Dışarıda hava bulutlu

2 hafta önce 34

İÇ piyasalardaki iyimserlik önemli ölçüde dış kaynaklı gelişmelerden besleniyor. Son günlerde Borsa İstanbul dış borsalardan pozitif ayrışma gösterdi. Ancak, önce ABD Merkez Bankası (Fed) sonuçları, sonrasında ABD-İran arasındaki anlaşmaya dair gecikmeler
dış piyasalarda tereddütlere neden oldu.

ABD ile İran arasında imzalanan 14 maddelik mutabakat piyasaları olumlu etkilemişti. Fakat Cuma günü İsviçre’de yapılması beklenen görüşmeler iptal edildi ve ileri bir tarihe ertelendi. Bu durum piyasalar üzerinde derin bir etki göstermemekle birlikte temkinli bir bekleyişi öne çıkardı. Müzakerelerin kolay olmayacağı beklense de bu defa taraflar barış konusunda ciddi görünüyorlar. Savaş ile sonuç alınamayacağı görüldü. Bu açıdan gelinen noktadan geri adım zor. Fakat belirsizliğin kalkması için güven veren bir açıklama bekleniyor.

Dışarıda hava bulutlu

PETROL FİYATINDA GERİLEME DURDU

Görüşmelerin ertelenmesiyle petrol fiyatlarındaki düşüş durdu, yerini zayıf da olsa tepki çıkışına bıraktı. Savaş ve barış öncelikle petrol üzerinden test ediliyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş piyasaları olduğu kadar küresel ekonomiyi de rahatlatan bir gelişme olacak. Aşağı yönlü revize edilmeye başlanan petrol fiyatları ile enflasyonun tekrar düşmeye başlaması, daha geniş projeksiyonda merkez bankalarının faiz politikalarında gevşeme olması demek. Ancak anlaşma olmazsa bu yöndeki umutlar zayıflar. Önce ateşkes, sonrasında sıcak savaşın bitmesi ve mutabakata varılmasıyla piyasalar barışı önemli ölçüde fiyatlamıştı. Müzakereler gecikmeli de olsa devam ederse bunun olumlu yansımaları elbette olacak. Ancak sınırlı bir etki beklemek gerekecek.

FAİZ ARTIRIMI OLASILIĞI GÜÇLENDİ

Diğer yandan geçen haftaki Fed toplantısı sonrası piyasaların dikkati merkez bankalarına çevrilmiş durumda. ABD Başkanı Trump’ın faizi düşürme telkinleriyle göreve getirdiği yeni Fed Başkanı Kevin Warsh ilk toplantısını geçen hafta yaptı ve faiz beklendiği üzere sabit kaldı. Ancak toplantı sonrası yapılan açıklamalar ile birlikte Fed’in bu yıl bir faiz artırım olasılığı güçlendi, takvim olarak da öne çekildi. Enflasyon tahminleri yukarı, büyüme tahmini ise aşağı yönlü revize edilirken, yüzde 2 enflasyon hedefi vurgulandı. Açıklamalar ‘şahin’ olarak algılandı. Bu gelişmelere bağlı olarak ABD doları değer kazandı. Doların başta Euro ve Japon yeni olmak üzere altı para birimine karşı değişimini gösteren ‘dolar endeksi’ 100.80 seviyesini geçerek bir yılı aşkın seyrettiği yatay bandın üzerini test etti. Euro zayıfladı ve Euro/dolar paritesi kritik seviye olan 1.14’e, dolar/Japon yeni paritesi ise 161.95 zirvesine yaklaştı.

DOLARA DUYARLILIK OLDUKÇA YÜKSEK

Savaş ile birlikte altın yerine yeni güvenli liman dolar olmuştu. Bu açıdan piyasaların yönü konusunda petrol fiyatları kadar dolar da yakından takip ediliyor. Dip not olarak vermek gerekirse; Tükiye ağırlıklı olarak Euro Bölgesi’ne ihracat yapan ve dolar ile borçlanan bir ülke. Dolardaki değerlenme bu açıdan bakılınca bir dezavantaj içeriyor. Gerçi dünyada dış ticaretin ve dış borçlanmaların yarısı veya yarısından biraz fazlası dolar üzerinden gerçekleşiyor. Yine merkez bankaları rezervlerinde de aynı tablo söz konusu. Özetle, dolardaki dalgalanmalara duyarlılık oldukça yüksek.

Geçen hafta Avrupa ve Japonya merkez bankaları toplantıları da yakından izlendi. Her iki toplantıdan da faiz artırım kararı geldi. Beklenti dahilinde olduğu için etkileri sınırlı kaldı. Ancak toplantı sonrası yapılan açıklamalardan faiz artırımlarının devam edebileceği öngörüleri öne çıktı. Enerji maliyetleri düşer bu durum enflasyona yansırsa faizle ilgili beklentiler de değişebilir. Halen Avrupa ve ABD’de mevcut enflasyon (TÜFE), merkez bankaları faizlerinin üzerinde. Enflasyon gerilemez ise faiz artırım olasılıkları yüksek kalmaya devam edecek.   

TCMB ENFLASYONDA DÜŞÜŞÜN SÜRMESİNİ BEKLİYOR

GEÇEN hafta TCMB toplantı özetleri yayınlandı. TCMB, faizi sabit tuttuğu haziran toplantısına yönelik özetlerde, enflasyonun ana eğiliminde düşüşün haziran ayında da devam ettiğini belirtti. Bu durum olumlu algılandı ve Borsa İstanbul’da banka hisseleri başta olmak üzere yükseliş getirdi. Mayısta mevsimsellik etkisiyle gıdada düşüş başlamıştı. Haziran ayında da enflasyon düşerse 23 Temmuz toplantısı için TCMB’nin faiz indirim beklentisi güç kazanabilir. Enerji maliyetlerinde düşüşün devam etmesi ve döviz kurlarının mevcut seyrini koruması şartıyla diye bu noktada bir ‘şerh’ koymakta yarar var. Bu durum önümüzdeki dönemde piyasalar için bir çıpa işlevi görebilir ve borsadaki çıkışa katkı yapabilir. 

Dışarıda hava bulutlu

BORSA GETİRİDE AÇIK ARA ÖNDE

Savaşa ve içerideki zorlu gündeme rağmen Borsa İstanbul yüzde 30’u aşan primle yılbaşından bu yana yatırım araçları arasında açık ara önde. Ocak-Mayıs dönemi enflasyonunun (TÜFE) yüzde 16.61 olduğunu dikkate alırsak reel bir getiri söz konusu. Bu açıdan ‘hareket olan yerde bereket olur’ anlayışından hareketle borsa yatırımcıların radarında kalmaya devam edecek. Ancak borsada hisse bazında seçicilik oldukça önemli. Her hisse borsa ile yükselip düşmüyor. Diğer yandan faiz de enflasyona karşı bir koruma sağlıyor. Döviz, altın, gümüş, konut gibi yatırım araçlarının getirileri borsa ve faize göre oldukça düşük seyrediyor. Reel olarak zarardalar. Tasarrufları bir yatırım aracında uzun süreli tutmak her zaman doğru sonuç vermez. Doğru zamanda doğru adreste olmak gerekiyor. Geçen yılın şampiyonu altın ve gümüştü. Bu yıl yatırımcısına zarar ettirdi.

CİDDİ TASARRUF ALTINDA HAPSOLDU

Türkiye’de yatırımcıların yüzde 35’nin, fonların ise yüzde 40’nın altın ve altına dayalı yatırımlar yaptığı konusunda bilgiler mevcut. Bu durum hanehalkı gelirlerini de yakından etkiliyor. Ciddi bir tasarruf altına hapsolmuş durumda. Altın ve gayrimenkul halkımızın geleneksel yatırım aracı olduğu için kâra geçene kadar hatta kâr etse de orada uzun zaman bekleyebilir. Geçen yıl TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın “Türk halkının altından 100 milyar doların üzerinde hatta 200 milyar dolar servet etkisi ve kazanç sağladığı, bunun da dezenflasyonu yavaşlattığı” şeklinde bir açıklaması olmuştu. Bu durum konut ve otomobil başta olmak üzere diğer sektörlere de talep olarak yansımıştı. Piyasa şartlarına göre akışkan ve riskleri dağıtarak sepet yapmak bilindik bir yatırım tavsiyesi olarak geçerliliğini koruyor. 

BORSADA YÜKSELİŞ GÜCÜNÜ KORUYOR

BORSADA çıkış hareketi devam ediyor. Satış denemeleri ise karşılanıyor. İlk destekler 14.600 ve 14.250 seviyelerinde. Kısa dönem için önemli dirençler ise 15.200 ve 15.500 seviyelerinde. Endekste çıkış hareketi gücünü korumakla birlikte direnç seviyelerinde kâr satışları görülebilir.

ALTINDA ÇIKIŞ DENEMESİ ZAYIF KALDI

ALTIN ve gümüşte son günlerde görülen çıkış denemesi ABD dolarındaki değerlenme ile yerini tekrar satışlara bıraktı. Altının ons fiyatında 4.000 dolar, gümüşte ise 60-61 dolar destek noktaları olarak önemini koruyor. Dolardaki değer kazanımı devam ederse bu destekleri korumak zorlaşabilir. Fakat bu noktalardan tepki alımlarının gelmesi olasıdır. Kısa dönem için altında 4.400-4.500 dolar, gümüşte ise 71-72 dolar seviyeleri ilk ciddi direnç noktaları. Çıkıştan söz etmek için bu seviyelerin geçilmesi önemli olacak.

Dışarıda hava bulutlu

Gram/TL altında ise 6.000-6.500 destek direnç bandı yön tayini için izlenebilir. Teknik analiz açısından; 6.000 TL’nin altında düşüşün, 6.500 TL’nin üzerinde ise çıkışın devamı olası görülüyor. Altın ve gümüşte verilen direnç seviyeleri geçilmedikçe baskının bir süre daha devamı mümkün. Son gelişmelerin piyasa parametrelerine yansımaları; ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.46, Euro/dolar paritesi 1.1468, dolar endeksi 100.84, altının ons fiyatı 4.155 dolar, gümüş 64.61 dolar, brent petrol ise 80.37 dolar seviyelerinde.    

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

Habere git