ABD’de Donald Trump’ın İran petrolüne yönelik sert çıkışları ve “satışa izin vermeyeceğiz” açıklamaları, küresel enerji piyasalarında dalgalanmayı artırırken, sahadaki gelişmeler bu söylemlerle çelişen bir tablo ortaya koyuyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili durum ile siyasi açıklamalar arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekiyor.
“ABLUKA SÖYLEMİNE RAĞMEN GEMİ GEÇİŞLERİ SÜRÜYOR”
Dr. Zekeriya Şahin, ABD’nin İran petrolüne yönelik abluka girişimlerinin sahada tam karşılık bulmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz günlerde Donald Trump, İran petrollerinin satışına izin vermeyeceğiz diyerek bir abluka sistemi oluşturmaya çalıştı. Bu abluka sistemi içerisinden Japonya’ya ait bir gemi geçiş sağladı. Keza bununla birlikte yine Çin menşeili Rich Story gemisi de geçiş sağladı. Hatta Çin Savunma Bakanlığı ‘Çin gemileri boğazdan özgürce geçişlerine devam edecek’ dedi. Yani Çin’in İran’la ticaret ve enerji anlaşmaları kapsamında bunu engelleyemeyecekler dedi.”
“ÇİN BÖLGEYE İNDİ, GERÇEKLİK FARKLI”
Çin’in bölgedeki varlığını artırdığına dikkat çeken Şahin, ekonomik zorunlulukların belirleyici olduğunu vurguladı:
“Aslında baktığımız zaman Çin o bölgeye indi. Çünkü Çin kendi gerçekliğini, kendi ekonomik yapısını ayakta tutabilmek için buna mecburdu. Şimdi bu açıklamalar ile sahadaki gerçeklikler aslında pek de örtüşmüyor. Donald Trump’ın söylemleriyle de daha sonraki söylemleri birbiriyle örtüşmüyor.”
PİYASALARDA DALGALANMA: SERT SÖYLEM, YUMUŞAMA VE FİYAT TEPKİSİ
Şahin, enerji piyasalarının siyasi açıklamalara hızlı tepki verdiğini belirterek süreci şöyle anlattı:
“Şunu değerlendirdiğimiz zaman piyasalar önce bu duruma sert söylemlere doğal olarak da petrol ve doğal gaz enerji fiyatı üzerinden tepki veriyor, refleks alıyor. Ama daha sonra tam bir ters açıklamayla da yumuşatıcı bir açıklama geliyor. Piyasalar bunu bu sefer olumlu fiyatlandırıyor. Aslında baktığımız zaman piyasalar bu açıklamalar minvalinde hem temkinli davranıyor hem de bir yandan da barış müzakereler veya görüşmeler üzerinden de iyimser bir hava içerisinde beklemeye çalışıyor. Doğal olarak da şimdi bu söylem değişiklikleri beraberinde fiyat oynaklığı getirir. Küresel ticarette olumsuz etkilerde bulunur. Yani bu fiyatlamalarda bir denge oluşturulamıyor.”
“TRUMP PİYASALARI MANİPÜLE Mİ EDİYOR?”
Trump’ın söylem değişikliklerinin piyasalarda manipülasyon etkisi yaratıp yaratmadığına da değinen Şahin, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Aslında Trump söylemlerini bir ileri bir geri yaptığı zaman petrol ve enerji fiyatlarında çok ciddi dalgalanmalar gerçekleşiyor. Ben bu söylemlerin özellikle ABD tarafından İran’ı müzakereler noktasında köşeye sıkıştırmak, İran’ın elini zayıflatmak adına söylenen birtakım söylemler olduğu kanaatindeyim.”
İRAN’IN TUTUMU VE HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI
İran’ın geçmişte Hürmüz Boğazı’na ilişkin verdiği mesajları hatırlatan Şahin, bölgesel gerilimin arka planını şu sözlerle aktardı:
“Burada bir gerçeği de görmemiz lazım. İran daha önce de Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı söylemleri üzerine bir cümle söylemişti. Hürmüz Boğazı’nı kapatmadık. Dost ve müttefik ülkelere ‘Çık’ demişti. Bunu da bir kenara koyarsak aslında İran’ın derdinin ABD-İsrail ortaklığı ve bunlara destek olan ülkelere karşı bir tutum olduğunu da biliyoruz.”
“PETROL ŞOKU RİSKİ: 1979’UN 4 KATI DARALMA”
Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir kapanmanın küresel etkilerine dikkat çeken Şahin, tarihsel karşılaştırmalar yaptı:
“Bu sebeple de küresel piyasalarda Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, hemen tarih zihinlerimizi tazelediğimiz zaman şunu getiriyor beraberinde; işte 73 ve 79’daki petrol arzı şoklarını getiriyor. 79 yılında petrol arzında %4’lük bir daralma vardı. Şu anki daralmada %17’lerden bahsediyoruz. Neredeyse 4 katı bir daralmadan bahsediyoruz.”
“EKMEK FİYATLARI DAHİ 3 KATINA ÇIKABİLİR”
Enerji krizinin zincirleme etkilerine vurgu yapan Şahin, küresel ekonomiye ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu:
“Bunun küresel ekonomiye olan etkilerini, küresel enflasyona olan etkilerini şöyle özetleyebiliriz; sofralarımıza gelecek olan ekmeğin dahi fiyatının 3 katına çıkması anlamına gelir. Yani aslında sadece enerji bir girdi maliyetidir ama beraberinde ticari anlamdaki tedarik zinciri kırılmaları, gübre fiyatlarının yükselmesi, sigortalama ve navlun giderlerinin artması, tüm dünya ülkelerini de bu savaştan etkilenir hale getirmiştir ve getirecektir diye düşünüyorum.”
“UZLAŞI ZORUNLU, EKONOMİK BASKI ARTIYOR”
Şahin, sürecin diplomasiyle çözülmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ama umarım ki İslamabad müzakereleri beraberinde bir uzlaşı getirir. Çünkü bunun artık kaçınılabilir bir yanı yok. Ekonomik anlamda çok daralmış bir dünyadan bahsediyoruz. ABD yönetimi üzerinde de çok ciddi ekonomik baskıların olduğunu da görüyoruz.”











English (US) ·