Kaynak:CNN TÜRK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan “Sıfır Atık” hareketinin bu yılki teması “gıda israfı” olarak belirlendi. Küresel ölçekte giderek büyüyen gıda krizine dikkat çekilen çalışmada, israfın önlenmesinin ilk adımının evde, özellikle mutfakta atılması gerektiği vurgulanıyor.
Emine Erdoğan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu yılki temamızı gıda israfı olarak belirledik. Bugün dünyada 673 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. 2 milyardan fazla insan yeterli ve dengeli beslenemiyor. Çöpe attığımız her yiyeceğin ardında oluşan zincirleme etkileri fark edelim.”
Dünya genelinde üretilen her üç gıdadan birinin çöpe gittiği belirtilirken; fazla alışveriş, artan yemekler ve yanlış saklama koşullarının mutfakta gıda israfına yol açtığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre, gıda israfını önlemek evde başlıyor ve basit önlemlerle büyük farklar yaratmak mümkün. “Bunu sonra yerim” diyerek dolaba konulan birçok ürünün zamanla çöpe gittiğine dikkat çekilirken, küçük gibi görünen bu kayıpların büyük bir israfa dönüştüğü belirtiliyor. Bu nedenle alışveriş alışkanlıklarının doğru planlanması büyük önem taşıyor.
Gıda Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berat İnci, alışveriş öncesi planlamanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Alışverişe çıkmadan mutlaka bir liste yapmamız gerekiyor. Ne alacağımızı bilmemiz gerekiyor ki gittiğimiz zaman ürünleri daha fazlasını almayalım. Alışverişe aç çıkmamamız gerekiyor. Özellikle atıştırmalık ürünlerden veya o anda acıktığımız için daha fazla alma eğilimi gösteriyoruz.”

Mutfakta israfın önemli nedenlerinden biri de yanlış saklama yöntemleri. Buzdolabının arka raflarında unutulan meyve ve sebzelerin aslında doğru koşullarda daha uzun süre korunabileceği belirtiliyor.
Berat İnci, doğru saklama koşullarına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Patatesleri ve soğanları birbirinden ayrı şekilde, dolaba koymadan mümkünse karanlık bir yerde, serin bir yerde tutmamız gerekiyor. Domatesi dolaba koyarız genelde ama dışarıda karanlık, serin bir yerde yeşil kısmı aşağı gelecek şekilde konumlandırdığımız zaman ömrü çok daha fazla uzayabiliyor. Muzlar dallarından streçlenerek ayrıldığında çok daha uzun süre dışarıda tutularak korunabiliyor.”
Meyve ve sebzelerin buzdolabında birbirinden ayrı şekilde saklanması gerektiği, yeşilliklerin ise su dolu bir kap içerisinde muhafaza edilmesi durumunda daha uzun süre taze kalabildiği ifade ediliyor.
Artan veya formunu kaybetmiş gıdaların da değerlendirilebileceğine dikkat çeken İnci, şu önerilerde bulundu:
“Örneğin biberler pörsüdü diye çöpe atmak yerine, biberleri kızartma yaparken kabuklarını çorbada değerlendirebiliriz ya da suyunu haşlayabiliriz. İçindeki çekirdekler aynı şekilde baharat yapımında kurutularak kullanılabilir. Domates yumuşadığı zaman menemen, domates sosu, domates çorbası yapabiliyorken; kabukları ya da yeşil kısmından haşlayarak ya da kurutarak baharat yapmak mümkün olabiliyor.”
Gıda israfını önlemenin bir diğer yolu ise buzdolabı ve dondurucunun doğru kullanılması. İnci, bu konuda da şu uyarılarda bulundu:
“Et aldık ya da tavuk aldık, bunları porsiyonlara bölerek dondurucuya attığımızda 3 ila 6 ay kadar daha uzun ömürlü ürün elde edebiliyoruz. Buzdolabında daha önce aldığımızı öne çekip onu daha hızlı kullanmak ve daha yeni aldığımızı daha arkaya koymak oldukça kritik oluyor.”











English (US) ·