
Bayizit, 2026 yılında dondurulmuş gıda ihracatını 200 milyon dolara çıkarma hedefi doğrultusunda altyapının hazır olduğunu vurguladı.
GENÇ VE DİNAMİK BİR SEKTÖR
Dondurulmuş gıda sektörünün her yıl üretim ve ihracat kapasitesini artıran, hızlı büyüyen bir alan olduğuna dikkat çeken Bayizit, sektörün tarıma katma değer sağladığını ve gıda güvenliğinde önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Türkiye’nin güçlü tarımsal altyapısının ve üretim kapasitesinin, dondurulmuş gıda sanayisinin büyümesi için önemli bir avantaj sunduğunu dile getirdi.
AVRUPA ANA PAZAR KONUMUNDA
Sektörün ihracatında Avrupa pazarının belirleyici olduğunu söyleyen Bayizit, Türkiye’de yaklaşık 80-85 büyük dondurulmuş gıda fabrikasının faaliyet gösterdiğini aktardı. Meyve ve sebze ağırlıklı yapının zamanla fonksiyonel gıdalar, hazır yiyecekler, unlu mamuller ve su ürünleriyle çeşitlendiğini kaydetti.
Hem iç pazarda hem de ihracatta sektörün güçlü bir konumda olduğunu vurguladı.
ZİRAİ DON ÜRETİMİ SERT VURDU
Bayizit, 2025 yılının maliyet ve verimlilik açısından zor geçtiğini belirterek, özellikle nisan ayında yaşanan zirai donun sektörü derinden etkilediğini söyledi. Kiraz ve kayısı gibi ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığını, Türkiye’nin dünya lideri olduğu kiraz üretiminde neredeyse sıfıra yakın rekolteyle karşılaşıldığını ifade etti.
Bu durumun ihracat rakamlarını doğrudan aşağı çektiğini dile getirdi.
İHRACAT GERİLEDİ, HEDEFLER DEĞİŞMEDİ
Normal şartlarda dondurulmuş gıda ihracatının 150-160 milyon dolar bandında seyrettiğini belirten Bayizit, bu yıl yaşanan düşüşün pazarlama sorunlarından değil, hammadde yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi.
Küresel ölçekte üretim ve satış modellerinin değiştiğini vurgulayan Bayizit, Türkiye’nin bu yeni ölçek ekonomisine uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.
2026 İÇİN UMUTLU BEKLENTİ
2025 ihracatının hedeflerin altında kaldığını aktaran Bayizit, 2026 yılı için ise güçlü bir toparlanma öngördüklerini söyledi. Avrupa’nın ana pazar olmaya devam ettiğini, ABD pazarında ise özellikle organik ürünlerle daha görünür hale gelindiğini dile getirdi.
Amerika pazarının katma değerli ve çeşitli ürünler açısından büyük fırsatlar sunduğunu kaydetti.
KATMA DEĞER PAKETLİ ÜRÜNLERDE
Türkiye’de taze meyve ve sebzeye kolay erişimin, dondurulmuş ürünlerin perakende tarafında gelişimini sınırladığını belirten Bayizit, asıl katma değerin paketli ürünlerde olduğunu vurguladı.
Üreticilerin katma değerli, ambalajlı dondurulmuş gıdaya yönlendirilmesiyle ihracatta rekabet gücünün artacağını söyledi.
ÜZÜMSÜ MEYVELER ÖN PLANA ÇIKIYOR
Ahududu, böğürtlen ve yaban mersini gibi üzümsü meyvelerin yüksek katma değer sunduğuna dikkat çeken Bayizit, bu ürünlerin hem taze hem de dondurulmuş olarak ihracatının artırılması gerektiğini belirtti.
Bu sayede sektörün maliyet ve kur odaklı sorunlardan uzaklaşabileceğini ifade etti.
KÜMELENME İLE YENİ PAZARLAR HEDEFLENİYOR
BTSO bünyesinde Türkiye’de ilk kez Dondurulmuş Gıda Kümelenmesi oluşturulduğunu açıklayan Bayizit, kümede 35 firmanın yer aldığını söyledi. Amaçlarının firmaları ihracata hazırlamak, pazar çeşitliliğini artırmak ve daha katma değerli ürünlere geçişi hızlandırmak olduğunu belirtti.
UR-GE destekleri kapsamında eğitim, danışmanlık ve uluslararası fuar katılımlarının süreceğini ifade eden Bayizit, 2026 ve sonrasına yönelik güçlü bir ihracat vizyonu çizildiğini vurguladı.










English (US) ·