DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Terörsüz Türkiye sürecinin gidişatına ilişkin eleştirilerini dile getirildi.
Hatimoğulları, "Türkiye'de yaşanan temel sorun şu: Barış için ortaya çıkan tarihsel imkan somut siyasal ve hukuki adımlarla karşılık bulmuyor. Süreç belirsizliklerle yönetiliyor. Zamana yayılıyor, bu barışı ilerletmiyor. Barış süreci belirsizliğe terk edilemez. Zamana yayılamaz, başka siyasal dosyaların gölgesine sıkıştırılamaz." dedi.
Hatimoğulları şu ifadeleri kullandı:
Bu süreç niyet beyanıyla değil Meclis'ten geçecek bir demokratikleşme ve barış paketiyle ilerleyebilir. Yapılması gerekenler somut.
Abdullah Öcalan'ın özgür iletişim ve haberleşme koşulları sağlanmalı. Partiler komisyona raporlarını verdi. Bundan sonra hızla yapılması gereken şey ortak raporun ortaya çıkarılmasıdır. Ortak rapor hazırlanırken kırmızı çizgiler dayatmak yerine çözüme hizmet edecek perspektifle yazılmalı.
Komisyonun Kürt meselesini bütün boyutlarıyla çözemeyeceğinin zaten farkındayız. Komisyon Kürt meselesini şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek adımları sağlamakla yükümlü.
"PKK'YA İLİŞKİN ÖZEL BİR YASA ÇIKARILMALI"
Bunun için ilk elden PKK ve sonuçlarına ilişkin özel bir yasa çıkarılmalı. Kayyım rejimi derhal son bulmalı. Ahmet Türk'ün beraatine rağmen hala Mardin'de kayyımın görev süresinin uzatılmış olması bu sürecin ruhuna ters düşmektedir.
Demokratik entegrasyon yasası çıkarılmalı. İnfaz hukukunda kapsamlı, adil, eşitlikçi düzenlemeler yapılmalı. Siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalı. Meclis ve komisyon bunun için çalışmalı.
Buradan hem iktidara hem de muhalefete açıkça sesleniyoruz: Barış oy hesabına, seçim takvimine, anketlere, polemiklere, farklı ajandalara kurban edilemez.
"İKTİDARIN SORUMLULUĞU SÜRECİ ERTELEMEK DEĞİL"
İktidarın sorumluluğu süreci ertelemek değil somut ve güven verici adımlarla süreci ilerletebilmektedir. Muhalefetin sorumluluğu ise seyirci olarak izlemek değil, demokratik çözümün bir parçası olabilmektir.
Süreç karşıtlığı hızla örgütleniyor. Bu süreç bölünme getirir diyor bunlar. Oysa tam tersine inkar ve baskı politikaları ülkeyi böler. Süreç karşıtlığı bu ülkenin ortak geleceğine düşmanlıktır. Kan ve gözyaşı üzerinden siyaset yapma ısrarının ta kendisidir.
Barış sadece kürsülerde değil mahallelerde, sokaklarda, kentlerde her yerde savunulmalı. Biz bu kararlılıkla bu süreci buraya kadar getirdik. 2026'da da bu çalışmaları sürdüreceğiz.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 ay önce
30










English (US) ·