
Kaynak:Hürriyet
Denizin 70-120 metre derinlikleri arasında, 2 kilometreden uzun bir alana yayılan ve 10 yılı aşkın çalışmanın sonucu olan mercan ormanı keşfinin ayrıntılarını anlattı ve Ege’de deniz parkları ilan ederek Ankara’nın tepkisini çeken Atina’ya, “Bu buluş işbirliğine öncülük ederse Başbakan Miçotakis’e bile konunun önemini anlatmaya hazırım” dedi.
Prof. Dr. Öztürk, Hürriyet’in sorularını şöyle yanıtladı:
MERCAN ORMANLARINI KEŞFETTİ
Ege’de bir ilk olan keşfinize ulaşana kadar nasıl bir araştırma süreci yürüttünüz?
Bu keşif, 10 yılı aşkın bir çalışmanın sonucu. TÜDAV, Türkiye’yi çevreleyen denizlerde araştırma, koruma ve eğitim amacıyla kurulmuş bir vakıf. Marmara ve Ege Denizi önceliğimiz. Gökçeada ve Semadirek arasında 1.000 metreye ulaşan derinlikler bulunuyor. Daha önce bölgede derin deniz habitatları ve türleri üzerine çalışmalar yaptık. Kuzey Ege ve Gökçeada’da, zayıf ışık alan 40-140 metre derinliklerdeki mezofotik bölgelerde bulunan mercan ekosistemlerini araştırmaya başladık.

ULUSLARARASI SULARDAKİ SAYI
Bu keşif Ege Denizi’nin biyolojik çeşitliliğine ilişkin bildiklerimizi nasıl değiştiriyor?
Bu keşif ilk ama son değil. Ege Denizi’nde, özellikle Kuzey Ege’de, çok sayıda böyle mercan ormanı olduğunu düşünüyoruz. Daha fazlası için zaman, farklı disiplinlerden ekipler, teknoloji ve fon gerekiyor. Son beş yıldır çalışmalarımızı Türkiye İş Bankası destekliyor, kendilerine müteşekkirim. Bilim dünyası açısından birçok yeni soruyla karşı karşıyayız. Bu tür ekstrem ekosistemlerin sayıları, yerleri ve derinlikleri çok az biliniyor. Karasularında mı, uluslararası sularda mı var? Bu sorulara sınırlı yanıt verebiliyoruz. Uluslararası sulardaki mercan ormanlarının sayıları ve kapladıkları alan konusunda çok sınırlı bilgiye sahibiz.
YENİ SEFER TÜDAV MARU’YLA
Bundan sonra nasıl bir yol haritası izlenecek?
Önce bu keşfin makale olarak yazılması ve bilim dünyasıyla paylaşılması lazım. Yeni seferimiz gelecek ay TÜDAV MARU gemisiyle olacak. Daha derin sularda neler var, hangi canlı gruplarına ev sahipliği yapıyor, iklim değişikliği ve yabancı türlerden etkileniyorlar mı; bunları araştıracağız. 500 metre derinliğe kadar inen ROV’lar ve dronlar kullanıyoruz. Mezofotik ekosistemlerin oluşum mekanizmasını da anlamaya çalışıyoruz. Yeni veriler, bulgular ve bilim dünyası için yeni türler bekliyoruz. Derin denizler Doğu Akdeniz’de çok az çalışıldı.
ASLAN VE BALON BALIĞI İSTİLASI
Bu hassas ekosistemin korunması için en kritik adım nedir?
“Ege hızla kirleniyor. İki ülke de kirletiyor. Kara kökenli kirliliği azaltmalıyız. Bu denizin korunması için iki ülkenin işbirliği şart. Yabancı istilacı türler Ege’de hızla yayılıyor. Aslan balığı ve balon balığı artık Ege’nin tam ortasında. İklim değişiyor. Mercan ormanları sıcaklık anomalileri nedeniyle beyazlaşıyor. Sert mercanlarda çok fazla nekroz görüyoruz.

Yasadışı balıkçılık da biyolojik çeşitliliğe zarar veriyor. Bu trendi, bu denize ortak olan ve kullanan sadece iki ülke tersine çevirebilir. Yoksa turizm ve balıkçılık başta olmak üzere gelecekte krizler yaşayacağız. Gelecek 20 yılda balık bulamayacağız. Bu hassas ekosistem koruma altına alınmalı. Konuyu ilgili bakanlıklara sunacağız. Türk hükümeti denizlerin ve biyolojik çeşitliliğin korunması için daha fazla çaba gösteriyor.”

ORTAK DENİZ PARKLARI KURALIM
Mercan ormanı Semadirek Adası’na kadar uzanıyor mu? Bu keşif, Türkiye ve Yunanistan arasında bir iş birliği fırsatı yaratır mı? “Mercan ormanları iki devletin kendi karasularında bulunuyor ama uluslararası sularda da var. Bu nedenle iki ülkenin işbirliği şart, kaçınılmaz ve şimdi uygun atmosfer de var. Bu fırsatı kaçırmamak lazım. İki ülkenin faydalanabileceği ortak deniz parkları ve Ege’nin açık denizlerinde deniz parkları oluşturup yönetmek için projelerimiz ve makalelerimiz var
MİÇOTAKİS’E ANLATIRIM
İtalya, Fransa ve Monako, Ligurya Denizi’nde büyük bir alanı koruma alanı ilan ettiler, burayı üç ülke yönetiyor. Biz de yapabiliriz. Yapmalıyız. Bu buluş işbirliğine öncülük ederse bunu yapmaya hazırım. Başbakan Miçotakis’e bile konunun önemini anlatmaya hazırım. Çünkü Ege Denizi ortak denizimiz. Yunanlı meslektaşlarımızla ortak çalışmalar yapmak isteriz. Çünkü suyun sınırı ve pasaportu yoktur. Ege Denizi’nde biyolojik çeşitlilik ve iklim krizi var. Deniz çayırları, korallijenler, Akdeniz fokları, pina ve orfoz gibi birçok tür tehdit altında. Sınır ötesi işbirliği şart.”











English (US) ·