Çay kültürü denince akla ilk olarak Rizelilerin çay tiryakiliği gelse de, Almanya'nın kuzeybatısındaki Doğu Frizya bölgesi tüm ezberleri bozuyor. Kişi başına yıllık 300 litre tüketimle dünya rekorunu elinde tutan bu bölgede çay içmek, kuralları olan mistik bir törene dönüşmüş durumda.
DÜNYANIN EN ÇOK ÇAY İÇİLEN YERİ BELLİ OLDU
Almanya'nın Hollanda sınırına komşu, düz arazileri ve sakin liman kentleriyle bilinen Doğu Frizya (Ostfriesland), sessiz görüntüsünün ardında devasa bir tutku barındırıyor. İngiltere ve İrlanda gibi devleri geride bırakan bölge halkı, çayı sadece bir içecek değil, bir "yaşam biçimi" olarak görüyor. Bu benzersiz kültür, 2025 yılında Almanya tarafından "Somut Olmayan Kültürel Miras" listesine alınarak resmen tescillendi.

ÇAYI KARIŞTIRMAK BURADA YASAK
Doğu Frizya çay seremonisi, bildiğimiz yöntemlerden oldukça farklı ve oldukça titiz kurallara dayanıyor. Bu ritüelin olmazsa olmazları ve izlenmesi gereken adımlar ise şöyle:
1. Kluntje (Kaya Şekeri): Önce fincanın dibine büyük bir kaya şekeri bırakılıyor.
2. Siyah Çay: Özel sert harmanlı (genellikle Assam ağırlıklı) demli çay, şekerin üzerine dökülürken çıkan o "çatırtı" sesi ritüelin başladığını müjdeliyor.
3. Wulkje (Küçük Bulutlar): Fincanın kenarından özel bir küçük kaşıkla yoğun krema ekleniyor. Kremanın çayın içinde oluşturduğu bulut benzeri desenlere bölge halkı "Wulkje" adını veriyor.
Tüm bu adımlar izlendikten sonra ise çay asla karıştırılmıyor. Amaç, tek bir yudumda önce kremanın yumuşaklığını, sonra çayın sertliğini ve en son dipteki şekerin tatlılığını hissederek "üç aşamalı" bir lezzet yolculuğuna çıkmak.

STANDART ÇAYA GÖRE ÇOK DAHA SERT
Doğu Frizyalılar, çay uzmanları tarafından titizlikle hazırlanan özel harmanları tercih ediyor. Standart çaylara göre daha güçlü, malt aromalı ve koyu renkli olan bu karışımlar, bölgenin gri ve rüzgarlı havasına karşı bir "kalkan" görevi görüyor. Bölgede kurulan asırlık çay şirketleri, "Gerçek Doğu Frizya Çayı" markasını koruma altında tutuyor.
Doğu Frizya'da hayat çayın etrafında dönüyor. Çocuklukta başlayan bu alışkanlık; kahvaltıda, öğle arasında, ikindi vaktinde ve hatta uyumadan hemen önce devam ediyor. Bölgeyi ziyaret eden turistler için çay müzeleri ve geleneksel çay evleri, bu 300 yıllık tutkunun nasıl bir kimlik sembolüne dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
33










English (US) ·