Kaynak:CNN TÜRK
Türkiye, deniz yetki alanlarına ilişkin kapsamlı bir yasal düzenleme için çalışmalarını sürdürüyor. Yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen “Deniz Yetki Alanları Kanunu” ile Türkiye’nin denizlerdeki hukuki haklarının ve yetki alanlarının yasalaştırılması hedefleniyor.
KARADENİZ VE AKDENİZ’DE 12 MİL UYGULAMASI YASALAŞACAK
Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi Başkanı Mustafa Başkara, hazırlanan taslağın detaylarını anlattı. Başkara, Türkiye Deniz Mekânsal Planlama Haritası üzerinden yaptığı değerlendirmede, Karadeniz ve Akdeniz’de hâlihazırda uygulanan 12 deniz mili karasuları sınırının yasa ile kayıt altına alınacağını söyledi.
Başkara, “Karadeniz boyunca ve Akdeniz’in tamamında 12 deniz millik karasuları uygulamamız zaten devlet uygulaması olarak mevcut. Yeni yasa taslağıyla birlikte bu uygulamaların resmî olarak tescil edilmesi söz konusu olacak” dedi.
EGE DENİZİ’NDE 6 DENİZ MİLİ UYGULAMASI SÜRECEK
Taslağa göre Ege Denizi’nde mevcut 6 deniz mili uygulaması devam edecek. Başkara, bu durumun hem Türkiye hem de Yunan adaları için geçerli olduğunu vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin daha önce aldığı karar doğrultusunda, Ege’de farklı bir uygulamanın “casus belli”, yani savaş sebebi sayıldığına dikkat çekildi.
SADECE KARASULARI DEĞİL, TÜM DENİZ YETKİ ALANLARI DÜZENLENECEK
Hazırlanan düzenlemenin yalnızca karasularını kapsamadığını belirten Başkara, yasa taslağının bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi alanları da içerdiğini ifade etti. Başkara, “Bu çalışma; Akdeniz, Karadeniz ve Ege’de olduğu gibi diğer dünya denizlerinde de Türkiye’nin sahip olduğu hak ve yetkileri düzenleyen kapsamlı bir mevzuat niteliği taşıyor” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANINA ÖZEL STATÜLÜ DENİZ ALANI YETKİSİ
Taslakta, münhasır ekonomik bölge ilan edilmemiş alanlarda “özel statülü deniz alanı” oluşturulmasına yönelik düzenlemelerin de yer aldığı belirtildi. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı kararıyla özel hukuki rejimlerin uygulanabileceği alanlar ilan edilebilecek.
“TÜRKİYE’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEK”
Mustafa Başkara, söz konusu düzenlemenin Türkiye’nin uluslararası alandaki hukuki tezlerini güçlendireceğini söyledi. Türkiye’nin 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olmadığını hatırlatan Başkara, bunun temel nedeninin Ege Denizi’nin özel coğrafi koşullarının sözleşmede yeterince dikkate alınmaması olduğunu ifade etti.
Başkara, “Ege Denizi gibi özel koşullara sahip başka bir deniz bulunmuyor. Türkiye’nin tezlerini destekleyen uluslararası mahkeme kararları da mevcut. Bu yasa, olası uyuşmazlıklarda Türkiye’nin hukuki dayanaklarını daha da güçlendirecek” değerlendirmesinde bulundu.
GÖZLER MECLİS SÜRECİNDE
Taslak çalışmasının Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasının ardından yasalaşma sürecinin başlaması bekleniyor. Düzenlemenin, Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki altyapıyı güçlendirmesi hedefleniyor.











English (US) ·