseçimle üyelerin, partililerin ve parti yöneticilerinin teveccühleri ile adaylaştım. Asla vazgeçmem” çıkışı geldi.
Ekrem İmamoğlu için cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçmek demek Silivri cezaevine diri diri gömülmek demek.
Özgür Özel’in cumhurbaşkanlığı kartını masaya sürmesi bir pazarlığa dayanıyor. CHP’nin 28-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak olan kurultayı Özgür Özel açısından çok önemli. Çünkü bu kurultay CHP’yi seçimlere götürecek. Bu kurultaydan çıkacak Parti Meclisi milletvekili listelerini ve belediye başkan adaylarını belirleyecek.
PM LİSTESİ
Özgür Özel, Parti Meclisi’ne damgasını vurmak istiyor, milletvekili listelerini, belediye başkan adaylarını belirlemek için. Geçen seçimde belediye başkan adayları Ekrem İmamoğlu’nun önünde kuyruk oluşturmuş, randevu alabilmek için günlerce otel köşelerinde beklemişlerdi. Özgür Özel’in bu hesabında en büyük engel olarak Ekrem İmamoğlu gözüküyor.
Özgür Özel bir yandan arkasına aldığı rüzgârla partiyi dizayn etmek istiyor ama Ekrem İmamoğlu’nu da aşamıyor. Çünkü İmamoğlu parti içinde hâlâ etkili. Bu durumda ne yapacak?
UZLAŞACAKLAR
Bu çıkışlardan sonra Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu dün Silivri cezaevinde bir araya geldiler. Edindiğim izlenim cumhurbaşkanı adaylığı konusunu şimdilik derin dondurucuya kaldırdılar ama kurultaya giderken Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu uzlaşacaklar. Ama PM listeleri üzerinde Özgür Özel daha belirleyici olacak.

3 ay önce
36










English (US) ·